Dün bizim gazeteci leşgerleriyle sohbetim sırasında, “Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, ‘Yetenek sizsiniz’ yarışmasına katılmış olsa, sizce hangi kategoride yeteneğini sergiler” sorusu ortaya atıldı.
Bana da fikrim soruldu.
Beklemediğim bir soru olduğundan yüzlerine aval aval baka kaldım.
Birisi atıldı.
“Attın mı mangalda kül bırakmama kategorisi.”
Diğeri yüzünü buruşturarak, “ Pişkinlikler örneğinden dev resital kategorisi olamaz mı?”
Benim fikrim, “Gamsızlık” oldu.
Aslında hangi kategoride olursa olsun, bence Hoca’da yetenek çok!..
Hele bir de mikrofon olursa.
O mikrofonu eline aldı mı.,
Karşısında da üç beş kişi buldu mu, hatiplikte Süleymaniye camiinin hocası eline su dökemez.
Hoca’da yetenek mi yok?
Başkası olsa, işçisi açken kendisinde insan içine çıkacak yüz bulamaz.
Maşallah Hoca efendi hiçbir şeyden geri kalmıyor.
Hani bize sıkça sorulur ya, “Hoca’dan başka bir bildiğin konu yok mu” diye.,
Gariban işçiler aç aç yatırılıp, aç aç mesai yaptırılırken hiç kimse kusura bakmasın evet benim Hoca’dan başka uzmanlık dalım yok.
Peki ama CHP’li Hoca’nın partisinden de mi kimse yok bu kentte?
Göreve geldiği ilk günden itibaren CHP’yi Antalya’da şaha kaldırdığı söylenen marifetli il başkanının da mı o işçilerin hallerini gördüğü yok?
Diyelim ki her ikisi de aynı kaptan yiyor.,
Aynı partinin çatısı altında yer almıyorlar mı?
Tamamına evet..
Kimi kime soruyoruz ki biz?
O zaman muhalefet nerede?
Muhalefetin ilçe örgütlerinden yıllar öncesi umudu kestik.
Ak Parti İl Başkanı Mustafa Köse, twet atmaktan zaman bulur, o-bu ziyaretlerinden vakit bulabilirse, lütfen bir açıklama yapabilir..
MHP İl Başkanı desen dirsek temasında gibi bir duruş sergiliyor.
Hal böyle olunca, Hoca efendi üç aydır maaşlarını ödemediği özel güvenlik elemanlarına kapıyı da gösterir, elinin tersini de.
Kimi ne!..
İşçi alacakları ile ilgili bizim İdris de (Özyol) önceki gün bir iki satır karalamış.
Kalem tutan ellerine, pardon klavyenin tuşlarına vuran parmaklarına sağlık.
Karalamış karalamasına da, şube müdürünün işçisini kapıdan kovduğunu değinmiş.
Aşağıya tükürsen sakal, yukarıya tükürsen bıyık misali, müdür mü, müdüre mi bilemiyorum, Hoca zihniyetine göre gereğini yerine getirmiş.
Siz değimlisiniz ki, “Parasız adam gereksiz adam” tanımlamasını yapan?
Cebinde kuruşu olmayan.,
Namerde muhtaç bırakılan.
Yazın kavurucu sıcaklarda, kışın iliklere kadar dondurucu soğukta eşekler gibi çalıştırılıp, üç aydır maaş yolu gözlettikleri Özel Güvenlik elemanlarıyla, Park ve Bahçeler Müdürlüğü işçilerini baş köşeye oturtacak halleri yoktu ya!..
Tok açın halinden ne anlar bilader!..
İşçi alacakları konusunda başkanı tersine giderken, müdür yada müdiresi Mersin’e gidecek hali yok ya.
Helal olsun sana Hoca efendi.
Göreve geldiğin ilk günden bu güne kadar, gerek bu kente verdiğin hizmetlerinle (!) ürettiğin projeler (!) ve hayata geçirdiğin devasal (!) eserlerin bir yana..
Emrinde çalıştırıp, emekçileri nasıl namerde muhtaç edileceğinin gerçek örneklerini sergiledin.
Beyinlerinde, “Asrın belediye başkanlığı nasıl yapılır” sorusu dolaşanlar, gelin Antalya’ya.
Beraberinizde kına getirmeyi sakın unutmayın.