Takipteydim Büyükşehir'in play-off oynayıp oynamayacağını.
Takipteydim Kepez'in lige çıkıp çıkamayacağını.
Takipteydim Antalya Basketbolunu.
Hatta o kadar yakındı ki takip, iki takımımızın da deplasman maçlarını canlı gözle izleyecek kadar ileri gitmiştim.
Peki bu takipte neler hoşuma gitti, nelerden mutsuz oldum.

Önce Büyükşehir:
Elindeki mevcut kadroyla yapılabilecek ve gelinebilecek en iyi yere geldiler. Play-off oynayarak da Antalya basketbol severlerini mutlu ettiler.
Tek şansızlıkları play-off da ilk rakibinin Fenerbahçe Ülker olmasıydı.
Daha farklı bir rakipte sonuç tam tersi de olabilirdi.
Kimse unutmasın ki şampiyonluk mücadelesi için final oynayan Galatasaray'ı deplasmanda yenip ilk 8'e girdiler.

Gelelim Kepez'e:
Kepez için herkes bir şey söylüyor.
Kimi bu kadroyla bu kadar diyor.
Kimi de yönetim dahil herkesi istifaya davet ediyor.
Herkes kendine göre haklı.
Kepez'den beklenti yüksek olunca eleştiri de ister istemez aynı düzeyde oluyor.
Kepez son 4'e kaldı.
Buraya kadar tamam.
Bu bir başarıdır.
Bu seride 6'da 0 yapmak ta kocaman bir ayıptır.
Peki bu dengesizlik niye?
Neden bu duruma gelindi?
İlk önce bunu sorgulamak lazım.

Siz sezon boyunca takımın bütün yükünü tek oyuncuya verirseniz oda play-off 'ta art arda gelen maçlarda muhakkak istenilen performansı gösteremez.
İddia ediyorum Marcus olmasa Kepez ilk 8'e dahi giremezdi.
Bunun aksini söylemek basketboldan anlamamaktır.
Takımda lider oyuncunun yanında onu taşıyabilecek oyuncular olmadığı için Kepez bu duruma gelmiştir.

Kısaca
Büyükşehir başarılı bir sezon geçirmiş.
Kepez ise sınıfta kalmıştır.