Kızgın insan bağırır, çağırır, hoplar, zıplar, el/kol hareketleri yapar hatta küfür ve hakaret eder…

Neye ya da kime/kimlere kızmışsa normal insan davranışlarının dışında tepki gösterir, itiraz eder, isyankâr tavırlar içinde olur…

Kızgınlık genellikle geçicidir…

Öfke indiğinde, sakinleşir ve kızgınlığına yol açan olayları soğukkanlılıkla değerlendirir ve yine eski sakin duruşuna geri döner…

Ancak kırgınlık öyle değildir…

Kırgın insan, kızgınların aksine içe kapanır.

Kırgın olduğu kişi ya da kişilere dalgın gözlerle bakar, tepkisini belli etmez…

İçi cam kırıklarıyla dolu insandır, kırgın insan…

Kırgınlığına neden olan insan ya da insanlar bunu düzeltse de içindeki cam kırıkları bir daha bir araya gelmez…

Kızgın insanları yeniden kazanmak mümkündür ama kırgın insanı bir daha eski haline getirmek neredeyse imkansızdır…

Kızgın insanla kırgın insan arasında ciddi farklar vardır ama ikisinin de kesiştiği tek nokta vardır, “adalet…”

İnsanın var oluşundan bu yana yaşanan tüm olayların ekseni adalet etrafında şekillenmiştir.

Spartaküs adaletsizliğe karşı isyan etmiş, Rusya’da sosyalizm adaletsiz Çar yönetimi nedeniyle kurulmuştur…

Tarih, adaletsizlikleri nedeniyle çöken devletler çöplüğü halindedir.

İnsanlar yoksullaşır, aç kalırlar ve buna neden olanlara kızgındırlar ama adaletsizliği gördüğünde kırılırlar…

Özellikle mensubu olduğu, oy verdiği siyasi partinin yaşattığı adaletsizlik karşısında susarlar, içine atarlar ve ölesiye bağlı oldukları aidiyette zorlanırlar…

Şu Borsadaki fon olayının seyrine bir bakın.

85 kişi gözaltına alındı, tutuklandı ve daha da tutuklanacaklar var…

Ancak bu olayda adı geçen ve manipülasyonlarla kısa sürede milyarlarca lira kazandığı açıklanan “Fatma Betül Sayan” hanımefendiyle ilgili hiçbir yaptırım henüz uygulanmadı.

Sadece parayı geri verdi, yok vermedi…

Yurtdışına kaçtı/kaçmadı parasını da yanında götürdü, hayır Hazineye geri verdi tartışmasından başka ne var ortada?

“Hayati Yazıcı’nın” oğlu ile ilgili mal varlığına tedbir uygulaması kararı ancak birkaç saat uygulanabildi.

Şimdi seçmenlerin büyük çoğunluğu şöyle düşünüyor; “Bunlar iktidar partisinin ağır topları olduğundan hukuk ilkeleri uygulanmıyor…”

Yani adalet duygusu köreltiliyor…

Şu ana kadar 40’ın üzerinde CHP’li, Yeni Partili belediye başkanları gözaltına alındı ve tutuklandılar…

Belediyeler didik didik edildi, çalışanlar ve bürokratlar çalışamaz hale getirildiler…

İnsanlar bunu da sorguluyorlar…

“Elbette yolsuzluk yapılan neresi varsa orada operasyonlar yapılsın ve yargı önünde hesap versin, ancak yolsuzluk sadece muhalefet partilerinin olduğu belediyelerde mi yapılıyor, iktidar partisinin belediyeleri sütten çıkmış ak kaşık mı, adalet bunun neresinde?”

Adalet sadece mahkemelerde aranmıyor…

Bugün geldiğimiz nokta itibariyle hayatın her alanında iktidar partisinin uygulamalarıyla “adaletsizlik, cezasızlık artık bir norm haline getirildi, adalet siyasi çıkarlara kurban edildi.”

İnsanlar adaletsizliklere karşı başlangıçta kızgınlardı ama adaletsizlik diz boyunu aşınca bu duygu kırgınlığa dönüştü.

İktidarın adaletsizlikleri, muhalefetin dağınıklığı sonucunda kırgın insanların kahir ekseriyette olduğu bir toplum olduk…