Antalya’da sıkça söylenen bir söz vardır. Gitmesi istenmeyen, ancak gitmekte ısrar edene dur denmez, ‘Anamur’a kadar yolun var’ denir.
Necati Ateş, 2009 yılının sonunda geldiği Antalyaspor’dan 2012’nin başında ayrıldı. Hizmetleri için teşekkür ederiz. Bizi çok zaman sevinçten havalara uçurdu. Kaçırdığı yüzde yüz fırsatlar bizdeki kredisiydi, helal-i hoş olsun.
Ancak, son günkü hamlesi benim gözümde Necati’nin Antalyaspor’daki geleceğini zaten bitirmişti.
Galatasaray’a gitmek istemesi, Galatasaray’ın da O’nu almak istemesi çok doğal. Önceki gece son kez Antalyaspor formasını, hem de Galatasaray’a karşı giyip, maç sonrası yeni takımına gitse, yüzyılın ‘adam’lık dersini verecekti, büyük fırsat kaçırdı.
(Bu arada transfer mesai saatinde bitiyor, bu mümkün değil diyenlere, özel izinle transferin gece yarısına kadar sürdüğünü, Necati’nin, zaten Antalyaspor’a yine bir transfer döneminin son günü gece yarısına dakikalar kala transfer olduğunu hatırlatalım)
Necati defterini kapatalım.
Son attığı golle Antalyaspor’un en çok gol atan oyuncusu olarak kulübün tarihine geçmiş bir kişi için dilimizin ucuna gelenleri yutalım.
Sözün başında söylediğimiz gibi, Anamur’a kadar yolun var diyelim.
Zaten bu kadarına Necati de kızmaz.
Gelelim bizi ilgilendiren kısmına.
6 aydır bu takıma golcü lazım diyorum. Bunu sadece ben değil, Antalyaspor’u takip eden herkes söylüyor. Hocasından yöneticisine, basınından taraftarına herkes golcü lazım derken, üstüne bir de iyi-kötü Kenan’ı gönderirken, Necati’ye güvenip transfer yapmayan Antalyaspor yönetimi ve Mehmet Özdilek, bu noktada sınıfta kalmıştır.
Mehmet Özdilek bunca yıllık futbol deneyimine, ‘kimseye güvenmeme’yi sığdıramamış demek ki. Geç de olsa bunu da öğrenmiştir umarım.
Necati’yi kadroya almaması ne kadar doğruysa, gerekli önlemi almaması o kadar hataydı.
Yönetim, işi tamamen teknik adamın inisiyatifine bırakmama deneyimine de kavuşmuştur sanırım, buda onlara ders olsun.
Bundan sonra alınacak her kötü sonucun faturası Özdilek ve yönetime kesilecektir.
Eşeği sağlam kazığa bağlamadıkları için.
Necati gitti diye son dakikada Sinan ve Jaba transferi.
Haydi kaleci arayışlarınız vardı, Orkun’a bir şey dediğimiz yok. Aksine, Özden ve Bora’nın peşinde boşuna koşmuşsunuz Orkun varken.
Fakat Sinan ve Jaba transferleri açıkçası beni hiç tatmin etmedi.
Sinan’ın eski hocası Ümit Turmuş ile konuştum, tek handikabının maç eksiği olduğunu, bu dönemde yapılabilecek en isabetli transfer olduğunu söyledi.
Futbol bilgisine çok inandığım Ümit Turmuş diyorsa, benim için yeterlidir.
Fakat, Orkun ve Sinan’ın küme düşmenin en büyük 3 adayından birinden gönderildiğini de not olarak ekleyerek açık kapı bırakalım.
Benim için Jaba doğru bir transfer değil. Azerbaycan futboluna kadar gerilemiş bir ‘Türk vatandaşı’na ülkede kimse talip olmazken, Türkiye’nin en ‘uyanık’ takımı biz olduk anlaşılan.
Jaba’nın transferi sadece eski dostu Tita’ya iyi bir arkadaş olması açısından faydası olur.
Son olarak Necati’nin gidişi ve gelen 3 oyuncu bende hayal kırıklığı yarattı.
Bu arada Galatasaray ile deplasmanda alınan beraberlik de beni şaşırtmadı.
Rakibinin en büyük silahını alıp avantaj sağlamak da bir yere kadar işte.
Günümüzde para, mal satın alabiliyor ama ruh satın alacak para henüz icat edilmedi.
Antalya
Asayiş
Spor
Güncel
İlçeler