Reklam
Reklam
Nazlıcan Şenyurt

Nazlıcan Şenyurt

Empati yoksunluğu mu düpedüz kötülük mü?

26 Haziran 2020 - 00:01

     Bazen insanlar ne zaman bu kadar kötü oldu diye düşünmekten alıkoyamıyorum kendimi. Bugünlerde de böyle düşünceler içindeyim. Geçen hafta babamın son isteği olan, her gün gidip suladığım, gözüm gibi baktığım zeytin ağaçlarının köklerinin koparılıp yerlerinin değişmesiyle kurumalarına şahit oldum. Ağaçların yerini değiştirmek bir suç. Suçtan da öte günah. Sebebini araştırırken bir mermer şirketi çalışanları tarafından yapıldığı bilgisini edindim. Şirket sahibini aradım bu yapılan katliamın sebebini sormak için. Ağaçlarımın seneler sonra büyümesiyle yaptıkları mezarın bir gün zarar görmesini engellemek için yerini değiştirdiklerini ve dolayısıyla kuruduğunu söyledi. Kendi alanıma ait kendi ağacımın başkasının mezarına zarar vereceğini iddia ederek laf arasında “empati yapın lütfen, sizin mezarınız bozulacak olsa kesmez miydiniz?” dedi. O an kalakaldım. 2 canı öldürmüş, empati diyor. Dolayısıyla bugün sizlere empati hakkında yazmaya karar verdim.

     Empati duygusal zekanın bir bileşeni olarak bir başkasının duygu düşünce ve davranışlarını, motivasyonunu anlama yeteneği olarak biliniyor. Narsisistik kişilik bozukluğu gibi bazı durumlarda kişilerde empati yoksunluğu olabiliyor. Ancak empati yoksunluğunun kötü niyetten ayrılması taraftarıyım.

     Biz ruh sağlığı bilimcilerinin vaka analizlerinde sıkça karşılaştığım bir yanılgı bu. Bilge Lord cinayetinde de birçok psikolog bu hataya düştü; “Hiçbir sağlıklı anne çocuğunu öldürmez.” Hayır öldürür efendim. Ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı, akli dengesi yerinde bir anne de bunu yapabilir. Bizim eğitimimizde de çok vurgulanan bir olgudur ayrımcılık yapmamak, herkesi anlamak, kabul etmek gibi tutumlar ancak fazla anlayış bizi gerçeklikten saptırır ve ön yargılarımızla hareket etmemize neden olur. İyi psikolog gerçeği doğru değerlendirebilendir.

     Tekrar şirket sahibine dönüyorum. Empati yeteneğine sahip ki mezar sizin olsa siz de keserdiniz diyor. Öte yandan savunmasız iki zeytin ağacını katlederken üstündeki zeytinlere bile acımıyor. Onların dilleri yok, hesap da soramazlar nasılsa… Benim iki çocuğum öldü. Ben bu konunun adaletini Allah’a, yorumu sizlere bırakıyorum. Sevgiyle kalın dostlarım.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum