Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Antalyalı gazeteciler için İstanbul’da yapılan basın toplantısında, “Çinekop” krizi çıkmış.
Giden muhteremler öyle diyor..
Büyükşehir Belediyesi’nden Ömer Apa ile Birol Kaya yemekte, “İlle de çinekop balığı isterim” diye tutturan gazeteci milletinin isteğini yerine getirebilmek için, Atatürk’ün meyhanesinin işletmecisine rica minnet etmiş.
Ben görmedim giden öyle söylüyor.
Koskoca İstanbul’un altı üstüne getirilmiş, ne balık halinde, ne de balıkçılarda bir yavru çinekop dahi bulamamışlar.
Gazeteci isteyecek, o balık bulunmayacak öyle mi?
Sanki Padişahın sol tarafındaki yumurtasıyız ya!..
Bulunacak arkadaş.
“İlle de Çinekop balığı isterim diye tutturulması ve koca İstanbul’da bir adet çinekop dahi bulunulamaması krize dönüşmüş.
Ardından da oradaki gazeteciler kendi aralarında çinekop geyiği başlatmış.
Ben demiyorum, İstanbul’a giden diyor.
Geyik olaylarında biz gazetecilerin üzerine yoktur.
Altın Portakal toplantısında dua etsinler ki Mehmet Talay ille de çinekop diye tutturmuş. Hamile kadınların aşermesi misali, “Alageyik eti canım çekti, ille de geyik eti” diye diretseydi Apa ile Kaya garibanlarım ne yaparlardı?
Ve Çinekop krizine tanıklık eden gazeteciler olayı haberleştirmişler..
Ben söylemiyorum, İstanbul’a giden söylüyor..
Abdülkadir Kalender’den tutun da (Dün söz konusu gelişmeleri okuyan bir dostumuz telefon ile aradı, Abdülkadir Kalender yaşıyormuş yahu. İstanbul’a da gitmiş. Uzun zamandır kendisi ile ilgili haber alamıyordum, bunu duyunca sevindim dedi) İbrahim Akkaya, Dursun Gündoğdu ve Şifa Çiçek, Talay’ın çıkarttığı krizi bir birlerine haber yapmışlar.
O haberleri herkes kendi bakış açısıyla ele almışlar ki, işin geyik olduğunu inanın İbrahim Akkaya’nın olaya bakış üslubunu okuyunca anlayabildim.
Neymiş.,
Akkaya, “Türkiye’de giderek büyüyen çinekop krizinin çözülmesi için BM Genel Sekreteri Özel Temsilcisi Kofi Annan, isterlerse arabulucu olur, sorunu uluslararası hukuka göre çözerim, demiş…”
İstanbul’daki Çinekop krizinin baş sorumlusu olarak göreceği Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Menderes Türel dururken İbrahim Akkaya’nın başka yerde kriz sorumlusunu aramasına şaşırmadım değil.
“Peki çinekop krizinin sana göre sorumlusu kim mi.”
Benim fikrim mi soruluyor?
İstanbul’a gidip, yiyip içtikleri benim meslektaşlarımın olsun olmasına da.,
Rica-minnet götürülüp, İstanbullarda basın toplantısına iştirak ettirilen benim meslektaşlarım ciddi bir krizle karşı karşıya bırakılıyorsa, bunun baş sorumlusu Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın ve ekibidir!..
3 yıl öncesine kadar Akdeniz’de izmarit kaynıyordu şimdi sigara izmaritleri geziniyor.
İstanbul’un da bırakın Kofana, Lüfer ve hatta Sarı Kanat’ı, Çinekop’u bile kurutmuş!.
Yanlış mıyım?
Ben şu çinekop olayına fena halde taktım.
İtiraf ediyorum biz gazeteciler bu kadar ucuz insanlar asla değiliz. Zira benim diyen ve hakikaten kendisini bilen gazeteci, İstanbul’a gittiğinde illa ki canı balık mı çekti. Ve cebinden de o balık parasını ödemeyecek mi? Üstelik yanında kesinlikle rakı da vardır.
Lüfer ister arkadaş lüfer.
Boklu Çinekop da neyin nesiymiş?
Talay’a: Çinekop, Sarı kanat, Lüfer ve Kofana aynı sülalenin balıklarıdır. Yaptığım sıralama da, kötüden en iyisine doğrudur. Asıl kriz İstanbul’lara kadar gidip de, bırak Kofana ve Lüfer’i, en alt tabaka balığı olan Çinekop diye tutturup, Antalya’yı İstanbul’a rezil etmektir!..
Not: Talay’ın Çinekop yazısını gören Hüsnü Şahin, “Üç yıl önce önüne hamsi koydum bana bu Grida mı diye sordu” demez mi?.
Güncel
Asayiş
İlçeler
Antalya
Spor
Antalya
Yaşam
Trend Haberler
Samsun 20. Vezirköprü Belediyesi Kunduz Yağlı Güreşleri’ni kim kazandı?
Hatice Öz’den güçlü mesaj: Antalya’nın hakkı güçlü ATSO
Bursaspor’dan Rey Manaj bombası! Anlaşma çok yakın
Antalya'da elektrik kesintileri: 9 Ağustos
İl içi tayinlerde takvim tepkisi
Antalya trafiğine nefes: Uncalı ve Kocayatak tamamlandı, sıra Duraliler’de