Sayıştay denetçilerinin, “A-Kent firması yetersizdir” diyen belgesi ortaya çıkmasaydı..
Antalya halkının bundan hiç haberi olmayacaktı..
Aynı şekilde..
Büyükşehir’in “A-Kent bu iş için yeterlidir” diye yaptığı savunmayı da Antalya halkı hiç bilmeyecekti..
İşte “Profesör”ün şeffaf yönetimi böyle bir şey..
Oysa..
Konu çok önemli..
Antalya halkının cebinden çıkan ve çıkacak olan milyonlarca (eski parayla trilyonlarca) liralık bir para söz konusu..
Ve..
Konuyu, bu kent halkı bilmek zorunda..

Sırayla gidelim..

Önceki gün gece yarısı “İskender Gönen” imzası ile bir belge internet sitelerinde yayınlandı..
Belgede..
Sayıştay denetçilerinin Büyükşehir’i denetledikleri rapordan bir bölüm ortaya konuyor..
Ve..
Denetçiler, 7 ay önce “Halkkart” ihalesini alan A-Kent firmasını yetersiz bulduğunu söylüyor..
Bugüne kadar bu konuyla ilgili tek kelime etmeyen ve bunu kamuoyundan saklayan Mustafa Akaydın, olayı doğrulamak zorunda kalıyor..
Ama..
Aynı zamanda bir “karşı belge”yi de bir gazeteciye sızdırıyor..
Bu belgede Büyükşehir, Sayıştay denetçilerinin tespiti ile ilgili bir “savunma” yer alıyor..
Savunmada A-Kent firmasının “yeterli” olduğu öne sürülüyor..
Dün bu haber Akdeniz Manşet Gazetesi’nde yer aldı..

Sayıştay denetçilerin raporunun internet sitelerinde yer aldığı önceki gün..
Akaydın ASAT’ta toplantıda..
Sayıştay raporunu yalanlamıyor..
Ama..
“Daha vahim” bir şey yapıyor..
“Yanlış”a devam ettiğini söylüyor..
Sözlerini “aynen” veriyorum:
“Yaptığımız ihaledeki şartname aynı ANTKART ihalesindeki gibidir..
Yani değişen bir şey yoktur..”

Ey Allahı’ım çok büyüksün..
“Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner” diye boşuna dememiş atalarımız..

Önceki günkü açıklamasında, “ANTKART ihalesindeki şartlar ne ise, biz de aynı şekilde yaptık” diyen Akaydın’ın “seçim broşürü”ne hemen bakalım..
Şöyle demiş Akaydın:
“ANTKART uygulaması, ihalelerinden, uygulanmasına kadar hem vatandaşı, hem şoför esnafımızı mağdur eden yanlışlarla doludur..
Dünyada ilk kez, belediyeye ait olmayan araçlar kart uygulamasına mecbur bırakılmıştır..
Dünyanın hiçbir yerinde toplu ulaşım için halk zorunlu olarak karta mecbur edilemez..”

Buyurun buradan yakın..
Akaydın..
ANTKART’ın ihalesini..
İhalenin dayanak oluşturduğu kanun maddesini..
Ve uygulamasını..
Hiç tasvip etmiyor..
İlk fırsatta da “sudan bir sebeple” sözleşmesini iptal ediyor..
Ama..
Aynı Akaydın..
“Ben HALKKART ihalesini aynen ANTKART’ın ihale şartlarıyla yaptım” diyor..
Ve “aynı uygulamaları” sürdürüyor..

Benim sevgili Hoca’m..
Madem diğeri yanlıştı..
O zaman niye “aynı şartlarda, aynı işi” yapıp Antalya halkını milyonlarca (trilyonlarca) lira zarara uğrattın?
Niye?
Bunun hesabını ya hukuki adalet, ya da ilahi adalet mutlaka soracak senden..

Bugün..
Geçmişi mumla aratır bir sistemi uygulayan, ancak uygularken sürekli çuvallayan birine ne denir?
Bunu da size bırakıyorum artık..