Dünkü, ?Subaşı-Türel ve Akaydın? başlıklı yazım ile ilgili, sabahın erken saatlerinden itibaren epey bir öz eleştiri aldım.
Aralarında yiğidi öldürüp, hakkını da verenler tarzından örneklemelerde bulunanlar hayli fazlaydı.
Mesela Bekir Kumbul.
Subaşı ve Türel?in bıraktığı kalıcı ve övgüye değer eserlerinden bahsederken, Kumbul?un Hurma?da yaptırdığı biyolojik arıtma ve boğaçayı köprüsünü es geçmişiz.
Geçmedik arkadaş.
Neden geçelim ki?
Ama bahsetmemişiz.
Biz yürekli hizmetlerin örneklemesinde bulunduk. Yoksa Kumbul gerçeğini inkar edecek olan ancak ve ancak nankör insanların yapabileceği bir şeydir.
İnsanların etik anlayışları çok farklıdır.
Yani kişiden kişiye değişir. Ama doğru birkaç tane asla olamaz.
Doğru tektir.
Tektir, tek olmasına da, insanlar öyle bir çehreye bürünüyor ki, ?Üç rakımı da tek sayıdır, beş rakamı da. Hatta 7-9 ve 11?de tektir? gibi pişkin örnekler verenlere rastlayabilmek mümkün.
Yani, ?Doğru tekdir derken, bir tane olmayabiliyor? misali gibi bir şey.
İnsanoğlu kamuoyu adına yaptığı hiçbir hizmetten vicdan azabı çekmez. Tam aksi, yapmak zorunda olupta, yapmadığı olursa eğer, her ne kadar vicdan sahibi olmasa da, tarih onu yeri ve zamanı geldiğinde terazinin gözüne mutlaka oturtur.
Dedik ya, ?Bekir Kumbul?un kalıcı eserlerinden bahsetmemekle, ona haksızlık ettiğimiz sanılmasın? diye.
Biz belediye hizmetlerinden ziyade, belediye başkanlarının yürekli çıkışlarını ele aldık. Yoksa, Subaşı?nın Atatürk Kültür Merkezi, Cam Piramit, Yeni Otogar, Yeni Toptancı Hali, Antalyaspor Tesisleri ve en önemlisi de, Antalya?nın o döneme kadar hiç kimsenin el atmaya cesaret edemediği altyapı gerçeğini insanlara sunan Hasan Subaşı?nın ta kendisidir. Biz bunları dün ele almadık, bu durumda Subaşı?ya da mı haksızlık etmiş oluyoruz?
Bugün rahmetli Yener Ulusoy?un Aspendos?ta 25 bin kişi önünde Altın Portakal film festivalinin ödül töreninden bahseden var mı?
Peki ya, Rahmetli Metin Kasapoğlu döneminde Cumhuriyet Meydanı?ndaki film festivali kortejine gösterilen olağanüstü ilgi nedeniyle izdihamın yaşandığından?
İsa Akdemir döneminde Kepez?e giden hizmet, Mehmet Atay döneminde hiç kimsenin aklının ucundan dahi geçiremeyeceği kadar yeni yol yapılmalarından kimler bahsediyor?
Süleyman Evcilmen denilince, parklar akla geliyor.
Muhittin Böcek içinse mütevazilik.
Mehmet Manavoğlu?ndan geriye sadece bir parkta adı kaldı.
Bol bol festival yapıp, Regaip kandili gecesi dahi milletin Cumhuriyet Meydanı?nda toplanması için organizasyonlar gerçekleştiren Büyükşehir Belediyesi?nin bu icraatları o gün kafalar yastığa konulduğu andan itibaren unutulur.
Ama kalıcı eserler hep hatırlatıcı özellikler taşır.
Sen yap o hizmetleri de, isteyen kötü ansın, isteyen yürekten bir teşekkür sunsun.
Amaaan sende.,
?Antalya?da kavurucu sıcakların insan vücudunu cayır, cayır yakıp, beyinlerin buruşmuş marul misali durduğu şu günlerde, hangi kalıcı eserden bahsediyorsun. Bunu düşünecek zaman mı şimdi? zerzenişlerini duyar gibiyim.
Haksız da sayılmazlar.
Aç klimayı, otur karşısına. Al eline bir kadeh viski, geç Tv?nin karşısına, koy DVD?ni.
?Gerçekten bu festivalyayı düzenlemekle ne iyi etmişiz. Bu DVD?yi çeken de, iyi çekmiş ha? diye mırıldan, yudumla bardağındaki buz gibi viskini.
Haydi size afiyet olsun..