Bugün bir gerçeği gözler önüne sermek istiyorum.
Biz gazetecileri birilerinin kullanmak için neler yaptıklarına.,
Aşağıdaki E-mail o gerçeği zaten bana göre kendiliğinden gözler önüne sereceği kesindir.
İşte E-maildeki yazının girişi.
?Antalya Büyükşehir Belediyesi ne haciz.?
Ve devam ediyor:
?Sayın basın mensubu; Antalya Büyükşehir Belediyesi nin müvekkil Creditwest Factoring e olan 214.244 TL (faiz ve masraf hariç) borcu tüm görüşmelerimize rağmen ödenmediğine 08.02.2010 tarihinde Antalya Büyükşehir Belediyesi ne karşı haciz işlemleri uygulanacaktır. Bu bağlamda özellikle belediye başkanının makam odası ile yöneticilere ait odalarda belediyeye ait eşyalar haczedilip, muhafaza altına alınacaktır. Her ne kadar belediye yetkilileri 2009 yılının 10. ayında belediye meclisinden geçirdikleri karar ile belediye mallarının haczedilemeyeceğini iddia etseler de, borcun doğumundan sonraki belediyelerin bu tip kararları alacaklıdan mal kaçırma anlamına geldiğinden mahkeme ve Yargıtay içtihatlarında haciz yapılabileceği belirtilmiştir. Belediye yetkilileri ile yapılan görüşmede önce ödemeye ilişkin söz verilmiş olup, sonra bu sözden vazgeçilmesi üzerine bu yola başvurulacaktır. Belediye yetkililerine "sözünüzü tutmazsanız basının önünde haciz işlemi yaparım" hatırlatmama rağmen hiçbir olumlu cevap alınmaması üzerine haciz işlemini basının önünde yapmak gereği doğmuştur. 08.02.2010 da Antalya Nöbetçi İcra Müdürlüğü nce uygulanacak hacizde katılımınızı bekler; icra müdürlüğü nün hacze çıkış saati tam olarak bilinmediğinden (muhtemelen öğleye doğru) bu hususta benimle irtibata geçilmesini talep ederim. Saygılarımla; Creditwest Factoring vekili Av.Mert Yıldız.?
Buyurun bakalım.,
Bu ne cüret Allah aşkına?
Peki, bize gelen bu e-mail için sorgulamak gerekmez mi, ?8 şubat günü Büyükşehir için yapmayı söylediğiniz haciz işlemini yaptınız mı? diye.
Sorgulansa ne olacak?
Yapılmadı çünkü.,
Neden mi?
Küçük de olsa meblağ ödeme garantisi alındığı için.
E-mail geldiğinde konuyu İstihbarat şefimiz Şükrü Ağırman?a ilettim ve araştırmasını isteyip, haciz işlemini yapacak olan kişinin telefon numarasını verdim.
Avukat beyin söyledikleri ne olmuş dersiniz?
?Bugün borca mahsuben küçük de olsa bir ödeme yapacaklarını söylediler. Haciz olmaya bilir.?
?Alacakları mahsuben ödeme yapılacağından gazeteciye gerek kalmadı. Yapılmazsa siz tetikte durun, ben size haber veririm? demek değil de nedir bu?
Sen biz gazetecileri Büyükşehir?e karşı kullanacaksın. Bizim üstümüzden prim yaparak para alma yoluna gideceksin öyle mi?
Kim verdi sana bu hakkı sevgili hukukçu?
Hangi hukuk kitabında, ?Belediye yetkililerine "sözünüzü tutmazsanız basının önünde haciz işlemi yaparım" hatırlatmama rağmen hiçbir olumlu cevap alınmaması üzerine haciz işlemini basının önünde yapmak gereği doğmuştur? yazmaktadır?
Siz her haciz işlemini gazetecilere haber vererek mi yaparsınız?
Bir de yetmezmiş gibi, e-mail en altına, ?Bu hususta benimle irtibata geçilmesini talep ederim? ibaresini koymuşsunuz.
Hukukçu özelliğinizden olacak, bize talepte bulunuyorsunuz.
Rica da değil, talep.,
Büyükşehir Belediyesi?nden senin alacağın olabilir. O alacağını da haciz yoluyla da yapabilirsin. 24 yılını bu mesleğe veren bir gazeteci olarak beni o alacağını tahsilata dönüştürmek adına, bana da, ?Bizi silah olarak kullanma cüretini nereden buldun? demek düşüyor.
Bir haciz işlemi basının önünde yapılsa ne olur, yapılmasa ne olur.
Lütfen beni sizin tanıdığınız türdeki zihniyetli gazeteciler listenizden silin ve bir daha e-mail falan atmayın.
Çünkü birileri üç kuruş para kazanacak diye, kendimi hiçbir zaman tetikçi olarak kullandırmadım da ondan.
Tahsilat elamanı hiç değilim.
Gazeteciyim arkadaş, gazeteci..
Asayiş
Güncel
Antalya
İlçeler
Spor
Antalya
Yaşam
Trend Haberler
Samsun 20. Vezirköprü Belediyesi Kunduz Yağlı Güreşleri’ni kim kazandı?
Hatice Öz’den güçlü mesaj: Antalya’nın hakkı güçlü ATSO
Bursaspor’dan Rey Manaj bombası! Anlaşma çok yakın
Antalya'da elektrik kesintileri: 9 Ağustos
İl içi tayinlerde takvim tepkisi
Antalya trafiğine nefes: Uncalı ve Kocayatak tamamlandı, sıra Duraliler’de