Antalya CHP kelimenin tam anlamıyla toz duman.
Muratpaşa’dan Süleyman Evilmen’in aday gösterilmemesi iki gündür Antalya gündemini meşgul ediyor. Daha uzun bir süre meşgul edecek gibi de gözüküyor.
CHP’de yaşanan bu sancılı süreçte iki şey dikkatimi çekti.
Birincisi Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın’ın gücü, ikincisi ise İl Başkanı Devrim Kök’ün bir hiç oluşu.
İsterseniz bunların nedenlerine bir göz atalım.
Mustafa Akaydın Hoca, eski genel başkan Deniz Baykal sayesinde CHP üyesi oldu. Ardından da Büyükşehir Belediye Başkanı. Kısa bir süre sonra Baykal’dan ‘büyük abi’ diye söz ederek adeta birilerine meydan okudu. Partinin Antalya ayağında neredeyse bütün yöneticilerle kavgaya tutuştu. 5 yıllık süre zarfında kente elle tutulur bir proje üretemedi. Tüm bunlara rağmen yeniden aday gösterildi. Yetmedi Kepez’de AK Parti’nin kurucularından olan Erdal Öner’in aday yapılmasını sağladı. Kepez’den sonra bu kez Muratpaşa’yı dizayn etti. Önce Süleyman Evcilmen’in aday olmasını engelledi, ardından da Kadın Kolları Başkanı Sultan Yeğen’in aday yapılmasını sağladı. Tüm bunlar bize Akaydın’ın Antalya CHP’yi ele geçirdiğini ve istediği gibi yönettiğini gösteriyor. Bu kadar kısa sürede CHP gibi karışık bir partide bunu yapabilmek kolay değil. Dolayısıyla kendisini gerçekten kutluyorum.
Aynı güzel ifadeleri İl Başkanı Devrim Kök için maalesef kullanamıyorum. Sözde il başkanı demek daha doğru olur sanırım. Baksanıza hiçbir dediği gerçekleşmedi. Örneğin ‘Kepez’de adayımız Erdal Öner değil’ dedi, tersi çıktı. Yine ‘Muratpaşa’daki adayımız Süleyman Evcilmen’ dedi, yine tersi çıktı. Birbiriyle çelişen söylemleri bunlarla sınırlı değil. İl başkanlığı seçimlerinde ‘ön seçim’ sözü verdi, maalesef bu da gerçekleşmedi. ‘İstifa edeceğim’ demesine rağmen bunu yapmadı. CHP’ye geçeceğini söylediği Demokrat Parti Demre Belediye Başkanı Süleyman Topçu, AK Parti’ye katıldı. Kısacası bir dediği diğerini tutmadı. Haliyle hem kendi yıprandı hem de partiyi yıprattı. Buna rağmen halen o görevde olmasına gerçekten şaşıyorum. İlkeli bir duruş sergileyip istifa edebilseydi bence gönüllerde taht kurardı. Bunu yapmadığı için güvenirliğinin yanı sıra siyasi geleceğini de tehlikeye attı.
Bu arada, Muratpaşa İlçe Başkanı Ercan Erkan ve Kepez İlçe Başkanı Halil Bahar’ın da istifa etmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu iki ilçe başkanı aday belirleme konusunda hiç dikkate alınmadı, fikirleri sorulmadı. Buna rağmen o kutlukta oturmayı halen içlerine nasıl sindiriyorlar anlayabilmiş değilim. Allah kimseyi bu başkanların düştüğü duruma düşürmesin.