Tam da, Büyükşehir Başkanı’nın “gençler gelin sizi gazeteci yapalım” dediği bir dönemde..
Tam da, yerel ve genel medya sorunlarının tartışıldığı bir dönemde..
Tam da, oturup düşünecek bir “haftasonu”nda..
Bugün..
Biraz kendimizden söz etmek istiyorum..
Yani gazetecilerden..
Belki, bu mesleği seçmek isteyenler vardır..
Belki, Hoca’nın heveslendirdiği gençlerden bu işi yapmak isteyen vardır..
Ya da bu mesleği tanımak, anlamak isteyen vardır..
…
İnsanların her derdine derman olmaya çalışan gazeteciler, -çok acıdır- gerçekten zavallı durumdalar..
O gazeteciler ki
- “Dünyanın en zor mesleği”ni icra etmeye çalışıyor..
- Mesai saatleri yok..
- Çok büyük bir bölümü inşaat işçisi kadar bile maaş almıyor..
- İş güvenceleri yok, çalışma hayatları patronun iki dudağı arasında..
O gazeteciler ki
- Çok okumak, kendini geliştirmek, genel kültürünü arttırmak zorunda..
- Çevresinde, kentinde, ülkesinde ve dünyada olup-biten her şeyden “haberdar” olmak zorunda..
- Tatilde, piknikte, yatakta bile işini düşünmek zorunda..
- Mesleğini, ailesinden bile önde tutmak zorunda..
- Her konudan çok şey bilmek zorunda..
- Ve “hata” yapmamak zorunda..
…
Bu özellikler, dünyada var olan başka hiçbir meslekte yok..
İşte bu nedenledir ki..
“Dünyanın en zor mesleği”dir gazetecilik..
…
Herkese “örgütlenin, birleşin, büyüyün” derler..
Ama..
Kendileri örgütlenemiyorlar..
Çünkü..
Gazeteciler herkesin hakkını savunurken, sıra kendi haklarına geldiğinde kayıtsız kalabiliyorlar..
Ve..
İnşaat sektörü ne kadar kuralsızsa, medya sektörü de aynı oranda kuralsız..
Evet..
Kimse ‘TGS'ye üye olamazsın’ ya da kimse TGS'ye, ‘bu işyerinde örgütlenemezsin’ demiyor..
Ama..
İşe girdiğinde boş bir kağıda imza attırılan gazeteci, hangi güvenle sendikaya üye olabilir ki?
…
Yani..
Türkiye’de 14 bin 400 tane (yenileri de geliyor) gazetecinin 14 bin tanesi, bugünkü gibi “içler acısı” yaşamını sürdürmek zorunda..
Diğer 400 kişiye ne mi oluyor?
Onlar..
İş takipçiliği ile birkaç yerden zarflarla maaş alıp viskisini yudumluyor..
Televizyonlara çıkıp ahkam kesiyor..
Beyaz cam sayesinde edindikleri ünü, yine iş takipçiliği için kullanıyor..
…
Meslekte eski olmayan, yeni başlayan veya başlamak isteyen gazeteciler ile gazete okuyanlara bu mesleğin ne olduğunu biraz çıtlatmak istedim..
Çünkü..
Gazetecilik ve televizyonculuk, oldukça çekici bir meslek..
Ama görüldüğü gibi, dışı başkalarını içi de bizi yakıyor..
Bu mesleği seçmek isteyenler de, bu meslekte kalmak isteyenler de bunu çok iyi anlasın istiyorum..
…
Karnınızı doyurmak istiyorsanız..
Sakın bu mesleği seçmeyin..
Ruhunuzu doyurmak istiyorsanız..
En ideal meslek “gazetecilik”..
Buyurun bekleriz..
Asayiş
Antalya
Güncel
İlçeler
Özel
Kültür-
Trend Haberler
Servisçilerden Milli Eğitim’e sert tepki: ‘Düzeni neden bozuyorsunuz?’
Fatih Altaylı duyurdu: Antalya’nın simgesi 7 Mehmet kapanıyor mu?
‘Görev değişir duruş değişmez’
Antalyaspor’un eski yöneticisinden çarpıcı açıklamalar!
7 Mehmet: Antalya’dan ayrılmamız söz konusu değil
Torun Turgut, annesinin haklarını hukuk mücadelesiyle geri aldı: 16 yıl sonra gelen zafer