?Bazıları Antalya?daki seçim başarılarını hazmedemediler. Şimdi ekip halinde organize çalışıyorlar. Yani şu Antalya Belediye Başkanı bir gaf yapsa da neresinden vursak diye.?
Bu sözler Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın?a ait.
Organize cümlesini kim yada kimler için söylüyor bilemem. Ama bildiğim bir şey var ise, o da ?Gaf? olayı ile ilgili doğru cümle kurmuş sayın Akaydın.
Bir belediye başkanı sürekli gaf yapmaz. Bırakın sürekliliği, ara sıra da olsa yaptığı o gaf gündeme taşınır. Tabi ki tarafsız kişilerce bu yapılır. Taraflı olan ise gaf olayını görmemezlikten gelir. Taraf sözcüğünün açılımı da budur.
Akaydın söylemlerine devam ediyor.
Diyor ki, ?Basındaki bazı arkadaşlar Antalyaspor-Galatasaray maçındaki alkışlama olayımı yer yerinden oynamış, biz Antalya?ya ihanet etmişiz gibi haber yaptı.?
Evet bu doğrudur.
Bırakın yereli, ulusal basından tutun da, yine ulusal yazarlar dahi köşelerine taşıdılar.
O alkış olayı birilerine sıradan durummuş gibi gelebilir. O birileri de, Antalyaspor?lu olmaktan çok, Galatasaraylı olanlardır. Yani, ?Akaydın fair-play örneği sergilemiştir deyip geçenler. ?Sıradan değildir? diyenler ise, Akaydın?ı protesto eden ve Antalyaspor?u yürekten sevenler.
Haaaa.,
Tabi ki madalyonun bir diğer yüzü daha var.
Büyükşehir Belediye Başkanı?ndan menfaat beklentileri içerisinde olanlar. Ticari, siyasi, veya her ne menfaat beklentileri içerisinde olursa olsun onlar. Yalakalar da bu kategoriye dahil. Onlara göre alkış normal.
Tabi bu duruma ikinci katılımcılar var ki, en fazla da onlar olayı kaşıyor.
Kim mi bunlar. Tabi ki Fenerbahçeli olanlar.
Galatasaray?ı hangi kulvarda olursa olsun alkışlayan kişi, Fenerbahçelilere göre affedilmeyecek kişidir.
-Peki bu işin sonu nereye gidecek?
Öncelikle Mustafa Akaydın?ın Galatasaray?ın attığı gole yaptığı alkış şekli, sıradan bir alkış değil. Bu konuda gerçekçi olmak lazım. Bana göre tamamiyle iç güdüsel bir davranış şekli. Galatasaraylılığın dışa vuruşu. Sevinç gösterisi.
Olan olmuş.
Ama bana göre Akaydın?a karşı öfke uzun sürer. Kısa sürmesi de Akaydın?ın elinde. Ben Antalyasporluyum diyor ya. Bunu kanıtlaması adına bir şeyler yapmalı. Ancak o zaman unutulur.
-Ne gibi bir şeyler mi?
Akaydın?ın bir sloganı var ya hani.
Onu gerçekleştirip, Antalyaspor?a herkesten büyük takdir göreceği kalıcı bir hizmet yapmalı. Belki o zaman zihinlerdeki düşünce ortadan bir nebze kalkar.
Eeee.
Kendisi ?YAPARSA HOCA YAPAR? dedirtmedi mi bu millete. Buyursun yapsın da, herkes hocayı bağrına bassın.
Evet.,
Akaydın?ın alkışlama olayı gerçekten hazmedilmemiştir.
Kim mi hazmedememiştir?
Önce Kayseri dönüşü hava limanında takıma sevgi gösterilerinde bulunup, Akaydın?ı protesto eden, ardından da önceki günkü Eskişehirspor kupa maçı öncesi Büyükşehir Belediyesi?ne kadar gidip, aynı Akaydın?a sitem sözleri sarfeden Antalyaspor taraftarları.
Baş gösteren bu olumsuzlukları yazan biz gazeteciler değil.
CİBİLİYET!..
Padişah vezire sormuş: Vezir! Demiş.
Eğitim mi önemli cibilliyet(soy-sop nesep) mi?
Vezir düşünmeden cevap vermiş:
?Cibilliyet padişahım?
Padişah memleketin her yerinde tellallar çağırtmış.
?Duyduk duymadık demeyin en iyi hayvan eğiticisine yüz kese altın?
En iyi hayvan eğiticisi padişahın huzuruna çıkarılmış. Padişah hayvan eğiticisine sormuş:
- Bir kediye tepsiyle servis yapmayı ne kadar zamanda öğretebilirsin?
- Altı ayda öğretirim padişahım.
Altı ay dolmuş, eğitici huzura alınmış. Padişah :
- Öğrettin mi?
- Öğrettim padişahım. Saray erkanı toplanmış, kedi elinde tepsi servis yapmaya başlamış, tam vezirin önüne gelmiş;
Padişah yine vezire sormuş: Vezir! Demiş.
- Eğitim mi önemli cibilliyet mi?
Vezir padişahın sorusuna cevap vermeden önce cebinde hazır tuttuğu fareyi yere bırakmış. Kedi tepsiyi attığı gibi farenin peşinde koşmaya başlamış. Tabi altı aylık eğitimde boşa gitmiş.
Vezir cevap vermiş:
Cibilliyet padişahım.
Önüne bir fare düştüğünde, eline bir fırsat geçtiğinde, çıkarları için vatanını satmaktan, milletini harcamaktan tereddüt etmeyecek yüksek eğitimli büyük kedilerden Allah bu memleketi, bu milleti muhafaza kılsın.