Mustafa Akaydın hoca efendi demiş ki, “Gerçek partili küsmez.”
Bir önceki il başkanı Devrim Kök de, galiba kendisini onama makamının başı olarak görüyor ki, noterliğe aday mıdır nedir hoca efendisiyle ağız birliği etmişçesine tasdiklemiş.
Öncelikle gerçek partilisiyle dalga geçer gibi hareket eden Akaydın’ın ta kendisi.
Zira Evcilmen olayının ardında hoca efendinin olduğunu bilmemek için partili olmaya gerek bile yok..
Kaldı ki, Devrim Kök ise CHP küskünlerinin baş mimarı olarak kabul edilmiyor mu?
Gelelim şu gerçek partilinin küsüp-küsmeme olayına..
Öncelikle ağzından ne çıktığını kişinin kendi kulağı duyacak.
Kim mi?
Devrim Kök’ü geçelim.
Varlığı ile yokluğu belli olmadığı gibi.,
Hala il başkanı mıdır, değil midir o da tam bir muamma.
Aday belirleme sürecinde ikmale bile kalamadığını CHP’li olan yada CHP’li olmayan cümle alemin bildiği bir gerçek de ondan..
Mustafa Akaydın hoca efendinin de ağzından çıkardığını kulağının duyması gerekiyor..
2009 yılından bu yana elli kere yazdık, 51’ncisini yazmaya üşenmiyor.,
Ve diyoruz ki..
“Senin rektörlüğün bitmiş. Üniversiteler Kurul Başkanlığın sona ermiş. Ve önünde iki tane seçenek var. Ya Genel Cerrahlığına geri dönüp, doktorluk mesleğine devam edecektin. Ya da emeklilik hakkını talep edip, gidip torunlarını sevecektin. Ama CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, onca partili varken, senin elinden tutup, CHP’nin Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı yapmış ve seçimi de kazanmışsın. İlk yaptığın icraat ne oldu? Deniz Baykal kaset skandalının patlak vermesi ve Baykal’ın Genel başkan koltuğundan olmasıyla birlikte küsmek. Ve hiç vakit geçirmeden seni küllerinden yeniden doğurtan Baykal’a bayrak açıp, cıscıplak soymaya kalkman..”
Buraya kadar yanlış bir şey var mı?
Varsa o da, kendi küllerinden yeniden doğmasını sağlayan Deniz Baykal gibi birisine ahde vefalı davranmaktan başka bir şey düşünmemesi gereken Mustafa Akaydın hoca efendinin tutumundan başka bir şey değildir o yanlış..
Ve şimdi de kalkmış, “Gerçek partili küsmez” diyor..
5 yıl önce Antalyalıyı kandıran muhterem, yetmemiş şimdi de misket topuyla oynar gibi oynadıkları CHP’lilerin gözlerinin içerisine baka baka, şirin gözükmeye çalışıyor..
Önce git bir aynaya bak.
Sonra o lafı et..
Ve böyle bir cümleyi kurabilecek olan en son kişi Mustafa Akaydın’ın ta kendisidir.
Vatanını, milletini, yaşadığı şehri, çocuklarının ve torunlarının yaşacağı kent olan Antalya’yı seven ister partili olsun ister partisiz, 5 yıllık süreçte dünya şehrini 15 yıl geriye götüren bir adama oy vermez..
İşte asıl mesele bu..
Zira takım tutar gibi parti tutulmaz.
Özellikle yerel seçimlerde..
5 yıldır elle tutulur bir tane projeyi hayata geçiremeyip.,
Antalyalılardan aldığı oyların hakkını vermek yerine, nasıl vermemeleri oynamaktan öteye gidemeyen bir zihniyet kalkıp, millete küskünlük dersi veremez..
Milleti öğrenci kendisini ise öğretmen yerine koyan o zihniyete vatandaş 30 Mart’ta gereken dersi verecektir.
Neden mi?
Bugün ATSO Meclis salonunda Büyükşehir adaylarının, “Vizyon projelerini açıkla” buluşması var.
Merak eden gelsin, Antalya’nın Büyükşehir adaylarının seçilmesi halinde bu kente neler yapacakları ile ilgili sunumları direkt ağızlardan dinlesin.
Ve o toplantıdan sonra herkes elini vicdanına koysun..
Aklının yattığı adaya oyu basıp, sandığa atsın.
Ama bu kişi eminim ki Mustafa Akaydın olmayacaktır da ondan..
Proje sunumuna buyurun..