Bu yazdıklarım önceki gün yaşandı..
Saati, dakikası, hatta görüntüleri bile var..
Yani..
Kimse inkar edemez..
Bir de yaklaşık 1 hafta kadar önce yine aynı kişinin yaşadığı başka bir olay daha var..
Bunları Büyükşehir Başkanı Mustafa Akaydın’a ve Halkkart’ın (A-Kent firması) ilgililerine aktarıyorum..
Ve “ne yapacaklarını” merak ediyorum..

Zafer Bey, 13 yaşındaki yeğeniyle birlikte tramvaya binmek üzere Vakıf Zeytinliği durağına gelir..
Mobil kartını, kart okuyucuya okutur ve yeğeni yolcu binme bölümüne geçer..
Aynı kartla kendisi de binecektir..
Bu nedenle diğer okuyucuya okutmak ister..
Ama..
Kartta para yüklü olmasına rağmen alet mobil kartı tanımaz..
Yeğeni içeri giren Zafer Bey dışarıda kalmıştır..
Güvenlik görevlisi, “sistemde sabahtan beri bir arıza olduğunu” söyler..
Zafer Bey, “yeğenim girdi, kartı okutun benim de girmem gerekiyor” diyerek içeri girmek ister..
Ancak görevli güvenlik memuru buna izin vermez..
Zafer Bey direnir..
“Kardeşim, sistem arızalıysa bana ne.. Bu karta para verdim, okutun kartı geçeyim, okutamıyorsanız ben geçerim” der..
Geçerdin-geçemezdin diye başlayan tartışma, “iteleyip-kakalama”ya döner..
Güvenlik görevlisi, “bilet al o zaman” der..
Ancak duraktaki bilet gişesi kapalıdır..
Güvenlik görevlisi “git diğer duraktan bilet al gel bin” der bu defa..
Zafer Bey iyice kızar..
Bir yandan (yeğeninin yanında) itelenip kakalanmaktadır, diğer taraftan haklı olduğu halde haksız durumuna düşürülüp mağdur edilmektedir..
Bu arada tartışmalara diğer vatandaşlar da karışır..
Güvenlik görevlisine, Zafer Bey’in haklı olduğunu, belediyenin işini iyi yapması gerektiğini söylerler..
Ancak, bunlar da işe yaramaz..
Güvenlik görevlisi, “ben, bana verilen talimatı uyguluyorum, gidin ilgili yerlere şikayet edin” der..
Güvenlik görevlisi ile Zafer Bey ve diğer vatandaşların tartışmaları neredeyse “çatışma”ya dönüşecekken, Zafer Bey Halkkart’a ve ilgililere lanetler okuyarak yeğeninin elinden tutar ve duraktan çıkar gider..

Yaklaşık 1 hafta önce Zafer Bey “benzer” bir olay daha yaşamıştır..
Yine bir tramvay durağına gelir, içeri girecekken alet mobil kartı okumaz..
Sistem yine “arıza”lıdır..
Durağın diğer tarafına kadar yürür, oradaki alet kartı okur ancak..

Bu olaylarda Zafer Bey’in bir suçu var mı?
Halkkart sistemi..
Hem tramvay duraklarında, hem de dolmuş ve otobüslerde sürekli olarak “sorun” yaratıyor..
Bunun ceremesini de vatandaş çekiyor..
İnsanlar paralarıyla rezil oluyor..
Sistemin arızasıyla hiç ilgisi olmayan vatandaş, en basitini yukarıda anlattığım şekliyle cezalandırılıyor..
Cezayı çekmesi gereken A-Kent firması sessizce olan-biteni seyrediyor..
Sistemi kontrol etmekle yükümlü bulanan Büyükşehir belediyesi ise vatandaşın feryatlarına hiç kulak vermiyor..

“Halkçı yönetim” böyle bir şey demek ki..
“Halkçı Başkan” da böyle oluyormuş, görüyoruz..
Ben sadece bir kişinin yaşadığını anlattım sizlere..
Bu işkenceyi her gün yüzlerce-binlerce Antalyalı çekiyor..
Herkes sistemin “adam gibi” çalışmasını bekliyor..

Peki..
Akaydın neyi bekliyor?