Hırsızın insaflısı, insafsızı mı olur?
Ne demek, “İnsaflı hırsız” ile, “İnsafsız hırsız” yakıştırması?
Adı üstünde “Yakıştırma” diyoruz.
Hırsız, hırsızdır arkadaş.
Eskiden bir şey çalana, “Hangi elinle tuttun” diye sorulur, cezası gösterdiği el kesilerek verilirdi.
Ne varsa eskilerde varmış!..
Esprisi bir yana.,
Şimdi durum, “Hırsız suçluysa ev sahibinin hiç mi suçu yok” dan geçiyor.
Ama şu bir gerçek ki, toplumsal alanlara hizmet edilen bir mekandan-ki bu ülke eğitimine hizmet veren bir kurum, oradan demirbaşı yürütmenin adına ben hırsızlık bile diyemiyorum.
Düpedüz insafsızlık.
Dört yıl önce Karatay Lisesi’nin kantinini ihaleden çekmiş, o dönemdeki okul müdürünün önerisi, zamanın Valisi ve bugünkü Milli Eğitim İl Müdürü’nün de teşvikiyle Okul Aile Birliği olarak kendimiz işletmeye karar vermiştik.
Öncelikli prensibimiz, Karatay Lisesi’nde obeziteyi önlemekti. Her mamülde makul fiyat uygulaması, öğrencinin düzenli beslenmesi hijyenik ortamda hizmet sunabilmek amacıyla yola çıktık.
Öğrenciler sabahları 50 kuruş ödeyerek, bir bardak sıcak süt alabiliyorlardı. Hatta sütün yanına konan bal bile karıştırarak.
Hamburger, Çizburger, ne etinden yapıldığı belli bile oymayan Salam, Sosis gibi yiyecekleri bir kenara bırakın, gazlı içeceğe dahi müsaade etmedik.
Öğrencileri süt, yoğurt meyve ve organik besin maddelerine teşvik ettik.
Çok geçmeden bu sistem Karatay Lisesi’nde öyle benimsendi ki, öğrencilerin memnuniyetleri okul sınırlarını aştı.
Tarım Bakanlığı Türkiye’de ilk kez Beyaz bayrağı Karatay Lisesi’ne verdi. O bayrağı Vali Alaaddin Yüksel gurur duyarak takdim etti.
Ama Beyaz Bayrak Karatay Lisesi’nde 4 yıl taşına bildi. Bugün aylık 19 bin lira (Eski parayla 19 milyar) artı stopaj. Kısacası 20 gün eğitim verilen bir okulun kantininin aylık 25 bin TL kira karşılığı işletmeye verildi.
Peki nasıl çıkacak bu para?
Obeziteli yiyecekler satarak mı , obezitesiz yiyecekler satarak mı?
Kantini geçtik..
Yine Okul Aile Birliği olarak, öğrencilerin boş vakitlerinde belgesel veya spor müsabakalarını izlemeleri, vakitlerini okul içerisinin kuytu köşelerinde fiskoslar yaparak veya kendi aralarındaki guruplaşmaları önlemek amacıyla dev ekran bir televizyon aldık. Uydu kanalı da taktırdık. VCD, DVD oynatıcı, belgesel CD’lerin bol olduğu çantayı da yanı başına koyduk.
Karatay Lisesi’nin öğrencileri, 4 yıl boyunca kantin içerisindeki TV’den bol bol belgesel izleyip, spor müsabakalarını takip edip, boş vakitlerini o şekilde değerlendirdiler.
Ama bugün bundan mahrumlar.
Neden mi?
Çünkü geçtiğimiz gün bir veya birkaç hırsız gelip, o tüm tesisatı söküp götürmüşler.
Zihniyet değişti, hırsızlar da mesai aldı.
4 yıl o okulun Aile Birliğinde bulundum, bir kez olsun okula hırsız girdiğini duymadım.
Öğrenciler arasında kesinlikle nahoş hareketler olmadı.
Özel Güvenlik Şirketiyle çalıştık, rehberlik hizmetlerine haddinden fazla önem verip, özel temizlik firmalarıyla anlaşmalar yapıp, okulun hijyenini en üst seviyede tuttuk.
Peki ya şimdi?
Ayda 25 bin lira kira alacağım derken, bir şeyleri yıkmaya başlamak hırsızların da önünü açmaktır.
Evet hırsız suçlu.
Peki ya ev sahibi?
Antalya
İlçeler
Asayiş
Gündem
Eğitim
Özel
Kültür-
Ekonomi
Spor
Güncel
Sağlık
Trend Haberler
674. Elmalı Yeşilyayla Yağlı Güreşleri’ni kim kazandı?
Servisçilerden Milli Eğitim’e sert tepki: ‘Düzeni neden bozuyorsunuz?’
Antalyaspor’un eski yöneticisinden çarpıcı açıklamalar!
Bülent Korkmaz’dan Sivasspor yenilgisi sonrası: “Futbolun içindeki bütün talihsizlikleri yaşıyoruz!”
‘Eleştiriyorum diye beni engelledi!'
İsmail Öz’den dikkat çeken mesaj: Sen saygı duy ki, saygı duyulasın