Elhamdülillah Müslümanım.
Ramazan ayında 30 gün orucumu tutarım.
Cuma namazlarını kaçırmamaya özen gösteririm.
Kandilleri unutmam.
Aileme İslamiyetin güzelliklerini anlatırım.
Kısacası dinimi en iyi ve en güzel şekilde yaşarım.

***
Bunları niye yazdım.
Başbakan Erdoğan’ın “Dindar gençlik yetiştireceğiz” sözü beni böyle bir yazı yazmaya itti.
Öncelikle bu söylemi doğru bulmadığımı belirtmek istiyorum.
İnançlı gençliğin nasıl yetiştirileceğini merak ediyorum. Bu konuda bir girişimi var mı Başbakan’ın? Okullarda ders olarak mı verilecek? Cevap evetse bu dersi almak istemeyen ne olacak? Bu sorulara cevap verilirse ne demek istediği daha iyi anlaşılacak.

***
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, andımız ve Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi için “Türkiye’de Türk olmayan öğrenciler var. Bunlara varlığım Türk varlığına armağan olsun sözünü söyletmek ne kadar doğru” diye sormuş. Sonra da “Bunlar ayet mi” diye de eklemiş. Bu konuda Akdağ’a aynen katılıyorum. Ancak bu mantıkla hareket edersek şu soruyu da sormak gerekmez mi: “Türkiye’de Müslüman olmayan gençliği ne yapacağız? Onları nasıl yetiştireceğiz?”

***
Başbakan ve hükümetin görevi dindar gençlik yetiştirmek değildir. Böyle bir görevleri yoktur. Özgürlüklerin, demokrasinin önünü açmayı hedeflemeliler. Ayrıca dindar gençlik yetiştireceğiz demekle Atatürkçü gençlik yetiştireceğiz demekten hiçbir farkı yoktur.
Nesli yetiştiren ailedir. Yukarıda da örneğini verdim. Kendi aileme İslam dininin güzelliklerini anlatıyorum. Ancak demokrasinin de vazgeçilmezliğinden söz ediyorum. Bu en doğru yoldur. Başbakan’ın da bu yolu seçmesi gerekir.
Bu arada dindar demek inancını ve hayatını ona göre yaşayan kişi demektir. Bunu da hatırlatmakta yarar var.