“Stadyum” konusunda cumartesi günü yapılan “beyin fırtınası”nda Akaydın, “Üniversite’deki stadı” bir kez daha gündeme taşıdı..
“Antalyaspor maçlarını Üniversite’de oynasın” dedi..
İstanbul’da “Olimpiyat”, İzmir’de “Atatürk”, Ankara’da “ASKİ” örnekleri sık sık “yanlış yatırım” olarak nitelendirilirken..
“Stadyumlar kent merkezinde olacak söylemlerine katılmıyorum, kolay ulaşılır bir yerde olması yeterli” demesine kimse bir anlam veremedi..
Adını saydığım bu 3 stad da “kolay ulaşılır” bir yerde, ama maçlar hep boş tribünlerle oynanıyor..
Devam etti:
“Acil çözüm, Üniversite Stadı’dır..”

Bu sözlerini haziran ayı içerisinde de söylemişti..
Ve o günlerde (23 Haziran 2011) şöyle bir yazı yazmıştım..
Dikkatli okuyun, ilgili bölümü aynen veriyorum:

Üniversite Stadı için..
Akaydın yine, “Antalyaspor’a güvenlik gerekçesiyle verilmemiş, Emniyet ne güne duruyor, böyle bir saçmalık olur mu” demiş..
Dedim ya..
Bu adam rektör olmuş, ama demek ki hiç rektörlük yapmamış..
Bir kere dünyanın hiçbir yerinde (geri kalmış ülkeler dahil) bir kentin ligde oynayan futbol takımına Üniversite kampusu içinde maç yaptırılmamış, yaptırılmıyor..
Örneği yok..
İkincisi ve daha önemlisi..
Üniversite bir “bilim yuvası”dır..
Bilimin mesai saati olmaz..
Gece de, hafta sonları da bilim insanları sürekli olarak çalışıyor..
Artı, her yıl 52 haftanın en az 40 haftasında cumartesi-pazar günleri sınav yapılıyor..
Sessizliğin ve sükunetin hakim olması gereken bir yerde bir lig maçı nasıl oynanabilir?
Oynanabilir mi?
Ayrıca..
Sahanın çevresi tartan pist..
Her maçta kramponlarla bu pist bozulacak..
Maliyeti, Akaydın’ın çim sahasından fazla..
Buna ödenek bulmak kolay mı?
Öte yandan..
Stad, kampusun neredeyse tam ortasında..
En yakın kapıya 1 kilometre uzaklığı var..
Böyle bir yerde, özellikle büyük maçlar oynandığında olay çıksa..
(manzarayı gözünüzün önüne bir getirin)
Polis olsa ne yazar?

Yani..
Antalyaspor için “acil çözüm”ün Üniversite Stadı’nın olması mümkün değil..
Öte yandan..
Cumartesi günkü toplantıda, bir laf daha etti..
Dedi ki:
“Üniversite’deki stadın altyapısında emeğim var..
Bazıları (beni kastediyor) bu sözlerimi ‘Üniversite stadını ben başlattım’ diye algıladı..”
Bunu da Rektör İsrafil Kurtcephe’ye sordum..
“Stadın altyapısında Akaydın’ın fikren-bedenen-manen bir emeği var mı?”
İşte aldığım cevap:
“Hayır, bu stadın yapılmasında Akaydın’ın uzak-yakın zerre kadar katkısı da yok, etkisi de yok.. Proje Trabzon’dan geldi ve projenin sahibi de Gazi Üniversitesi’nden bir hocadır..”

Yani..
““O stadın çoğunu ben yaptım.. Güvenlik gerekçesiyle Antalyaspor'a verilmemiş” şeklinde konuşan ve bunu inkar eden Akaydın’ın, o statta “azıcık bile emeği” yok..

Özetle..
Ak Partili milletvekilleri, “siyaset üstü” bir girişimle, Antalya’nın büyük bir eksiğini kapatabilmek için mücadele ediyor..
Akaydın veya o tip kişilerin işi sulandırmaya ve dikkatleri başka tarafa çekmeye çalışması hiç hoş bir tutum değil..
Herkes konuştuklarına ve yaptıklarına dikkat etsin..
Bu defa Antalya affetmez..