Bir cumartesi daha gelip, kapıya dayandı. Bu satırlar okunurken, kim bilir Sude beni hafta sonu tatilim için hangi yönde yönlendirecek, kendim dahi bilmiyorum.
Zaman su gibi akıp geçiyor.
Kimileri son 4 ay, kimileri 4 yıla, kimileri de 40 yıla bakıpta iç geçiriyor.
?Bunca zamanı ben niye boşu boşuna geçirmişim? sorusunu defalarca kendi kendisine sorarak.
Bardağın hep boş tarafına bakmak biz insanlara mahsus.
En küçük bir olumsuzlukta hep o boş taraf ele alınır, dolu yöndeki bir hatırın dahi peşinden gidilmez, ?Buna da şükür? sözcüğü elzem gelir.
Evet, evet.,
Gerçekten zaman su gibi akıyor.
Her pazartesi, cumartesilerin gelmesini iple çekeriz ancak, bir bakmışız ki günlerden cumartesi oluvermiş. Bakarız geriye, 6 günlük süreçte ne yapmışız, ne etmişiz de kos koca 6 günü tüketivermişiz kendimiz dahi anlayamaz hale gelmişiz.
?Bugün kendin için ne yaptın? sorusunu kim kendi kendisine kaç kez soruyordur?
?Bugün başkası için ne yaptın? denildiğinde hindi gibi kabarır, ?Ohoooooo? demekten kendimizi alamayız.
İnsanın iç, aile, iş ve geçim sorunundan tutun da, memleket meselelerine kadar ilgilenmek biz insanların asli görevleri. Ama gel gör ki o görevleri yerine getirirken, beyin hasar görüyor. Ciltler isyan ediyor.
Yetmiyor yürekler sızlıyor.
O olumsuzluklar yaşamdan hiç alamazsa bırakın yıl ve günleri, maddiyata vursan paha biçilmez insan ömründeki en azından dakikaları alıyor ama farkında bile değiliz.
Sahi ben bu cumartesimi ciğerlerime bol bol oksijen çekebileceğim, sessizliğine hayran kalacağım, yediğim ve içtiklerimle haz alacağım nereye gidebilirim?
Var mı böyle bir cennet misali yer.
Mevsim kış.,
Dünyanın cennet gözüyle baktığı Antalya gibi harika bir yerde yaşıyoruz. Ama bize bu cennet nedense dar geliyor.
İnsanız ya.,
Doyumsuz olmak bizim benliğimize yerleşmiş.
Bunun sanırım bir diğer adı da nankörlük olsa gerek.,
İsterse bardaktan boşalırcasına yağsın yağmur, isterse hava yüzünü asıp, bizlere ?Yağdı. Yağacak? dedirte dursun.
Hatta ve hatta her cumartesi eşofmanımın kuyruğuna sarılan Sude yatağından dışarıya dahi çıkmasın.,
Ben bugünümü bir saniye geriye bakmadan doya doya geçirmeye kararlıyım.
Yani cumartesimi?
Yazları 3 dakikada deniz.
Hatta 5 dakikada piknik alanı.
Kışları dakikalar belki saatlere ulaştırıyor ama, bizim bir de Saklıkent gibi başka bir cennet diyarımız daha var.
Çıktı işte. Yazının içinden cumartesimizi geçirebileceğimiz bir rota çıktı.
O rotanın durağı da Saklıkent.
Sıkı dur beyaz cennet. Mangalımı ve Sucuğumu alıp sana geliyorum.
Bencillik bu ya, ?Geliyorum? diyorum. Belki de ?Geliyoruz? olabilir.
Antalya
Güncel
Asayiş
Kültür-
İlçeler
Bugün Cumartesi
Vedat Gürhan
Yorumlar
Trend Haberler
Bülent Korkmaz’dan Mardin yenilgisi sonrası öz eleştiri: Mağlubiyeti hak ettik
İl içi tayinlerde takvim tepkisi
YKS tercih sonuçları ne zaman açıklanacak?
Antalya trafiğine nefes: Uncalı ve Kocayatak tamamlandı, sıra Duraliler’de
Antalya'da elektrik kesintileri: 14 Ağustos
Köprülü Kanyon’da nefes kesen kurtarma