Cumartesilerimin Elin Sude hanıma ait olduğunu bilmeyen okurumun olacağını sanmıyorum. Bu Cumartesim de kendilerine ait. Hem de biraz haddini aşarak.. Haddini aşmak derken, cumartesilerimin ona tahsisi yetmiyormuş gibi, “Baba bu kez bir değişiklik yaptım, senin gazetedeki Cumartesi köşeni alıyorum” dedi.
Ve aldı..
Bugün of günüm..
Köşedeki yazı ise Elin Sude hanımın performans ödevi.
Boynuz kulağı geçiyor mu ne?
** ** ** ** ** ** ** **
GERÇEK DOSTLUKLARIN PEŞİNDE
Çocukken kendim gibi küçük hayallerim vardı. Hala çocuğum ama yaşım biraz daha küçükken diyorum.
5-6 yaşlarımdayken mesela...
O zamanlar hayal kurmak daha basitti. Tek düşüncemiz oyunlarımız, tek derdimiz küslüklerimizdi. Çocukluk işte, hep bir dostumun olmasını isterdim. Ona sıkı sıkıya bağlanmak, tüm dertlerimi en şeffaf halimle anlatabileceğim bir dostum olsun yanımda, yıllar geçse de hiç kopmayalım derdim.
Her yerde gerçek sevgiyi ve dostluğu arardım.
Oyuncak bebeklerimi paylaştığım zamanlardan, en çözümsüz görünen dertlerimi paylaşacağım zamanlara kadar her anımı onunla geçirebileceğim yıllarım olsun, tek düşüncem buydu!
Ama hiç bulamadım.
Benim gibi düşünen hiç kimse yok.
Herkes hileyi,sahte dostlukları ve yalancı arkadaşlıkları benimsemiş. Hiç kimse birbirini dost olarak görmüyor. Ben de kayboldum işte, bu renksiz karanlık dünyamda. Tüm renklerin içinde gri gibiyim. Ne bembeyaz dostluklar bulabiliyorum ne de simsiyah yalan arkadaşlıklara ortak olmak geliyor içimden. ayak uydurmak istemiyorum onların dünyasına. En iyisi kendi halimde, gri kalmak diyorum.
Sitem ettiğimin farkındayım.
Edilmez mi? Edilir tabii...
Siz de benim yerimde olsanız aynı duyguları taşırdınız. Ne zaman birilerini kendime yakın görsem, "dostum!" desem; iyi niyetimi kullanıyorlar. Affedici olmaya çalışıyorum, saf sevgiyi, ince düşüncelerimi her ne olursa olsun yok etmemeye çalışıyorum.
Neye maruz kalırsam kalayım, ne yalanlar duyarsam duyayım kulaklarımı tıkayıp, onları kırmaktansa önyargılarımı kırmaya çalışıyorum ama yine de içimdeki fırtınaya hakim olamadığım da oluyor.
Madem öyle, bende kendi ayaklarımın üstünde durur, yürür giderim. Hiç bıkmam gerçek dostluğu aramaktan.
Geride bıraktıklarıma da, bir çift lafım olur elbet; “Dostuma dağ olurum yaslansın diye, Düşmanıma dağ olurum dostuma ulaşmasın diye.” (Elin Sude GÜRHAN)
İlçeler
Asayiş
Güncel
Antalya
Trend Haberler
20. Alanya Belediyesi Gökbel Yaylası Yağlı Güreşleri'ni kim kazandı?
Manavgat’ta sahil düzenlemesi
Kepez’de kuryeler kontak kapattı: ‘Bu saldırı hepimize yapıldı’
Güllü'nün kızına ağırlaştırılmış müebbet talebi
Antalya Büyükşehir Belediyesi yolsuzluk soruşturmasında sıcak gelişme: 2 isim yeniden gözaltına alındı
Yeni Parti'nin Antalya kadrosu açıklandı