Biraz fazla seyahat yapan bir adam olarak dört günlük Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gezimde yavru vatanı görme fırsatım oldu. Ne yapalım, bizde bu yaşta gördük acı çekmiş toprakları.

Osmanlı Padişahı 2. Selim döneminde 50 bin şehit verilerek alınmış topraklar. Ülkemizin çeşitli şehirlerinden mecburi göç ettirilen 28 bin 600 kişi ile bu günlere gelen Kıbrıs.

Kıbrıs’a gittiğinizde şaşırmayın. Çünkü yıllarca İngilizlere kiraya verilmiş, sonrasında ise İngiltere’nin el koyduğu adada trafik bizdeki gibi sağdan değil, soldan işliyor. Araçların direksiyonu da sağda. Yani Kıbrıs küçük bir İngiltere. Kıbrıs’ta camiinin de parmakla sayılacak kadar az olması, yaşama alışkanlıklarını oldukça değiştirmiş.

Kıbrıs tarihi güzellikleri ile harika bir mirasa sahip. Bunların çoğu acı ile yoğrulmuş olsa da, yinede bizim en önemli değerlerimiz.

K.K.T.C’ye gittiğinizde mutlaka şehitlikleri ziyaret edin. Açık hava araç müzesini gezin. Meşhur Mavi Köşk’e uğramadan gelmeyin. 1974 yılında düşmanın arkasına sızmak için görevlendirilen Türk ordusuna ait tankın dağın tepesine nasıl çıktığına şahit olun.

Burada gün batımında fotoğraf çekin, Bella Pais Manastırı’nı görmeyi ihmal etmeyin. Barbarlar Müzesi’ni gezi programınızdan eksik etmeyin.

Kıbrıs’a gittiğinizde Girne Kalesi’ne bir tam gün ayırmanızı öneririm. İçinde beş adet müze bulunan geniş alanda bulunan harika bir kale.

Mevlevi Müzesi, Selimiye Camii benim gördüğüm hayran olduğum gezi programınıza alabileceğiniz yerler. Üstelik müze dahil tarihi mekanlara giriş ya ücretsiz, yada 3.5 TL.

Kıbrıs güzellikleri kadar farklı özellikleri ile de dikkatimi çekti. Her ailede üç aracın olduğu adada, toplu taşıma otobüsleri adeta 70’li yıllardan kalma. Araçlar ucuz, yakıt ise Türkiye’den 1 TL. daha uygun fiyata. Elektronik ise ÖTV olmaması nedeniyle cazip fiyatlara satılıyor.

Kıbrıs gezim boyunca hiç dilenci görmemem, Kıbrıslıların zenginliğini anlatır gibiydi. Öğrendim ki Kıbrıs’ta en düşük devlet maaşı 3500 lira, asgari ücret 1560 Lira.

Kıbrıs turizm adına hak ettiği yerde değil. Her yıl 900 bin turistin geldiği K.K.T.C ve her yıl 10 milyon turist gelen Rum kesimi. Kıyaslamayı siz yapın. Üstelik bizde kumarhane varken. K.K.T.C.ye bir tane Cruise gemisinin gelmemesi, turizm sorununu ve ülke olarak tanınmama sorununu ortaya koyuyor.

Kıbrıs kumarhaneler ile zenginleşirken, çıkarttığınızda kumarhaneleri tüm albeni kaybolacak gibi. Caddeler temiz, ancak bir yat limanına baktığımızda çok kirli. Yani Kıbrıs’ın ya çok iyi, ya çok kötü gerçekleri var.

Her şeye rağmen Kıbrıs’a her Türk gitmeli ve yavru vatanı görmeli. Biz Keyif Ekibi diye adlandırdığımız dostlarımız Gamze Yener, Tevfik Yener, Havva Büyükkeskin Yılmaz ve Ömer Yılmaz ile Seyirci ailesi olarak Kıbrıs’ta harika dört gün geçirdik.

Önerimiz Kıbrıs’a ilkbahar yada sonbaharda gitmeniz. Kıbrıs’a hava serinken gitmenin tam zamanı. Hava sıcaklığı ve nem olarak Antalya eşittir Kıbrıs.

Kazasız ve cezasız günler dileğiyle.