Geçtiğimiz Salı günü..
Büyükşehir Genel Sekreteri Mehmet Rıfkı Aktekin ile Adliye’de “birlikte”ydik..
Başkan Mustafa Akaydın’ın bana açtığı “manevi tazminat davası”nda, Akaydın’ın şahidi olarak orada bulunuyordu..
Yanımızda gazetemizin avukatı Adil Bingöl ile benim şahidim Vedat Gürhan, Akaydın’ın avukatı Baro eski Başkanı Zeki Durmaz ile Akaydın’ın diğer şahidi Akgün Keskin Sakarya da vardı..
Duruşma biraz gecikince, grup olarak çay içtik, epeyce bir sohbet ettik..
Sohbetin konularından biri de “Halkkart” idi..
Mehmet Bey’e, bu konuda Büyükşehir olarak ne yapacaklarını sordum..

Sorumun nedeni olarak da şunları söyledim:
- 21 günlük firmaya verdikleri ihale iptal edildiğine, Büyükşehir ile A-Kent arasında hukuki bir ilişki kalmadığına göre..
Ve..
- Şu anda A-Kent hala kart satıp ulaşım paralarını topladığına göre..
- Ortada “hukuki bir boşluk” var..
Üstelik..
- A-Kent’in hala ulaşım paralarını toplaması da, Belediye payı olan yüzde 2’yi alması da “yasal” değil..
...
Mehmet Aktekin şunu söyledi:
“Hukukçu arkadaşlarımız bize işin bu kadar vahim olduğu konusunda bir şey söylemedi..
Ancak..
Halkkart’ın yerine yeni bir ‘akıllı kart sistemi’ getirilmesi için çalışmalara başladık..
Şimdi bu çalışma devam ediyor..”

Yani..
Antalya Büyükşehir Belediyesi, kendi getirdiği “Halkkart”ı da tıpkı “Antkart” gibi yok edecek ve yerine yeni bir ‘akıllı kart’ için ihale açacak..
Açsın..
Açmalı zaten..
Siyasi nedenlerle iptal edilmesine göz yumulan “Antkart”ın tırnağı bile olamayan Halkkart’ın iptal edilmesi, bana göre doğru bir karardır..
Yerine, yine Antkart gibi doğru bir akıllı kart sistemi getirilmelidir..
Ama..
Bu, yepyeni kart çalışması, sorunları da beraberinde getirecektir..
Bugüne kadar Antalya’nın trilyonları ile yaratılan A-Kent’in, şartnameye uymayan sisteminin ne olacağı hiç belli değildir..
Yeni kartla ilgili olarak bazı firmalarla görüşmeler yapıldı, yapılıyor..
Firmalar, şu anda kullanılan kartların “bilgi taşıyan akıllı kart” olduğunu sanıyorlardı..
Böyle olmadığı anlaşılınca Büyükşehir de, firmalar da kara kara düşünmeye başladı..
Çünkü…
Yeni kart demek, halka satılacak kart demekti..
Halkkart fiyaskosundan sonra, yeni kartı vatandaşa kim nasıl izah edecekti?

Bir başka sorun..
A-Kent firması ile yapılan anlaşmanın bozulmasıyla ortaya çıkacak olan “tazminat” konusu..
Halkkart’ı eline-yüzüne bulaştıran Büyükşehir Belediyesi, A-Kent’e tazminat ödemek zorunda..
Bu para Büyükşehir yöneticilerinin cebinden değil, Antalya halkının cebinden çıkacak..
Buna vatandaş razı olur mu?
Ya da..
Bu ülkenin düzenini sağlamak ve vatandaşın hakkını korumakla yükümlü merciler buna göz yumar mı?

Diyeceğim o ki..
Mustafa Akaydın ve CHP yönetimi, akıllı kart konusunda Antalya’yı büyük zarara ve sıkıntıya sokmuşlardır..
Antalya’da uygulanmakta olan dünyadaki en son akıllı kart sistemini yok edip, yerine çok daha kötüsünü getirenler bunun hesabını herhalde vereceklerdir..
Şimdi, “yeni bir akıllı kart” çalışması yapılıyor..
Yapılıyor da..
Bunu Antalya halkına kim, hangi yüzle ve nasıl söyleyecek..
Bekliyorum..