Bugün köşemi, okuyuculardan gelen yazılara bırakacağım..
Bazen..
Bizlerden çok daha iyi ?laf? ediyorlar..
Bunu da ?ilgili? kişilerin duyması gerekiyor..
Bence..
Bu yazılanlar bütün Antalya?yı ilgilendiriyor..
Okuyun, göreceksiniz..
?
Bu, Büyükşehir Belediyesi içinden bir çalışanın gönderdiği yazıdır..
İşten kovulma tehlikesi nedeniyle ismini vermiyorum..
Zaten önemli olan da ismi değil, yazdıkları..
Siz ona bakın..
?
Antalya Ulaşım A.Ş?nin makam aracı..
Antalya ulaşım A.Ş?nin Bülent isimli genel müdürünün makam aracı ne marka biliyor musunuz?
Audi A8..
2006 model, siyah renkli, 12 silindirli benzinli bir araç..
Ve 34 (İstanbul) plakalı..
Bu Audi her gün belediyenin önünde duruyor..
Sahibinden.com?a bakarsanız. 100.000 lira ederi var..
Aracı Bülent bey kullanıyor..
Her gün Palm City?de bulunan evine gidip-geliyor..
Şoförü de var, o da gün içi seyrüseferde bulunuyor..
Hoca ne yapmıştı?
Makam aracı saltanatına son vermişti..
?Kimse araçları ile evine gidemez? demişti..
Hatta eski şoförünü ?makam aracına bindi? diye işten atmıştı..
Genel Sekreter hariç, kimse makam aracı kullanamıyor..
Pardon, bir de Bülent bey kullanıyor..
Yakıtını da Ulaşım A.Ş. koyuyor..
Epey para tutan kaskoyu da Ulaşım A.Ş. yaptırıyor..
Aracın aylık resmi masrafı 1.315 lira..
Araç, Denizbank A.Ş.?ye ait..
Hesapların bankada tutulması kaydı ile verildi..
Hani Muratpaşa Belediyesi Başkanı da maaş karşılığı araç almıştı ya, aynısı burada da oldu..
Akaydın, ?yolsuzluk varsa gereğini yaparım, belge getirin? demişti..
Buyurun belge..
Akaydın camdan aşağıya baksın, 34 plakalı Audi A8 marka belgeyi görür..
Peşkeşi de görür..
Gerçi bu güne kadar açtırdığı hiç bir soruşturma sonuçlanmadı ya, neyse..
(Pardon 1 tane zabıta vardı, Akaydın?a küfür etti diye çöplüğe sürülen.. Onun cezası iki günde verildi.. Adamı çöplüğe yolladılar, adam da dava açtı, kazandı, görevine geri döndü..)
Akaydın 1994 model eski bir Mercedes?e biniyor..
Yanındaki danışmanı ondan kat kat daha iyi araca biniyor..
Danışman, Başkan?dan daha konforlu yaşıyor..
Akaydın?ın bu rezaletten haberi olduğunu sanmıyorum..
Ama..
Söylerseniz ve zahmet edip camdan bakarsa, görecek..
O araca bineceğine, o araç yerine işçilerine katkı sunsalar olmaz mıydı?
Banka ile illa ?kendileri için? bir pazarlık yapmak zorundalar mı?
?
Buna yorum yapma işini sizlere bırakıyorum..
Ben susma hakkımı kullanacağım bugün..
?
Ve..
Halkkart ile ilgili iki kısa okuyucu görüşü daha veriyorum..
Bilmenizde fayda var..
?
Erdem Arsunan isimli okuyucumdan gelen yazı:
İzmir?miş Eskişehir?miş
Kardeşim hala İzmir-Eskişehir diyorsunuz..
Antalya?da bütün Türkiye?de kurulmuş en iyi sistem vardı, millet alışmıştı, hoca yırttı attı..
Şimdi bir kaç şeyi hatırlayalım:
1. Zabıta ile araçların kontrol edilmesi..
2. Nakitle binişin kaldırılması..
3. Kartı olmayana şoför kartı uygulaması ve fiyat farkı uygulaması..
Bunlar Antkart?ta yapıldığında yer yerinden oynamıştı..
Şimdi aynısını hoca yapınca ne oldu?
Yazıklar olsun..
?
Coşkun Güvenç isimli okuyucum da şunları yazmış:
Her şeyi Gedik mi biliyor?
İnanın, bu Halk kart olayı iyice büyüdü..
Benim takıldığım; bu Büyükşehir Belediyesi?nde her şeyi sayın İlker Gedik mi biliyor?
Sosyal demokratların belediye başkanlığı yaptığı Eskişehir-İzmir gibi iller incelenerek bir sistem oturtulsaydı, bu konuda zannediyorum Büyükşehir Belediyesi bu kadar yıpranmazdı..
Burada iş sayın Akaydın?a düşüyor..
Şapka düştü, kel göründü..
Bu işin sorumluları Belediye içinde ve dışında kimlerse, artık hesabı sert şekilde sorulmalı..
?
İlgililere takdimimdir..