Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile ilgili yazılar yazmayı kendi tekelinde sananlar bu yazıya belki alınacaklardır.
Son zamanlarda Sosyal Demokrat olduklarını söyleyipte, Muratpaşa Belediyesi?nden tutun, belediye çalışanları ve CHP Muratpaşa İlçe kongresinin yanı sıra adaylarıyla ilgili söylemler ile Konyaaltı kongresindeki gelişmeler yenilir, yutulur cinsten değildi.
CHP?nin uzman eleştiricileri (!) ne yazık ki işi çorbaya çevirmeye başladılar.
CHP Muratpaşa İlçe Başkan adayı Necdet Küsken ile ilgili yorumlarda bulunduk. Vay anam sen misin bunu yapan?.
?CHP ile ilgili yazılar yazmak sana mı kaldı?? karşı çıkmaları.
Necdet Küsken ile ilgili olumlu yorumlarda bulunduk da, Küsken?in rakibi Ercan Erkan?ı yerin dibine mi batırdık?
Olaya tek taraflı mı baktık?
Yoksa işi siyasete, insanları, yani iki adayı bir birine düşürme gayreti mi gösterdik?
Ama Sosyal Demokrat geçinip, CHP?yi eleştirmeyi kendi tekelinde sananlar iki aday arasındaki gelişmeleri kendi zihniyetleriyle yönlendirmeye çalıştılar. Ve bunun da adına gazetecilik koyuyorlar.
Hadi ordan, hadi!..
Kim parti içi çorbacılık yapıyor, kim yazdıklarıyla partiye zarar veriyor gün yüzüne çıktı.
Adam Sosyal Demokrat ama, bir başlık atıyor. O başlık da, ?YETER ARTIK.?
Ve devam ettiriyor.,
?Bu yat kimin??
?Gizli patron Evcilmen mi? gibi öyle bir sorular soruyor ve o sorunun altına öyle göndermelerde bulunuyor ki, benim diyen CHP?li Milletvekili TBMM kürsüsünden o tür sorular soramaz.
?Sony marka kamera nasıl 33 bin TL?ye alınır? mış?
?Bir kamera alımı için uçakla İstanbul?a nasıl gidilir? miş?
Ve bir kelime var ki, ?Geçeceksin o sosyal masum ayaklarını? gibi.,
Dedik ya, yenilir, yutulur cinsten değil.
Bırakın bunu yazmayı, kavgada dahi söylenmeyecek sözler, kaleme alınıp, göndermelerde bulunuluyor.
?Antalya Muratpaşa Belediyesi?nde iki yüzlü alçak bir müdür? başlığıyla satırlar dolusu yazı döşeniyor. Döşeniyor da döşenmesine, para versen yazdırabilmen mümkün olmayan böylesine göndermeler karşısında acaba neler yapılıyor?.
İnanın çok merak ediyorum.
Sahi neler oluyor CHP?de?
Genel Seçimler yaklaştıkça CHP kendi içerisinde mi kaynamaya başladı?
Sanırım biraz öyle gibi.,
Gibisi bile fazla sanki. Zira Konyaaltı İlçe Kongresi?nde kaynayan kazanın fokurdamaya başladığı açıkça belli oldu.
Ne demek, ?1999-2004 yılları arasında bir belediye başkanı hakkında söyledikleriniz malumdur. Lütfen herkes yerini bilsin? cümlesi?
Açılımı nedir?
?Milletvekili eskisi? hitabı doğru bir cümlemidir?
Ben hakkında hiç yazı yazmadığım birisinden tepki görürsem, o tepkinin adına öz eleştiri koyarım. Ama hakkında yazı yazdığım birisi bana karşı tepki koyuyor ise, yazdıklarımın ardında dağ gibi durur, aynı konuyu bıkıp, usanmak bilmeden gündemde tutarım.
Ne demek, ?Ben hakkında hiç yazı yazmadığım kişi bana saldırıyor? savunmasının adı?
Herkes, ?Eski CHP Milletvekili Nail Kamacı CHP?li gazetecilere sert tepki gösterdi? diye yorumlarda bulunuyor.
Gerçek gazeteci, CHP?li, AKP?li, MHP?li mi olurmuş?
Haaa.,
Tabi ki gazetecinin de bir siyasi görüşte olması gayet doğal. Ama o doğallık yazılarında taraf olmakla asla olamaz. Olursa eğer gün gelir senin partililiğin tartışılır hale gelir.
Tıpkı Konyaaltı İlçe kongresinde olduğu gibi.
Allah kimseyi böyle bir duruma düşürmesin.
Son gelişmelerin ardından bana göre iş, CHP İl başkanı Ömer Melli?ye düşmektedir. Demesi gereken tek kelime de, ?Ne oluyor size böyle? olsa gerek.

DİPNOT                                   
CHP Konyaaltı İlçe örgütünün 339 delegesi bulunuyor. Kongre?ye gelen delege sayısı 157. 157 delege içerisinden 23 delege, seçime tek liste ile katılan Ömer Faruk Dalbudak?a oy vermiyor. Dulbudak 339 delege arasından sadece 134?ünün oyunu alıyor. 339 delegenin yarısının dahi gelmediği bir kongre mi olurmuş. Üstelik delege seçimlerinin üzerinden kısa bir süre geçmesine karşın. Sadece kendi oyunu alsa dahi Konyaaltı İlçe Başkanı seçilmesi kesin olan sayın Dalbudak kusura bakmasın ama, 134 oy bana göre düşündürücüdür.