Son zamanlarda ?CHP?yi kim yönetiyor? sorusunun cevabı aranmaya başlandı.
Bu arayış öyle bir hal aldı ki, yüreği yetmeyen, ?Açıkça belli değil mi? CHP?nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ama, Önder Sav faktörünü görmemek için kör olmak gerekir? diyemiyor.
Yine yürekleri yetse, ?Turgut Özal?ın yıllar önce uyguladığı taktiği, CHP yeni uyguluyor? bile diyecekler ama yetmiyor işte.
Yani şu Yıldırım Akbulut yöntemini..
Bitmiyor, ?CHP?de Genel başkan kim? cümlesini dahi kullananlar var.
Kim olacak?
Kurultay?dan Kemal Kılıçdaroğlu ismi çıkmadı mı?
Bu kadar mı CHP?den bihaberdar değilsin?
Ama ille de Önder Sav ismi..
Ne demiş Sav?
?Baykal için kararımı 13 Mayıs?ta tek başına verdim..
Kurultay geri getirebilirdi..
Bunu önlemek için Kemal Kılıçdaroğlu ile 3 kez görüştüm ve işi bitirdim.?
Adam kendisinden emin.
CHP üzerinde bu denli etkili.
Hatta, ?CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin Kılıçdaroğlu?na ilk başta sahip çıksaydı, bugün bulunduğu konum farklı olabilirdi? demekten dahi geri durmuyor.
25 Mayıs 2010 tarihli yazımın son paragrafına dikkat çekmek istiyorum.
Yani, ?Şimdi ne olacak? başlıklı yazımın bitiş cümlesine.
?Bana Önder Sav?ı anlat, senin kim olduğunu söyleyeyim.?
Acaba bu cümle birilerinin kafasında şimşek çakıyor mu, yoksa benim attığım tutmuş mu oluyor?
Çünkü her laf aynı kapıya çıkıyor da..
Bazı gerçekleri görmemek için kör olmak bile gerekmiyor.

TEBESSÜM
Yıldırım Akbulut başbakan olduktan sonra Turgut Özal makamına ziyaretine gelir. Yıldırım Akbulut? un İngilizce bilmediğini bilen Turgut Özal, Yıldırım Akbulut?a "Yıldırım şu İngilizce?yi öğren artık bir dahaki ziyaretime kontrol edicem" der ve gider.
Aradan bir süre geçer ve Turgut Özal yine bir ziyaretinde Yıldırım Akbulut?a "naptın
Yıldırım İngilizce işleri nasıl gidiyor" der.
Yıldırım Akbulut "gayet iyi" diye cevap verir.
Turgut Özal "o zaman yaverini çağır bakalım içeriye" der. Yıldırım Akbulut yavere dönerek "Mehmet kam hiyir" diye seslenir. Yaver içeriye gelir.
Turgut Özal içinden "harbiden çözmüş ya" der ve akabinde yaveri geri göndermesini ister. Yıldırım Akbulut odadan dışarıya çıkar ve dışarıdan seslenir "Mehmet kam hiyir!!!" *

MURATPAŞA?NIN KALİTE BELGESİ!..
Tarih 2 Haziran 2010 Çarşamba.
?Galesizlik ve ben? başlıklı yazımızın son paragrafı:
?Muratpaşa Belediyesi?nin hizmet kalite ödülü alma olayı gözüme çarptı.
Başkanı?na bir telefon tuşuyla ulaşılan, Zabıta Müdürüne bırakın telefonla ulaşabilmeyi, sesini bile yıllardır duymadığım Belediye?ye kalite sistem belgesi nasıl veriliyorsa.
Bundan, ?Demek ki Muratpaşa Belediyesi?ndeki hizmetler bugüne kadar kaliteliymiş ve bundan sonra da aynı kalitede devam edecek? anlamı çıkmıyor mu?
Vatana ve millete hayırlı olsun.?
İSO, yani ?Hizmette Kalite Belgesi? alan Muratpaşa Belediyesi?nin 20 çalışanı, 7 Haziran Pazartesi sabahı, ?İhaleye fesat karıştırmak. Rüşvet almak-vermek? suçlamalarıyla polis tarafından gözaltına alınıyor. Ardından da bir çoğu tutuklanarak cezaevine gönderiliyor.
Merak ediyorum da, o İSO belgesi hala Muratpaşa Belediyesi?nin duvarında asılı mı duruyor?