Büyük bir kavram karmaşası yaşıyor, gerçeğin asıl yüzünü görmezden gelmeyi tercih ediyoruz. Bu gerçeğin üzerini toplum olarak örtmeye çalıştığımız her gün biraz daha netlik kazanıyor.
Bu sıralar birkaç kavramı bu düşünceyle kafama taktım.
?İktidar iyi bir şeyler yapıyor olsa bile biz iyi diyemeyiz ki. Çünkü biz muhalefetiz. Eleştirmek, karşı gelmek zorundayız.?
Dibe vurmanın, kişiliğini, kendini rencide etmenin açık bir itirafından başka bir şey olmayan bu dünya görüşüne ?talihsiz? demek bile yetersiz kalır.
Muhalefet olmayı, yalnızca karşı gelmek, iktidar ne yaparsa yapsın eleştirmek olarak algılamak ne büyük gaflettir?
Kötüye kötü demek nasıl bir bakış açısını gerektiriyorsa, iyi olana iyi demek de büyüklük ve erdemdendir.
Elbette birinin iyi dediğine bir başkasının kötü demesi son derece normaldir. Yanlış olansa, çoğunluğun iyi dediğine kötü deme gayretidir.
Özellikle de biz gazeteciler arasında..
Kendini hatasız görenlerden iyi bir sonuç ummak da zaten beklenemez. Böyleleri, iyi bir şeyle karşılaştıklarında ne yapıp edip kötü bir noktanın ardına düşerler. Çekememezlik çukuruna yuvarlandığının farkına bile varamadan baltayı hep taşa vurmaya devam ederler.
Bazı ruhlar vardır ki sadece görmek istediğini arar. Onu da bulamazsa hemen silahları çeker.
Herkesin kendi doğrusu vardır ya, kişi yada kişilerin yaptıklarını kendi doğrularıyla terazinin ayrı ayrı gözlerine koyarak, tartmak, tartının ağırlığı ne çıkarsa çıksın, kendi çıkarttığı sonucu ele alan zihniyet, hakim, savcı hatta avukat olmayı da elden bırakmaz.
Kusturica protestosuyla gündeme damgasını vuran MHP?li Kepez ve Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Reşat Oktay olayı tam unutulmaya yüz tutuluyor.,
Birisi kaşımaktan geri durmuyor.
Son kaşıyan da AKSAV Yürütme Kurulu Üyesi Hüseyin Şanlı.
Oktay?ın protestosunun adına, ?Reklam? koyuluyor. Hoş daha önce biz gazeteciler de aynı tür bir yaklaşım göstermiştik fakat Şanlı?nın, ?Dr. Reşat Oktay milletvekili seçimlerinde adaylığını koyarsa kimse şaşırmasın? hitabı çıta yükseltilmesi gibi bir şey.
Zira, ?Oktay Kepez Belediye Başkan adaylığına göz kırpıyor. Bu hevesi uğruna protestosunu yaptı? denilmişti.
Bir siyasetçi düşünün. İlçe Belediye Meclis Üyesi ve aynı zamanda Büyükşehir Belediyesi?nin. Kendi Partisi?nin de gurup sözcüsü. Bu siyasetçinin hedefi ne olmalıdır?
Ömür boyu meclis üyesi kalması mı?
Sen kal.
?Son zamanlarda sahte STK sayısı arttı? saptamaları da sıkça arttı.
Dün bile devam etmiş.
Gerçek-Sahte ayrımı nasıl ve ne şekilde yapılabilir ki?
Kişiler, işine gelen STK?lara gerçek, işine gelmeyenlere de sahte gözle bakması gayet doğal.
Gerçek STK?lar kim?
Nerede?
Ne iş yaparlar?
Antalya?da yaşayanların, ulaşım, altyapı, huzur, doğa ve yaşam haklarını mı korurlar?
Hiç mi sokağa çıkmazlar?
Bir kez olsun toplu ulaşım araçlarını mı kullanmazlar?
Yağmur altında neden yürümez, yürümedikleri o yolda altyapı hizmeti olmadığından dolayı ayakkabıların nasıl ıslandığından bi haberdar olmazlar?
Bir siyaset adamının çıta yükseltiyor olmasından rahatsızlık duyanlar, sahte yada gerçek STK temsilcileri için terazi ayarlasınlar.
O terazinin tartı topu ister taban yapsın, ister tavan.
Fark etmez.
Hedef siyaset adamlığıdır da ondan.