Gazeteciliğin de öyle..
Misal..
Bizim gençlik yani, 1980’li yıllarda gazeteciliğin ana temeli iyi bir fotoğraf çekicisi olmaktan geçiyordu.
Tabi ki aynı zamanda mektep yıllarında yaladığın mürekkepten de.
Biraz fotoğraf çekmekten anlıyor, konuları yorumlama yeteneğin de bulunuyor ise, al sana alaylı gazetecilik mesleği..
Biz gazeteciler yeri geldiğinde hâkim de oluruz, savcı da (!)
Hatta belediye başkanlarına başkanlığın nasıl yapılacağını öğretmeye bile kalkışır.,
İşimize gelmedi mi demokrasiden dem vurur.,
Basın özgürlüğünden lügatler parçalarız..
Öylelerimiz vardır ki, koy önüne bir kare fotoğraf, o fotoğraftaki görünüm ile ilgili sayfalar dolusu destan yazanımıza dahi rastlamak mümkün.
Yetenek meselesi..
Aynı zamanda da karakter.
Benim köşenin altında iki tane resim var. Ve her ikisine bakıldığında kafalarda şimşek çakmaması için illa ki gazeteci olmaya gerek bile yok.
Çok değil daha birkaç gün önce çekilen bu fotoğraflar biz dahil tüm basın organlarının haber konusu olduğunu cümle alem biliyor.

Gelin köşenin altındaki her iki resmi de dillendirelim.
CHP’nin eski genel başkanı Deniz Baykal Bayram’da Alanya’daydı. Ve partilileriyle buluşup, fikir alışverişinde bulundu. Anlattıkça, anlattı. Yetmedi anlatırken ellerini dua eder gibi istem dışından olsa gerek, havaya bile açtı ve bu görüntü objektiflere yansıdı.
CHP İl Başkanı Devrim Kök, Bayram’da Adalet Partisi (AP) ve Doğru Yol Partisi’nin (DYP) eski Genel Başkanı olmasının yanı sıra, eski Başbakan ve 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i ziyaret etti. Ve o ziyaretin objektiflere yansıması da, aşağıda göründüğü gibi oluverdi.
Baykal’ın duası; “İnşallah Mustafa Akaydın gibi nankör, ahde vefası olmayan, benim sonradan CHP’li yapıp, aday gösterdiğim kişi gibi önümüzdeki yerel seçimler ile ilgili bir aday çıkartmamak için elimden geleni ardıma koymayacağım” şeklinde olabilir mi ki?
Peki ya Devrim Kök’ün?.
Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakan ve Cumhurbaşkanlığını yapmış bir insanın karşısına geçip, iki elini yana açıp, “Sayın Cumhurbaşkanım. İnşallah tez zamanda zevcenize kavuşursunuz (!)” diyecek hali yok ya..
“Önümüzdeki yerel seçimleri inşallah siz değerli siyaset adamının tavsiyeleri ve yol göstericiliğiniz sayesinde CHP olarak tekrar kazanacağız” olabilir mi?
Fotoğrafların dile olsa bunların hiç birisine gerek yok da.,
Ama dilleri de yok ki?
Sadece dillendirenleri var.
Bunu yapmak için illa ki gazeteci olmaya gerek de yok..
Nasıl hakimden, savcıdan, eski polisten, eski futbolcudan, terziden ve hatta kabzımaldan bile gazeteci olunuyor ise, yorumcu hayda hayda olunur.
Biraz yetenek, yeter de artar bile.
Bakalım o yetenek CHP İl Başkanı Devrim Kök’te var mı yok mu, yakında nasılsa ortaya çıkar.
Ne de olsa suyun başı kendileri oluyor.