Geçtiğimiz günlerde Rahmetli Orhan Selekler geldi aklıma.
Gerçek anlamda Antalya aşığı tam bir Antalya sevdalısıydı.
Antalyaspor?u çok sever, Yöneticiden fazla çalışır, Antalyalı olmanın verdiği haklı gururla, kimse duymadan, görmeden, bilmeden futbol takımının başarısı için günlerini saatlerini, tamamiyle kendi cebinden harcamalar yaparak katkı koyma yoluna giderdi.
Bu onun için yaşamak adına oksijen almak gibi bir şeydi.
Çünkü Antalyaspor, Orhan Selekler için hakikaten yaşam kaynağıydı. Beklenmedik şekilde aramızdan ayrılıp gitti Orhan ağabey.
Toprağı bol olsun.
Eski Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı ve halen UEFA 1. Asbaşkanı Şenes Erzik, rahmetli Selekler?in yakın dostuydu. Ne zaman Antalya?ya gelecek olsa, gelmeden önce Orhan Selekler?i arayıp, ?Ben geliyorum? derdi.
Yıllar önce 7 Mehmet Restoran şimdiki Beach Park?ın olduğu yerdeyken, UEFA eski başkanı Lennart Johansson ile Erzik?e ev sahipliği yapmıştı Selekler. O gün gazeteci olarak sadece ben vardım. Çünkü beni çağırmıştı Orhan ağabey.
?ŞEREF EL MEKAN, BİL MEKİN?.
Anlamı: Bir yerin şerefi o mekanda oturanladır.
Ne doğru bir söz.
Bu söz Şenes Erzik?e ait.
Kendisiyle yapılan bir röportaj sırasında rast geldim. ?ŞEREFEL MEKAN, BİL MEKİN? cümlesini çerçeveletip masanın arkasındaki duvara asmış.
Bir insan kendince çok şerefli bir yerde oturuyordur. Ama önemli olan orada oturmak olduğu kadar, oturduğun yeri layıkıyla taşıyabilmektir.
Bulundukları yere gökten zembille inenlerin de olduğu bir ülkede yaşıyoruz.
Ama aynı zamanda layıkıyla oturanların karşısına dağ gibi dikilmeye çalışılan ülkede de.
Benim ülkemde bükemediğin bileği öpme kavramı tarihe karışmıştır.
Kıskançlık, çekememezlik, hazımsızlık had safhaya ulaşmış.,
Basamakları birer birer çıkanlar için, ?Nasıl olur? sözlerini söylemekten çekinmeyen sözüm ona insan müsvetteleriyle uğraşmak, ne yazık ki esas işimiz haline gelmeye başlamadı değil.
?Dostum? dediğim bir insanın ulaştığı mertebe beni değil kıskandırmak-ki haşa, gururların en büyüğünü verir.
?Ne alaka? zihniyetlilere vereceğim tek cevap, ?Bekle, yağmasa da belki sana da damlar.?
?Bir yerin şerefi o mekanda oturanladır.?
Şeref ile yakından uzaktan alakası olmayan, o mekana oturamaz.
Hangi mekan olursa olsun.
Mekanda oturanlar ile ilgili dedikodu yapanlar da kıskançlıklarından çatır çatır çatlar.
Makam, mevki, şan-şöhret hepsi gelip,geçicidir ama adamlık bakidir.
Herkes aynaya baktığında gördüğü kişiyi adam sanır.
Ama, adamlık aynaya bakmakla olmuyor ki.
Hele sakal bırakmakla hiç.