Hani.,
Herkes bir birine sorup duruyor ya, “Seçim ne olur” diye…
“Erdal Öner Kepez’de at başı gidiyor” diye lafa başlayana böyle bir soru yöneltilir mi?
Neden yöneltilmesin?
Öner’den nemalanıyorsan zil takım oynamadığın kalır.
Süleyman Evcilmen DSP’ye geçmişken, Ümit Uysal CHP’den aday gösterilerek, AK Parti’den Cihan Bulut dur durak bilmeden çalışken.,
“Ümit Uysal Muratpaşa’yı alır” diye söze başlayan hangi muhtereme öyle bir soruyu yöneltebilirsin?
Bal gibi yöneltilsin..
Peki aldığın cevaptan yüreğin serin şekilde rahatlayabilir misin?
Biraz olsun Ümit Uysal’cı isen, göbek bile atarsın..
Muhittin Böcek Konyaaltı’nda çok mu rahat?
Turgay Genç gittiği her yere Hasan Akalın’ı da götürme gayreti içerisindeyken, Nurettin Tursun yerinde patinaj mı yapıyor?
Bir sorun bakalım, “Döşemealtı’nda seçim ne olur” diye..
O sorunun karşılığında eğer ki kim, “Şu isim alır, bu isim kaybeder” diyen çıkarsa bilin ki bunu yapan totocudur totocu..
Yazı tura atarak iddiaya bile giren muhteremin ta kendisidir..
Yani kumarcı..
Kumarcı her zaman dürüst olmayabilir. Bir bakmışsınız cebine girecek iki kuruş uğruna kalemini bile yan çizdirmiş.
Meydan boş.
At ata bildiğin kadar..
Mustafa Akaydın gitmiş, santral mahallesine milyarlık proje yapacağından bahsetmiş..
Millet de yedi.
Yada Akaydın hoca efendi yedirdiğini sanıyor.
Köy köy dolaşırken yapacağı hizmetlerden çok genel siyaset yaparak sempati toplamaya çalışan hoca efendi bir bakıyorsunuz, “Bütünşehir yasası köyleri olumsuz etkileyecek” deyiveriyor.
Dedik ya hani hep;
“Bir dediğini diğer dediğine tutmuyor” diye.
Beş yıldır böyle, altıncı yıla doğru gidiyoruz hala aynı.
Nato mermer mi nedir?
Yahu arkadaş sen diyebiliyor musun ki, “Hangi yasa ile gelirse gelsinler köylerimizi o yasaya rağmen olumsuz etkilendirmemek için göreve talip olduk” diye.
Diyemez..
Çünkü tekrar seçilmesi halinde hizmet edemeyeceğini kendisi de adı gibi biliyor da ondan.
O zaman neyin adayısın sen?
Masal okumuyoruz.
ANTGİAD’ın toplantısında söylemiş, “Bütünşehir yasası köyleri olumsuz etkiler” diye.
Seçime şunun şurasında 30 gün kalmış hala, yasanın vereceği rahatsızlıktan..
Kutuların Türkiye’yi nereye götürdüğünden bahsediyor.
Yalanı az daha ayağını kaydırıyordu ki o toplantıda düşmekten kendisini son anda oradaki katılımcılar kurtarmış, yapacağı icraattan zerre bahsedemiyor.
İki tane dozer alıp Sütleğen köyüne gönderip, “Kış aylarında köylülerimizin kapanan yollarını sürekli açık tutacağım” diye biliyor mu?
O değil iki tane dozer alabilmeyi, bir dozerin dört tane tekerleğini bile alamaz.
Çünkü Antalya Büyükşehir Belediyesi’ni her türlü şekilde tıkadı.
Beş yılda kredileri tüketti..
Allah yeni gelecek olana sabır-niyaz versin..