Antalya’da siyaset hareketlendi. CHP adeta toz duman. Ama bugün kavgaları değil güzellikleri yazacağım. 
Antalyaspor, Pazar günü Bursaspor’a konuk oldu. Bu zorlu deplasmanın sponsorluğunu eski yöneticilerden Ali Yılmaz üstlendi. Aynı zamanda Antalyaspor Vakfı’nın başkanı olan Yılmaz, mükemmel bir organizasyona imza attı. 200 kişilik uçak dolu havalandı. Kafilede Antalya Valisi Sebahattin Öztürk ve Emniyet Müdürü Cemil Tonbul’un yanı sıra eski ve yeni yöneticiler hazır bulundu. Basın mensupları ile taraftarların da yer aldığı kafile, yolculuk boyunca keyifli anlar yaşadı.
Uzun bir aradan sonra bir deplasmana dolu uçakla gitmek gerçekten sevindirici. Bunu sağlayan Ali Yılmaz ve ekibine kendi adıma teşekkür ederim. Böyle işadamlarımızın çoğalmasını ümit ederek biraz da maça değinmek istiyorum.
Antalyaspor, zorlu Bursa deplasmanından puanla dönmesi hiç yoktan iyidir. Bana göre takım da fena oynamadı. Maça tutuk başlasa da bunu üzerinden çabuk attı. 13. dakikada gelen gole rağmen oyun disiplininden kopmadı ve maç boyunca dişe diş bir mücadele verdi. Geçmiş maçlara göre daha istekli gördüm futbolcuları. Heyecanlı ve kazanmak isteyen bir takım ruhu vardı sahada. Oyun olarak belki göze hoş gelen bir futbol sergilenmedi, ancak maçın her dakikasında iştahlı olmaları önemliydi. Bunun ödülünü de son dakikalarda bulduğu golle aldıklarını düşünüyorum.
Sahada sergilenen kora kor mücadelenin yanı sıra tribünlerdeki şov da görülmeye değerdi. Bursa kelimenin tam anlamıyla bir futbol şehri. İnsanlar maç günü bütün özel işlerini bırakıyor, o günü takımlarına ayırıyor. Rakibin kim olduğuna bakmadan her maçta tribünleri dolduruyor. Tıpkı Antalyaspor maçında olduğu gibi. Tribünleri dolduran binlerce Bursasporlu taraftar, hem kulağımızın pasını sildi hem de gözümüze hitap etti. 90 dakikalık maçın büyük bir bölümünde yeşil zemini değil, tribünlerdeki şovu izledik. Yazımı ‘darısı başımıza’ diyerek bitiriyor, örnek bir davranışa imza atan Ali Yılmaz’a bir kez daha teşekkür ediyorum.