İnsan oğlunun başına ne gelirse ya iyilikten, ya da dürüstlükten gelirmiş.
Haa.,
“Bir de ya meraktan, ya da meraktan” denir.
Bir insan iki şeyi unutmaz.
Birincisi borcunu, ikincisi yediğini, içtiğini.
Hoş, “Dün akşam ne yediğimi bile hatırlamıyorum” diyenler de çıkar ancak, o türler için tıp Alzheimer teşhisi koyuyor.
Açıklaması da; “Alzheimer hastalığı, günlük yaşamsal aktivitelerde azalma ve bilişsel yeteneklerde bozulma ile karakterize, nöropsikiyatrik semptomların ve davranış değişikliklerinin eşlik ettiği nörodejeneratif bir hastalıktır. Bu hastalığı ilk olarak Alois Alzheimer tanımlamıştır” şeklinde.
Türkçe olarak kısaca açıklaması, “Unutkanlık. Ne yaptığını, nerede olduğunu hatırlamamak.”
Adam unutkanlık hastalığını bulmuş adına da kendi ismini koymuş.
Ama ben bundan sonra kendi açımdan Alzheimer hastalığının tanımını değiştiriyor ve bu kelime telafuz edildiğinde, “Haa. Cevat Alp hastalığından mı bahsediyorsunuz” diye cevap vereceğim.
Neden mi?
Önceki günkü, “Yemin içtim” başlıklı yazımda, Avukat Zeki Durmaz, “1987 yılında ben Milletvekili adayı olduğumda Ekspres gazetesinin sahibi Cevat Alp benim için, Zeki Durmaz ANAP’a yakın duruyor diye bir haber yaptı. Kendisi hakkında dava açtım 10 bin TL tazminat kazandım. O parayla da Korkuteli’ne kütüphane yaptırdım” dedi.
Kafama takılmıştı. Ofise geldiğimde Cevat Alp’e telefon açtım. Bana öyle bir şeyin olmadığını söyledi, telefonu Ali Tongulus’e uzattım. Ona da aynısını söylemiş.” diye yazmıştım.
Bunu yaptım çünkü Zeki Durmaz, “Sen yada siz gazeteci olabilirsiniz ama. Ben sizin gibilerle 1987 yılından beri uğraşıyorum ve hep alt ediyorum” gibi gelmişti bana.
Ve olayın direkt muhatabı Cevat Alp ile iletişim kurup, olayın doğruluğunu öğrenmeye çalışmış, kendisi ne cevabı verdiyse aynısını önceki günkü köşemde belirtmiştim.
Zeki Durmaz dün Ali Tongulüs’ü telefon ile aramış. “Bir faks numarası verir misin” demiş ve kendisine verilen fakstan bir dava sonuç metni yollamış.
Zeki Durmaz 13 Ekim 1987 yılında Ekspres gazetesi hakkında yalan haber yapmaktan dava açmış. Ekspres’in o dönemdeki sahibi Cevat Alp olduğu için de, 10 bin TL’lik manevi tazminat davasını 21 Haziran 1988 karar tarihi itibariyle kuruşu kuruşuna Zeki Durmaz kazanmış.
Ve dün çekilen faksta yasal faizleri ve mahkeme masraflarıyla birlikte toplam 12 bin 550 TL yekün belirtilmiş.
Bu durumda ortada bir yalan varsa, o yalanın sorumlusu Cevat Alp oluyor. Zira söz konusu gelişmeyi kendisine aktardığımızda, yukarıda belirttiğimiz cevapları vermişti.
Dün ise bu konunun seyrini değiştiren Zeki Durmaz oldu.
Öncelikle meslektaşımın unutkanlığından dolayı değerli avukatımızda özrü bir borç biliyorum.
5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde, “Biz Akdeniz Manşet Gazetesi’ni de mahkemeye verdik” gururlanmasında bulunan Avukat Zeki Durmaz’a oracıkta, “Evet doğrudur. Ama açtıkları tüm davayı kazandık” cevabı veren bendeniz, yeri geldiğinde de özür dilemesini biliriz.
Şekil A da olduğu gibi.
Buraya kadar tamam mı?
İyi de;
Zeki Durmaz-Cevat Alp arasındaki mahkeme olayını ele alan benim. Avukat Zeki Durmaz konunun direkt muhatabı olan beni değil de, neden Ali Tongulüs’ü telefon ile arayıp, faks numarası isteyip, 1988 yılında kazandığı davanın ispatı için Tongulüs’e ispat yoluna gider ki?
Bu da ayrı bir davranış biçimi olsa gerek.
Güncel
Antalya
Bölge
Asayiş
İlçeler
Trend Haberler
Antalya’ya yeni otel geliyor!
Bülent Korkmaz’dan Mardin yenilgisi sonrası öz eleştiri: Mağlubiyeti hak ettik
Swandor Hotels & Resort Kemer’de sezonun anahtarı: Misafir memnuniyeti ve kaliteli hizmet
Köprülü Kanyon’da nefes kesen kurtarma
Antalya'da elektrik kesintileri: 18 Ağustos
Antalya'da elektrik kesintileri: 23 Ağustos