Dün yazdığım “Belediyelerde alavere-dalavere işler” başlıklı yazımı okuyan CHP’li bir tanıdığım aradı..
“Ali Bey çok eksik yazmışsınız” dedi..
“Dahası var” diye de ilave etti..
Alavere-dalavere işlere birkaç eklenti yapacağını ifade etti..
Ve şunları söyledi:
“Dediğiniz gibi, genelde bütün belediyelerde bu tür işler bolca olur..
Ama, ‘Antalya’da böyle şeyler olmuyor’ demenize hiç gerek yoktu..
Çünkü Antalya’da da oluyor..”

Biraz nefeslenmek ihtiyacı hissetti herhalde..
Durakladı, tekrar anlatmaya başladı:
“Birkaç tanesine ben bizzat şahit oldum..
İhale şartnameleri neredeyse ‘adrese teslim’ şeklinde hazırlanıyor..
Bunun örneklerini görüyoruz..
Ve..
Diyelim ki, o ihaleye giren diğer firmalardan biri kazandı..
O ihale hemen iptal ediliyor..
Adresi belli firma ihaleyi alıncaya kadar, bu böyle devam ediyor..”

Ben bu tür işlerin Antalya’da olabileceğine hala inanmıyorum!

Arayan tanıdığın diyecekleri bitmemişti..
Biraz heyecanlı gibiydi..
Sanki birileri kendini duyacakmış gibi ‘kısık’ bir sesle anlatmaya devam etti:
“Şu anda tutuklu bulunan bir firma sahibi var..
Adam tutuklu, ama içeriden işleri gayet iyi idare ediyor..
Bir-iki gün önce..
Bir çevre düzenlemesi işi, o kişinin bir yakınına verildi..
Yani..
Belli adrese gitti..
Üstelik, normal fiyatın iki katı bedelle..”

Yine bir an durakladı..
“Biliyor musunuz Ali Bey” dedi, “ben böyle şeyleri CHP’li belediyeler yapmaz diye bilirdim..
Ne kadar safmışım..
Niye ‘eksik yazmışsınız’ dediğimi herhalde anladınız, değil mi?
Bu partiye bir daha oy vereceğimi hiç sanmıyorum..”

Bu arkadaşımız CHP’ye oy atar mı atmaz mı bilemem..
Ama..
İhale ile söylediklerinin Antalya’da da olabileceğine yine inanmıyorum!

Bir başka olay daha..
Arabamı yıkatmak için gittiğim yerde, arabasını yıkatan bir bayan beni tanıdı..
Bir iş kadını..
CHP için “gönüllü” çalışanlardan biri olduğunu söyledi..
Ama..
Asıl ilginç olanı şuydu:
“Biliyor musunuz” dedi, “hem belediye hizmetleri hem de CHP’de olan biteni sizden ve sizin gibi birkaç yazardan öğreniyoruz..
Nedense, CHP’li yazarlardan veya CHP’li arkadaşlarımızdan bir şey öğrenmek mümkün değil..
Her şeyi adeta bir sır gibi saklıyorlar..
Zaten CHP yandaşı yazarları okuma gereği duymuyorum..
Yağdanlıklar pek hoşuma gitmez..
Aslında güçlü bir CHP istiyorum, ama sanırım bu pek mümkün değil..
Olan-biteni izledikçe, umudum da azalıyor..”

Aynı gün içinde..
CHP’ye tepki duyan iki kişiyle birden karşılaşmak tesadüf müydü bilmiyorum..
Yoksa genelde böyle bir tepki mi vardı..

Siz bunu düşünürken..
“CHP zihniyeti”ni irdelerken..
Söylenenleri hazmederken..
Bugünkü yazımı..
“Yepyeni(!) bir CHP” başlıklı yazıma yorum yazan “Saadet” isimli okuyucumun bir cümlelik ifadesiyle bitireceğim..
Çok şey anlatıyor:
“Baykal’a komplo düzenleyen zihniyete ben oy atmam..”