Dün bir dost ortamında konuşuyorduk. Sohbet döndü, dolaştı, CHP eski Merkez ilçe başkanı Mesut Kılcı?nın ihraç olayında kilitlendi. Herkes kendisine has yorumlarda bulundu, en son bombayı da bir dost patlattı.
?CHP?de Emlakçı Hukukçu?yu ihraç etti? demez mi?
Emlakçı kim?
Aynı zamanda CHP İl Disiplin Kurulu Başkanı Mahmut Yıldırım.
Yıldırım?ın başkanlığını yaptığı o disiplin kurulu da, Avukat Mesut Kılcı?yı Parti?den ihraç etmiş.
Kimilerine göre, ?Ne iyi yapmış.? Kimilerine göre de, ?Halt etmişler.?
Ne dersen de.
Çekirdekten yetişti.Gençliğini Sosyal Demokratlığa adadı.
Cumhuriyet Halk Partisi?nin tabanından başlayarak, Merkez İlçe Başkanlığı görevlerinde bulundu.
1992 ile 2009 yılları arasında CHP?nin başarısı için seçim komitelerinde görev alıp, yılmadan çalıştı.
Mesut Kılcı?dan bahsediyoruz.
CHP İlçe Kongreleri öncesi Kılcı, yüksek tecrübesine dayanılarak, kendisine yöneltilen soruları cevaplandırdı.
Peki o cevapların arasında neler vardı?
 ?Büyükşehir Belediyesi?nin kazanılmaması için uğraşan iki belediye başkanı ve il başkanına CHP?yi kullandırtmam? diyen kişi Mesut Kılcı.
Büyükşehir?in kazanılmaması için uğraş veren CHP?li oldu mu bilemiyorum. Ama Kılcı?nın bir bildiği var ki, bunu söyleme gereği duydu. Katılan olur, katılmayan olur. Kılcı?nın bu söylemleri CHP?ye zarar verecek bir söylem midir, yoksa bir şeylere dikkat çekme gayreti mi?
Eski CHP Merkez İlçe Başkanı Mesut Kılcı, İl Başkanı Ömer Melli?nin Büyükşehir?in kazanılmayacağı konusunda kendisiyle iddiaya girdiğini ileri sürüyor.
Peki var mı böyle bir iddia olayı?
Olmasa Kılcı neden ?Benimle iddiaya girdi? desin ki?
Diyelim ki yok. O zaman Ömer Melli bugüne kadar niçin yalanlamadı?
Bir Parti?nin İl Başkanı, kendi partisinden aday olan her hangi birisi için, ?Seçimi kazanamaz? sözü sarfedecek. Aynı zamanda o sözünün ardında olduğunu belgelemek istercesine ?Var mısın iddiaya? diyecek.
Yok böyle bir şey.
Şimdi soruyorum.
Kılcı?nın, ?İl başkanım yerel seçimler öncesi Büyükşehir?i kazanamayacakları yönünde benimle iddiaya bile girdi? sözleri CHP?ye zarar verecek söylem midir, değil midir?
Birileri CHP?ye zarar verecek söylem olarak yorumlamış ki, bu söz de ihracın nedenleri arasında gösterilmiş.
Ve Klıcı?nın ihraç gerektiren sözleri arasında şunlar da var:
?2002?de ve 2004?te CHP?ye geçen her iki belediye başkanının bürokratları arasında kaç tane sosyal demokrat var??
Bir Sosyal Demokrat?ın sorması en doğal soru bu olsa gerek.
Ama İhraç gerektiren sözlerin arasına Kılcı?nın bu sorusu da eklenmiştir.
Peki bu hitap şekli, CHP?ye zarar verecek bir hitap mıdır? Yada partiyi yıpratıcı bir sorumudur?
Ve CHP İl Disiplin Kurulu tarafından ihraç edilen eski Merkez İlçe Başkanı Mesut Kılcı?nın son sözü:
?Başkanlar eksik parkları, kaldırımları düşünsünler. Örgüt de kendi işini. İlçe başkanları belediye başkanlarının postası değildir. Yüzde 60?ı aşan oylar başkanların değil, CHP?nin oyudur.?
Böyle bir söylem, yine CHP?ye zarar verici, partiyi bölücü, kamuoyundan büyük tepki toplayıcı,  dolayısıyla ihracı gerektiren bir hitap mıdır?
Öyle görülmese Mesut Kılcı neden ihraç edilsin ki?
Tüm bu gelişmelerden sonra, şimdi Kılcı?yı ihraç eden veya ettirenlere ben bir soru sormak istiyorum.
Sizin bu ketum, dayatıcı, öz eleştirilere tahammülsüzlüğünüz neticesinde aldığınız ihraç kararıyla, CHP?nin AK Parti?den ne farkı kalmıştır?
Bumudur Sosyal Demokratlık?
Kendi içerisinde dahi bir birlerine siyasi karar almaktan geri durulmayan zihniyetle mi, CHP Genel seçimlere girecek?
Sanırım Kılcı konuşmakla hata yaptı. Yani CHP zihniyetine göre susması gerekirdi.
İyi ama ?Susma, sustukça sıra sana gelecek? sloganları Sosyal Demokratlara ait bir söylem değil midir ki?
Genel seçimler öncesi, Genel Başkan Deniz Baykal?ın memleketi Antalya?da CHP fokur fokur kaynıyor. Hem de kendi içinde.
Üstelik iktidar şansı ilk kez bu kadar yakalandığı bir ortamda.