Bugün 2009 yılının son günü. Koskoca 365 günü kapsayan 1 yılın bitiş günü.
29 Mart?tan bu yana, 9 aylık süreçte, Dünya kenti Antalya, doğru dürüst bir tane yatırım yüzü göremeden zaman nasıl su gibi akıp geçtiyse, 1 yıllık süreçte aynı şekilde geçiverdi.
Herkes dönsün geriye bir baksın.
?Ben 2009 yılını kendi adıma dolu dolu geçiren birisiyim? diyecek olanların sayısı acaba ne kadardır dersiniz?
2009 yılının bugünkü son gününe kadar Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın biz basın mensuplarına bol bol malzeme verdi. Bizler de o malzemeyi nakış işler gibi işleme gayreti gösterdik.
Tüm bu gayretlerimiz amacına ulaştı mı bilemeyiz. Bildiğimiz bir şey var ise eğer, mesleğimiz konusunda 2009?u vicdani rahatlıkla uğurluyor, 2010 için gerçeğini söylemek gerekirse Antalya adına az da olsa hizmet konusunda olmanın beklentisi içerisindeyiz.
Beklentimiz boş mu çıkar bilemeyiz ama, 2010?da Mustafa Akaydın?ın yapacağı hizmetlerle hakikaten utanmak isteyenler arasındayım.
O SÖYLER, BİZ YAZARIZ.
Akaydın?ın 29 Mart öncesi seçmenlerine dağıttığı seçim büroşürlerini itanayla saklıyorum. Yeri ve zamanı geldiğinde de, ?Hani? diye sormaktan geri durmuyorum.
Durmuyorum, durmamasına da, neden yalan söyleyeyim epey bir zamandır yüzüne dahi bakamadığım büroşürler toz içinde kalmaya başladı.
Çünkü her gün öyle malzemeler veriyor ki sayın Akaydın, kendi seçim vaatlerinin yer aldığı yazıları kendisi unutturuyor.
Zaten istediği de bu değil mi?
Yani unutturmak!..
Biz mi tongaya düşüyoruz?
Son malzemesi çok ilginç. Hakikaten acayip.
?Kimseye yetki vermedim, kimsenin benim adıma iş ve aş sözü vermeye hakkı yok. Bu tür söylentilere kimse kulak asmasın.?
Bu sözler Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın?a ait.
Alın bu cümleyi, koyun teraziye. Bakalım tartı ibresi kaçı gösterecek.
İsterseniz aynı cümleyi yazın, pusulanın üzerine koyun. Pusulanın ibresi kim veya kimleri gösterir dersiniz?
Şuna eminim ki beni kesinlikle göstermez.
Yarası olan gocunsun ama Akaydın?ın yukarıdaki sözleri yenilir, yutulur cinsten değil.
Hatta sözünün başında bir de partili ismi vermiş. Verdiği kişi ismi de, Mesut Kılcır.
Mesut Kılcır CHP?de tabanın önemli isimlerinden birisidir. Mustafa Akaydın?ın seçim çalışmalarında en ön saflarda yer alan, Akaydın?ın seçilmesinde etkin rol oynayan isim. Ama 9 ay sonra Mesut Kılcır ismini vererek, ?Kimse benim adıma iş ve aş vaadi verme sözü veremez? söylemi var ya, bana göre bayağı bir ağır hitap.
Akaydın hitapta bulunur, biz gazeteciler de o hitapları okurlarımıza taşırız.
Çünkü işim bu.,
Merak ediyorum da, Mustafa Akaydın?ın bu cümlesinin içerisinde acaba gazeteci işareti var mıdır?
Varsa bile ben buna da hiç alınmadım.
Zaten alınsam ilk şaşıracak kişi Mustafa Akaydın?ın kendisi olur.
Ve bu vesileyle şimdi sormak istiyorum.
Akaydın adına kim, kime iş sözü vermiştir?
Aş vaadinde bulunan muhterem veya muhteremler kimlerdir?
Kendisini Akaydın adına yetkili gösteren biri veya birileri mi olmuştur?
Mustafa Akaydın kendi söylediği bir sözün cevabını da, derhal kendisi vermelidir. Aksi takdirde, düne kadar her kesime yaptığı gibi, şimdi belediye başkanı seçildiği partisinin, partililerine de, ?Çamur at izi kalsın? uygulamasının start düğmesine basmış gibi görülecektir.
Benden uyarması..

   DİP NOT    
Özür diliyorum1..
Özrü dileyen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın. 2009 yılının 9 aylık başkanlığı sürecinde, Akaydın?ın ikinci özrü dün yankı yaptı.
Seçim öncesi, ?Başkan seçilmem halinde ilk işim işçi alacaklarını ödemek olacaktır. Bu benim namus borcumdur? deyip, aylar sonra, ?İşçiye verdiğim sözü tutamadım, özür diliyorum? dedi.
Ardından, kapanmaya yüz tutan tekerlekli sandalye basketbol takımı oyuncularına 2 tane engelli bisikleti dahi alamamasından dolayı, özürlü basketbolcularımıza hitaben, ?Sizlerden özür diliyorum? demiş.
Desene 5 yıl boyunca biz bu özür dilemeleri çok duyacağız.