Antalya Büyükşehir Belediyesi, önceki gün gazetemiz muhabiri Şükrü Ağırman?ın belediye binasından kovdurulması ile ilgili bir açıklama yaptı. Açıklamayı okuyunca, bir gün önce attığımız manşet başlığı olan ?Ne diyelim??i hatırladım. Ne diyelim? Yalanın, bilerek gerçeği saklamanın, olmuşu, olmamış göstermenin bu kadarına ne diyelim?
Milletin gözünün içine baka baka böyle bir açıklama yapılır mı? Bu kadar rahat yalan söylenir mi?
Tartışmasız bir doğru için, bu kadar yüzsüz bir biçimde ?yalan? denir mi?
Önce açıklamayı vereyim.
Büyükşehir Belediyesi Basın Bürosu?ndan gelen açıklamada; ?Antalya Büyükşehir Belediyesi?nden bir gazetecinin Büyükşehir Belediye Başkanımızın eşi Dr. Günseli Akaydın tarafından kovulduğu şeklindeki haber ve yorumlar gerçeği yansıtmamaktadır. Bir gazetecinin Büyükşehir Belediyesi?nden kovulması gibi bir durum söz konusu değildir.
Büyükşehir Belediyesi kamusal bir alandır, basın mensuplarına ve halka her zaman açık olmuştur. Belediye yönetimimiz bunun bilinciyle hareket etmektedir. Hiçbir basın mensubunun haber alma özgürlüğü bu dönemde engellenmemiştir.
Başkanımızın eşi Dr. Günseli Akaydın?ın bir sosyal faaliyet için belediyeyi ziyaret ettiği sırada, söz konusu muhabirle arasında geçen konuşma basına tamamen yanlış şekilde yansıtılmıştır. Dr. Günseli Akaydın ile ilgili muhabir arasında basına yansıdığı şekilde bir diyalog yaşanmamış ve her hangi bir talimat verilmemiştir.
Ancak belediye içindeki sıcak aile ortamını ve uyumu bozmaya yönelik asılsız haber yapan basın mensupları olduğu da bir gerçektir. Art niyetli, kasıtlı, karalayıcı haberler yapan kişilere hep hoşgörüyle yaklaşılmış, herhangi bir kısıtlama uygulanmamıştır. Söz konusu gazetecilerin basın ahlak ilkeleri çerçevesinde mesleklerini icra etmeleri en büyük arzumuzdur. Büyükşehir yönetimimizin basın mensuplarının haber alma özgürlüklerine yönelik hoşgörülü yaklaşımları bundan sonra da sürecektir. Saygılarımızla.?deniliyor.
Ne deniliyor açıklamada?
?Böyle bir diyalog yaşanmamıştır? deniliyor.
Bu diyaloğun şahidi, bir başka gazeteci Adnan Çoban?dır. Çoban bu konuda sorulursa, gerçeği kesinlikle kabul edecek bir adam gibi adamdır.
Daha da önemlisi, bu diyalog, Büyükşehir Belediyesi?nin Basın Müdürü Akgün Keskin?i arayan Antalya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mevlüt Yeni?ye itiraf edilmiştir. Keskin, diyaloğu kabul etmiş ancak kovdurmayı inkar etmiştir.
Kovdurma kısmının da şahidi çoktur. Ancak isimlerini burada yazmam imkansızdır. Çünkü; Hepsi Akaydın ailesinin emri altında çalışmaktadır.
Kovdurma tartışmasız bir gerçektir. Günseli Akaydın tarafından yaptırıldığı da kesindir. Yoksa Akaydın ailesi bu eylemi yapanların, kendi başlarına hareket ettiğini mi söylemek istemektedir?
Ayrıca Mustafa Akaydın, ayakta uyumaktadır. Çünkü; Belediye içerisinde bir uyum kesinlikle yoktur. Bunu da bozan bizzat Günseli Akaydın?dır. ?Sıcak aile ortamı? iddiasına, kargalar bile gülecektir.
Antalya
Spor
Eğitim
Güncel
Kültür-
İlçeler
Asayiş
Özel
Hakikaten, ne diyelim?
Murat Çiçek
Yorumlar
Trend Haberler
Servisçilerden Milli Eğitim’e sert tepki: ‘Düzeni neden bozuyorsunuz?’
Antalya'da elektrik kesintileri: 29 Ağustos
Fatih Altaylı duyurdu: Antalya’nın simgesi 7 Mehmet kapanıyor mu?
‘Görev değişir duruş değişmez’
Antalyaspor’un eski yöneticisinden çarpıcı açıklamalar!
7 Mehmet: Antalya’dan ayrılmamız söz konusu değil