Ağustos ayında..
Büyükşehir yetkilileri..
Türkiye Hayvanları Koruma Derneği Antalya Şube Başkanı Sevda Kıraç’ı, “Hayvan Barınağı üzerinden rant sağlıyor” diye suçlamışlardı..
Öğrendik ki..
Sevda Kıraç oradan ayrıldıktan sonra..
Hayvan Barınağı’ndan asıl rant sağlayan Büyükşehir’in bizzat kendisi imiş..

Sırayla gidelim..
Geçtiğimiz günlerde..
Nurgül Hanım, çocuğunu da yanına alıp barınağa gitmiş..
Amacı, kızı Şevval’e “hayvan sevgisi”ni aşılamak..
Minik Şevval’in de içinde böyle bir duygu var ki, minicik bir kediyi çok sevmiş..
Ve..
Başlamış, “n’olur anne bunu alıp evimize götürelim” diye yalvarmaya..
Kedi o kadar minicik ki, gören neredeyse ölecek sanıyor..
Nurgül hanım kızının isteğine karşı durmamış ve bu kediyi almak istediğini, alıp/ alamayacağını sormuş..
“Tabii ki alabilirsiniz” cevabını alınca da çok sevinmiş..
Ama..
Ardından, “yalnız biz buna bir çip takacağız, bunun karşılığında 30 lira ödeyeceksiniz” denince donmuş kalmış..
O an üzerinde o kadar parası yokmuş..
“Olmaz, veremeyiz” demişler..
Bunu duyan minik Şevval başlamış, “ben bu kediyi istiyorum, almadan gitmem” diye ağlamaya..
Görevli veteriner, “veremem” diye tutturunca..
Nurgül Hanım, barınağa evi gibi bakan Sevda Kıraç’ı arayıp, yardımını istemiş..
Sevda Hanım araya girip, “rica” edince, Nurgül Hanım’dan o an cebindeki bütün parası olan 15 lirayı alıp, kalan 15 lira için de “veteriner hekim tarafından doldurulan Sahipsiz Hayvan Edinme Formu'nun üzerine yazılan Aralık ayı sonuna kadar 15 lira daha getirmeyi taahhüt ettiği” yolundaki notun altını da imzalattılar..

Burada iki önemli ayrıntı var..
Birincisi Nurgül Hanım’ın düşünceleri ve istekleri..
İkincisi de, verdiği para karşılığında kendisine “makbuz” verilmemesi..
İkisi de vahim..

Nurgül Hanım diyor ki:
“Hayvan, bize geldiğinde kirli, aç, zayıf ve hastaydı..
Parazitleri vardı..
O günden beri veterinere taşıyoruz..
Biz sahiplenmesek belki de bugüne kadar ölmüş olacaktı..
Doğru dürüst bakamadıkları hayvanları bir an önce sahiplendirmeye çalışacaklarına, gönüllü olarak bakmak isteyen insanlara zorluk çıkarıyorlar..”
Büyükşehir’in “Hayvan Barınağı” mantığı bu..
Yerseniz..

Gelelim “daha vahim” olan konuya..
Hayvan Barınağı’ndan bir hayvan edinmek isteyen kişiden 30 lira “çip parası” alınıyor..
Ama..
Karşılığında “makbuz” verilmiyor..
“Makbuzu Büyükşehir’den alacaksınız” deniyor..
Vakti olup giden var, gidemeyen var..
İsteyen makbuzu alır..
Ama..
Ya makbuz almayanlardan alınan paralar olacak?
Belediye’nin değil, kişilerin cebine girmiş olmayacak mı?
Kamu hizmetinde, “kayıt altına alınmadan” yapılan para alışverişi bir suçtur..

Aslında, toplanan bu paraların yine hayvan barınağı için harcanması gerekir..
Ama “makbuz”la toplanan paralar, Büyükşehir’e gelir kaydediliyor..
Öte yandan..
Hayvanlara 30 lira karşılığında takılan “çip”leri şöyle bir araştırdık..
Fiyatı 7 lira civarında..

Şimdi soruyorum:
Bu bir rant mı dır, değil midir?