Sayıları 12 milyona yaklaşan emekli şu sıralar promosyon heyecanı (!) yaşıyor…

Gazeteler, televizyonlar ve hatta sosyal medyada çok sık dillendirildiği için artık herkes biliyor. Maaşı 1000 liranın altında olan emekliye 300, 1000-2000 arası olanlara 375, 2000’in üzerinde maaş alanlara da 450 lira promosyon ödemesi yapılacak. Ödemeler Mart ayı itibarıyla başladı. Hatta Ziraat Bankası Şubat ayının son haftasından itibaren ilk ödemeleri yaptığını duyurdu…

Çalışan bir emekli olarak konu beni de direkt ilgilendirdiği için bir konuya dikkat çekmek istiyorum. Malum promosyon ödemeleri, emeklilerin yıllardır süregelen bir hayaliydi. Gerçi dağ fare doğdurmuş olsa da bu hayalin gerçekleşmiş olması sevindirici. Lakin bankaların aç gözlülüğü, kaşıkla verileni kepçeyle geri almak istemesi sevincimizi resmen kursağımızda bıraktı. Geçen ulusal kanallardan birinde yapılan sokak röportajında bir emekli vatandaş promosyonla ilgili soruya, “Valla promosyon yokken borcum yoktu. Promosyonu aldım şimdi bankaya kredi borcum var..” yanıtını verdi.

Şu an genel durum maalesef budur…

Yıllarca çalış çabala, “Bir gün emekli olunca şunu yapacağım, bunu yapacağım” diye hayal kur, sonra vasat bir semtteki bir ev kirası kadar maaşla yaşamak zorunda kal…

Maaş temel ihtiyaçlarını karşılamaya dahi yetmiyorsa fazla seçeneğin yok.

Ya çalışacaksın (iş bulabilirsen tabi) veya kredi batağına düşeceksin…

Nitekim TÜİK verilerine göre günümüzde 12 milyona yakın emeklinin üçte biri çalışıyor, bir o kadarı da iş arıyor…
12 milyon emekli içerisinde maaşını tam olarak alabilen sayısı yok denecek kadar az. Çünkü hemen her emeklinin bir veya birden fazla kredi borcu, kredi kartı vs., bulunuyor.

Bu da yetmezmiş gibi üç kuruş promosyon için olmadık engel çıkaran ve hükümetin baskısı sonucu kerhen razı gelen bankalar şimdi verdiklerini misliyle geri alma yarışında…

Meselenin takipçileri bilecektir. Promosyonla ilgili ilk açıklamalar yapıldığında, bankaların promosyon ödemesi yapacağı emekliden kredi kartı, kredili mevduat hesabı, otomatik ödeme talimatı gibi taleplerde bulunduğu kamuoyuna yansımıştı. Emeklilerin isyanı ve hükümetin müdahale etmesi sonucu bankalar bu isteklerinden geri adım atmış olsa da, şimdilerde emekliyle yapılan sözleşmelerde satır aralarına bağlayıcı ifadeleri ustalıkla yerleştirdikleri iddia ediliyor.  Zaten canı burnunda olan birçok emekli, alacağı üç kuruşun heyecanıyla önüne konulan sözleşmeleri incelemeden imzayı basınca akibet kaçınılmaz oluyor.

Verdikleri üç kuruşu misliyle çıkarma hesapları yapan bankaların şu sıralar birbirleriyle girdiği ‘emekli kapma’ yarışı ise evlere şenlik. Geçenlerde bir tanıdığım aradı, hani emekliyiz ya, “Abi gel senin maaşı filanca bankaya transfer edelim, sana mevcut promosyonun üzerine 75 lira daha veriyorlar” dedi. Üstelik o bahsettiği bankaya yönlendireceğim/götüreceğim her emekli başına da 75 lira alacağımı söyledi. Yani promosyon konusunda aylarca hükümetle kıyasıya pazarlıklar yapan, verilecek rakamı asgari seviyede tutmak için takla üstüne takla atan bankalar, daha fazla emekliyi çekebilmek için paradan hiç kaçınmıyor. Niye çünkü emeklinin getirisi çok fazla. Her ne kadar ‘zorlama yok’ denilse de zaman içerisinde emekliye kredi verecek, kredi kartı verecek, daha senesi dolmadan emekliye verdiği 300 lirayı faizlerle ve kat kat fazlasıyla geri alacak…

Bankaların sırf bu hırsı dahi 12 milyon emekliye hangi gözle bakıldığını göstermiyor mu?

Ne dersiniz?...