Antalya?nın yaz dönemi bu kentte yaşayanlar açısından özellikle hafta sonları bambaşka olur.
Kimileri pikniğine gider, kimileri deniz safhasına.
Kimileri yaylaya çıkar temiz hava almaya, kimileri kır kahvaltılarını tercih eder.
?Biz evde kalıyoruz. Sizin gibi keyifçi değiliz? diyenler de vardır muhakkak ancak, onların da azınlıkta kalacağı kesin.
Yaz sezonu dolu dolu geçer de, kışın herkes kendisini eve mi kapatır.
Sağanak yağışı bile bir başka güzel oluyor Antalya?nın.
Hatta ve hatta fırtınasının yarattığı ortam bile görülmeye değer.
Hava bardaktan boşalırcasına yağıyor. Fırtına da o yağmuru tamamlıyor. Ve sen Yat Limanı?nda kapalı bir mekanda çayını yudumluyorsun. Düşünsenize dalgaların falezleri dövdüğü görüntüyü.
Arabanı çekmişsin Konyaaltı sahiline. Elinde de bira. Uçsuz, bucaksız körfeze dalmış gözlerin. Müzik de usul, usul kulakta yankılanıyor.
Keyfe bak beee.,
Bizim Sefa son haftalarda bizi eker oldu. Belli ki kendisine başka bir düzen tutturmuş. Sanki kendimiz program yapmasını bilmiyoruz. Bu yazının tam bu bölümüne geldim ve, ?Ama eminim ki az sonra Pazar organizasyonu için beni arayacaktır? diye düşündüğüm anda Sefa aradı.
?Abi dün senden ses seda çıkmadı. Nerelerdeydin? demez mi?
Dilan?ın okulu tatile girdi. Aylardır kendisi yok. Sude desen Dilan?a, ?Babama bugün kendimizi Kundu?ya götürtelim? diye işlemiş. Ben sabah erkenden işim var diye tüğmüştüm. Tel açtı. Bende, ?Bu yağmurda ne Kundu?su. Rüyanda mı gördün?  sözlerimle hevesini kursağında bırakmaya çalıştım, karşıda kısa bir sessizlik.
?İyi, iyi tamam. Haydi siz hazırlanın ben geliyorum? sözlerime, ?Oleeey? narasıyla cevap verdi.
Kundu?ya gidiyoruz.
Salaş balıkçılar arasında çok tanıdığımız var. Kundu harika bir yer de, ama yolları berbat. Her an kaza olmaması içten bile değil. Nasıl turizm yoluysa.
Mustafa Akaydın hocam. Eskinin ortaya çıkarttıkları hakikaten yanlış. Sana katılmamak mümkün değil!. Bir yanlış da kundu yolu. Lütfen oraya da bir el atıver.
Manav Mustafa?nın teknesiyle geçtik karşı tarafa. Denizden çıkalı sanırım 24 saati bulmuş mırmırları söyledik. Bir de ufak açtırdık. Yeşil salata derken, Sude ?Ben patates tava istiyorum? demez mi?
?Patates tava yemeye mi geldin buraya. Evde kalsaydın? deyip, yüzüne sert bir bakış fırlattım ama, sıkıysa dediğini yapma. Zehir eder animallah cumartesimizi.
Manav Mustafa yan tarafta odun kesme makinesini tamir ediyor.
?İşler nasıl ağabey? diye sormaya cesaret edemiyordum. Çünkü bizden başka masa yok. Ama sordum.
?Ben geçen hafta Çakırlar tarafındaydım. Orda da esnaf perişan. Kundu?daki boş dükkan sayısı her geçtiğimiz gün artıyor. Ekonomi felaket? cevabı verdi.
Dokumadan tutun da, Meydan?a kadar uzanan Raylı sistem üzerindeki esnaf perişan oldu da, Kundu?daki esnafa ne oldu?
Hatta Manav Mustafa?nın dediği gibi Çakırlar esnafı da geçmiş yönetimlerin tutumları yüzünden mi perişan?
Bırakın Antalya ve Türkiye?yi. Tüm dünya ekonomik krizden inim, inim inliyor. Hükümet de 60 TL zam vererek, Emeklisini ayakta tutmaya çalışıyor.
Sahi kim iyi?
Not: Manav Mustafa beni kazıklamadı.
Yaaa. Gördün mü Sefa kardeşim.
?Cumartesim böyle geçti işte. Bugün yani Pazar?ım ise mesaide. Haydi sana iyi pazarlar? deyip, telefonu kapattım.
Herkese iyi haftalar..