Antalyaspor, bugün kendisi için hayati önem taşıyan maçta Fenerbahçe’ye konuk oluyor.
Kırmızı-beyazlı ekip, kendi göbeğini kendisi kesmek istiyor. Yani İstanbul’dan puan ya da puanlarla dönerek kümede kalmayı hedefliyor.
Bunu başarıp başarmayacağı bugün saat 21:00’de belli olacak.
Ancak bakıyorum birileri Antalyaspor’u küme düşürdü bile.
Çokbilmiş bazı gazeteciler “Antalyaspor küme düşse ne olur” diyor.
Bu açıklamanın üzerine bir açıklama yapmıyorum. Yapmak istemiyorum. Yorumu sizlere bırakıyorum.
Bu zat-ı muhterem Antalyaspor’un küme düşmesi halinde faturanın Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın’a çıkarılacağını da belirtiyor.
Ben öyle düşünmüyorum. Antalyaspor küme düşerse bunun tek sorumlusu kesinlikle Akaydın olmayacak. Olmamalı da. Böyle düşünenler Akaydın’a haksızlık eder. Antalyaspor’un küme düşmesi halinde başta yönetim olmak üzere, teknik heyet, futbolcu, taraftar, basın kısacası bütün camianın suçu olacaktır. Bundan kimse kendisini sıyıramaz.
Bu arada Antalyaspor’un başarılı olması halinde de bunun kahramanı birilerinin iddia ettiği gibi AK Parti Antalya Milletvekili Menderes Türel olmayacak.
Özetle başarısızlıkta Akaydın, başarıda da Türel’in rolü bulunmayacak. Böyle düşünenler siyasi çıkar elde etmek isteyenlerdir.
Bu iddiayı ortaya atanlar sözüm ona Akaydın’ı savunmaya çalışıyor. Ancak bilmeden Hoca’yı hedef haline getirdiklerinden habersizler. Akaydın’ın durduk yere gündeme getirilmesi kafa bulandırmaktan başka bir şey değil. Asıl bundan sonra kötü bir sonuçta Akaydın ismi ortaya atılacaktır. Bunu da yukarıda belirttiğim gibi Akaydın Hoca’nın ismini gündeme getirenler sorumlu olacaktır.
Küme düşmenin sorumlusu kesinlikle Akaydın’ın olmadığını sözle de ifade edenlerdenim. Dün bu konuda gazeteci dostlara bunu anlatırken Akaydın yanımıza geldi. Bir gazeteci arkadaşım Akaydın’a, “Takım düşerse sizden bilecekler” dedi. Bunun üzerine Akaydın, “Evet başta da Şifa Çiçek” diye cevap verdi. O esnada araya giren arkadaşlar Hoca’ya “Şifa’ya haksızlık ediyorsun. O seni savunurken sen suçluyorsun” demesi üzerine “Şaka yaptım. O yapmaz ama gazetesi yapar” diyerek dönüş yaptı.
Önyargılı olmak böyle bir şey olsa gerek. Maalesef Hoca ve ekibi göreve geldiği günden beri bize önyargıyla yaklaştı. Ancak şahsen ben hiçbir zaman hislerimle hareket etmedim. Kesinlikle birilerini haksız yere eleştirmedim. Hep doğru bildiklerimi yazdım. Bundan böyle de yazmaya devam edeceğim. Tıpkı küme düşmenin sorumlusunun Hoca olmadığını belirttiğim gibi.