Referandumun tartışmalı sonuçlarını iki farklı pencereden değerlendirmek mümkün. Birincisi; AK Parti uzun yıllar sonra ilk kez düşüşe geçti denebilir. Ki, bu görüşü en çok dillendiren doğal olarak ‘hayır’ cephesi…

Bir diğer görüş ise; CHP’nin başını çektiği iktidar karşıtı geniş blokun tüm çabalarına rağmen AK Parti’nin tabanından yoksun bir MHP ile çıktığı yolda yine kazanmayı başarmış olmasıdır…

 

İki görüşte de doğruluk payı var aslında. 2002’den bu yana girdiği yerel-genel tüm seçimlerde oy oranını artırarak kazanan AK Parti, referandumu kazanmış olmasına rağmen oy oranı beklenenin altında oldu. Bu sonucun, iktidar yıpranması, genel doygunluk, muhalefetin yıllardır oluşturmaya çalıştığı ‘yolsuzluk-usulsüzlük algısı’ vs. gibi bir çok nedeni olabilir. Ancak en önemli nedeni ‘tabansız’ bir MHP ile müttefik olmasıdır kuşkusuz. Değerlendirmeyi Antalya bazlı yapacak olursak, Antalya’da MHP’nin önemli dinamiklerini çok büyük bir bölümü zaten günler öncesinden ‘hayır’ vereceklerini deklere etmişlerdi. Parti teşkilatları ve bunların yakınındaki küçük bir zümrenin dışında MHP’den ‘evet’ çıkmayacağı zaten biliniyordu. Nitekim bunu Antalya’nı bir çok seçim bölgesinde sandıktan çıkan sonuçlarda net olarak gördük. Örneğin son yerel seçimde MHP Alanya’da birinci parti olmuş ve 60 bin 489 oy alıp belediyeyi kazanmıştı. Bu seçimde AK Parti de 51 bin 944 oyla ikinciydi. İki partinin toplam oy oranı yüzde 71’i geçmişti. Oysa iki parti müttefik olarak girdikleri referandumdan ancak yüzde 49 oranında oy çıkarabildi. Aldıkları toplam oy ise 80 bin 355’te kaldı. Yaklaşık 40 bin civarında oy kaybı sözkonusu. Bu kaybın büyük bir bölümünün genel merkez yönetimiyle aylar öncesinden ters düşen MHP tabanından olduğu konusunda ekseriyet hemfikir.

 

Keza MHP ve AK Parti’nin birinci ya da ikinci olduğu diğer ilçelerde de durum aynı. Dolayısıyla AK parti’nin referandumda beklediği oranda oy alamamasının müsebbibi MHP. Bahçeli ve şürekası her ne kadar bu düşüncede olanları ‘izansız’ olmakla itham etse de gerçek bu. Ha AK Parti’de de oy kaybı sözkonusu. Ancak bu öyle ‘AK Parti bitti, dağıldı’ denilecek seviyede değil. Nitekim ‘hayır’ cephesinin ‘Kale düştü’ diye sevinç naraları attığı Kepez’de AK Parti’nin oyları az da olsa artmış görünüyor. Bunu MHP’ye bağlamanın manası yok çünkü yukarıda vurguladığımız gibi MHP’nin referandumdaki katkısı yok denecek kadar azdır. Çok geniş bir bloğun yoğun çabasına rağmen Kepez’de Hakan Tütüncü faktörü etkili olmuş görünüyor. Referandum sürecinde Kepez’de girmedik hane bırakmayan, adım atmadığı sokak kalmayan Tütüncü, bu da yetmezmiş gibi günlerce sosyal medyadan canlı yayınlarla Anayasa değişikliği ile ilgili maddeleri tek tek anlatarak olağanüstü bir performans ortaya koydu. Bunu görmezden gelmek sanırım hakkaniyete uymaz.

 

Öte yandan, Antalya genelinde ‘hayır’ çıkacağı zaten öteden beri tahmin ediliyordu. Oy oranları arasındaki makas çok daha açık da olabilirdi. Olmadıysa bunda da Büyükşehir belediye Başkanı Menderes Türel’in katkısı yadsınamaz. Türel de tıpkı Tütüncü gibi referandum sürecinde resmen gecesini gündüzüne kattı. Basın bürosundaki arkadaşlardan birisi o günlerde “Abi günde asgari 6 kürsü konuşması yapıyor, buna tempoya nasıl dayandığını anlamak zor” demişti. Bunu biz de bizzat gözlemledik. Büyükşehir Yasası’nın mimarlarından olan Türel, bu yasayla birlikte başlattığı hizmet yağmuruyla abad ettiği ilçeleri tek tek dolaştı süreç boyunca. Bazı gezilerine biz de katılmıştık. Bunca çalışmaya, çabaya rağmen sandıktan ‘hayır’ çıktıysa bunun fatura edileceği son isimlerden biri herhalde Türel olmalı.

 

Yani demem o ki, sandıktan çıkan ‘evet’ tatminkar değildir belki ama AK Parti’nin yenilgisi olarak da görülmemeli.