Yazıma bundan 2 ayı geçkin, yani 18 Şubat 2017’de yine bu köşede yer alan yazımın ilk bölümüyle giriş yapmak istiyorum.

“Keyfi tutumlar!..

Tarih 4 Şubat Cumartesi. Saatler 17.15’i gösteriyor. Konyaaltı Sahili’nin eski 24, şimdiki 10 nolu plajının hemen üstü, spor parkının da alt tarafı.

5-6 keyifçi oturmuş kafa çekip  sohbet ediyorlar..

Plaka nosu bizde saklı olan resmi polis aracından biri uzun diğeri ondan biraz kısa iki polis memuru iner ve doğru keyifçilerin yanına giderler.

Uzun boylu olanı, “Beyler şikayet var burayı derhal terk edeceksiniz. Yoksa hakkınızda Kabahatler Kanununa istinaden işlem yapılacak” der. Keyifçiler içerisindeki en yaşlı olanı, “Bizim kime ne zararımız var ki memur bey?. Biz buraya 15 yıldır gelir-gideriz. Kimseye de en küçük bir zararımız olmamıştır” dediyse de, fayda etmez.

“İhbar var kardeşim. Kimliklerinizi verin, kaldırın malzemelerinizi.“

Orada bulunanlardan orta yaşlı olan birisi kimliğinin arabada olduğunu söyleyip gider araçtan kimliğini alıp gelip, kısa boylu olan polis memuruna verir ve GBT’ler soruşturulur. Bu işlem esnasında sürekli oradaki keyifçilere söylenip duran uzun boylu polis memuru, keyifçilerden birisinin şarap şişesine öyle bir tekme atar ki, şişe havada uçup, sahile yani kuma fırlar gider.

İşte bu hareketten sonra orada gayet sakin şekilde duran keyifçiler kontrolden çıkmaya doğru giderler.

Bu hareket üzerine keyifçiler arasındaki genç atılır, “Sen fetöcümüsün de adamın şarap şişesine tekme vuruyorsun. Vatandaşın şişesine tekme atacak gücü nereden buluyorsun” söylemleri baş gösterir.

Tartışma belli bir süreden sonra yatışır, karşılıklı anlaşma sağlanır ve polisler görev yerlerine döner, keyifçiler de keyiflerine.”

***                  ***                   ***

Geçtiğimiz Perşembe: Antalya Valiliği'nden alkol yasağı!

“ANTALYA Valiliği, kamuya açık piknik alanlarında ve park halindeki araçlarda alkol almayı yasakladı.

Yasağa uymayanlar hakkında Kabahatler Kanununa göre işlem yapılacak.

Antalya Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklamada, Antalya Valiliği’nin emriyle kamuya açık alanlarda alkollü içki içilmesinin yasak olduğu belirtildi. Açıklamada, çevreyi rahatsız edecek şekilde ve açıkta alkol alınmasının Valilik kararıyla yasaklandığı duyuruldu.”

Bu açıklama Antalya’nın yanı sıra ülke genelinde geniş yankı uyandırdı.

Bir gün sonra yani Cuma günü Valilik konunun çarpıtılması üzerine ikinci bir açıklama yapma gereği duydu ve, “Manipülasyon yapılıyor” dedi.

Türkiye’de Kabahatler Kanunu 30 Mart 2005 tarihinde yürürlüğe konuldu. Ve yine bundan 7-8 yıl önce, Kaleiçi Yat Limanında birkaç genç ulu orta yerde yüksek sesle şarkı söyleyip, alkol almalarından dolayı haklarında şikayet olduğu gerekçesiyle, “Kabahatler Kanunu uygulanmıştı.

Vay efendim polis o gençlere bunu nasıl yapar?

Günlerce özellikle yanlı medya bu durumu bol bol malzeme yaptı.

Oysa ki.,

Türkiye’de sadece kitapta yazılı halde durmakta olan o Kabahatler kanunu; Avrupa’nın birçok ülkesinde uygulanmaktadır. Hem de hiçbir taviz vermeden, en katı tutum içersinde.

İnanası gelmeyene, Google amcasına sormasını tavsiye ederim..

Piknik alanları ya da ören yerlerinde tutun da, araç içinde bira içilmeme olayı bana biraz abesi iştigal gibi gelse de, çocuk parkları ve ailelerin sıkça gittikleri yeşil alanlar gibi ulu orta yerleri kendilerinin alkol tüketim alanları gibi görmek hiçbir hak hukuka da sığacağını sanmıyorum.

Nitekim, “Kabahatler Kanunu” da bu çirkinlikler için çıkarıldığına göre.,

Yazının girişinde bahsettiğim şarap şişesine tekme atan polisin finalde varılan sonuç, yani iyi niyetten tutun da, bu konuda katı tutumların getireceği sonuçları düşünmek bile istemiyorum..

Özellikle Emniyet mensuplarının uygulamalar sırasındaki vatandaşa olan yaklaşımı hakikaten çok önemli.

Zira, daha açıklandığı gün, “Antalya Valiliğinin infial yaratan Kabahatler Kanunu açıklaması” yorumları yapıldığı gibi.,

Polis’in vatandaş ile diyalogu konusunda dikkatli olunmaz ise, “Dördüncü Murat uygulamaları şiddetle start aldı” adı konulursa ben şaşırmam..