Hayatım boyunca alkollüyken iki satır da olsa gazete için yazı yazmadım.
Üzgün olduğum anlarda iki kelimeyi bir araya getirmekte zorlanırım.
Ve şuan geçtim bilgisayarın başına ama ellerim klavyeye gitmek bilmiyor.
Ama içimden bir ses iki satır da olsa bir şeyler karalamak zorunda olduğumu söylüyor gibi.
Bende mutlaka ama mutlaka hakkı olduğunu düşündüğüm Hakkı Akdağ ağabeyimi kaybettim ve şuan çok üzgünüm..
Daha dün gibi benim biracılıktan rakı keyfine geçtiğim gün..
7 Mehmet’te atılmıştı rakının temeli..
Rakı’ya terfimin mimarları Ahmet Uluç ile Orhan Selekler ağabeylerimdi.
Öğleyin nasıl viski keyfinin yapılacağını ilk Hakkı Akdağ ağabeyim öğretti bana..
Mumbar’dan nefret ederdim.,
“Gece yarıları yemek mi yenirmiş” derdim.
Mumbar’ı sevdiren, ilk işkembe çorbasını içirten de Hakkı ağabeydir.
Gecenin bir saatinde kendi elleriyle kıymalı yumurta yapıp önümüze koyan da..
Bir gün 8 kişi koca otobüsle Ankara’ya maça gitmiştik de, Hakkı ağabey ile Ahmet Uluç stadın içerisine hakemin bitiş düdüğünü çaldığı sırada girmişlerdi..
Kardeşi Sadık Akdağ ile daha samimi idik ama, Hakkı ağabeyin bana en çok kızdığı olay, Sadık ile ilgili yazdığım yazı olmuştu.
Dün gibi..
Konyaaltı sahilindeki mekan bizim vazgeçilmezlerimizdendi.
Orada yaşanan anılara paha biçilmez.
Tabi ki birlikte yaşadıklarımızın insancıllığının değeri de.
Biraz hazırlıklı gibiydik Hakkı ağabeyin gidişine de..
Ama yine de olmadı be Hakkı ağabey..
Biz Mumbar’ı kimden yiyeceğiz?
Tamam biricik oğlun Mehmet’i çok iyi yetiştirdin ve seni asla aratmayacaktır ancak.,
Ancak’ı var işte..
Ruhun şad olsun.
Asla unutulmayacaksın..