Eskiden İstanbul için, ?Taşı toprağı altın? denirdi. Belki hala aynı faktör geçerlidir bilemeyiz ancak, İstanbul?da yaşamak ayrı bir meziyet.
Ne İstanbul ile olabilme, nede İstanbulsuz kalabilme..
Dünya kenti Antalya?da gazetecilik yaparken, İstanbul da nereden çıktı?
Çoban çocuğu olmadığımızdan mıdır nedir, hasbelkader de olsa İstanbul?u bilenlerdeniz.
Acaba, ?Taşı toprağı altın? diye, Antalya için denir mi?
Dikili ağacı olmayanlar için bu faktör geçerli olabilir ancak, Antalya?nın altın topraklarını bir kenara bırakın, dağı-taşı, yeşili-mavisi hatta refüşleri dahi adına ne denir, yapılmış işte bir şeyler.
Korkuteli?nden Antalya?ya doğru geliyorsunuz. Burdur-Antalya kavşağı, tabi ki aynı zamanda Korkuteli-Burdur-Antalya kavşağı oluyor, oradan sola doğru direksiyonu kırıyorsunuz. Yani eski Tıp Fakültesi, şimdiki Aşur Aksu Hastanesi tarafına.
Sola bakın. Yolun tam ortasındaki refüşlerin orta göbeğine.
Çimler aşırı sıcaktan kurumuş.
Çiçek mi, ağaç mı karar veremedik, yeşilliklerden eser kalmamış.
Belli ki en son suyu, Antalya?ya yağan yağmur sayesinde görebilmiş.
İnsan dayanamıyor, sarılıyor telefona. İlgili Belediye?nin Park Bahçeler Müdürlüğü?nü arıyor.
Kepez Belediyesi, ?Yol Büyükşehir?e ait. Bizim her hangi bir ilgimiz yok? cevabı geliyor.
Büyükşehir Belediyesi?nin numarasını çeviriyorsunuz, ?Ne yol nede refüşler bize ait. Orası Karayolları Bölge Müdürlüğü bünyesinde olan bir yer.?
Peki vatandaş Karayolları?nı nasıl arayacak.
?Aman sende. Bu da çok önemli bir olay mı. Google?de girersin Antalya Karayolları Bölge Müdürlüğü diye yazdınmı, telefon numaralarından adresine kadar  karşına çıkar.?
Peki ama sen yoldasın ki, bilgisayarı nereden bulacaksın da, google gireceksin?
?Millet 3G?lere İPhot?lara geçmiş. Yoksa sen hala 1317 yılından kalma cep telefonlarından mı kullanıyorsun? denirse şaşmam.
Hatta, ?Millet Bodrum?a tatile gidiyor, sen Korkuteli?den bahsediyorsun? söylemlerini de duyar gibiyim.
Geçtiğimiz günlerde Aşur Aku Hastanesi?nin önündeki yolun, orta refüşündeki yeşil alan konusunu, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın?a ilettim.
?Orası bize ait değil Karayollarının himayesi altında? cevabı verdi.
?Hayvanat Bahçesi?nin çevre yolu arasındaki yeşil alan ile, Otogar?a kadar olan yol güzergahının yeşil alanları kime ait? diye sordum.
?Oraları da aynen Karayolları?nın ancak, yeşillendirme konusunda Büyükşehir Belediyesi olarak biz yardımcı olduk. Çünkü Antalya?ya gelenler ilk orayı görüyorlar? dedi.
Peki, Aşur Aksu Hastanesi önündeki kaybolmaya yüz tutmuş yeşil alan için niçin aynı duyarlılık gösterilmez?
Yoksa orada yatır mı var?
Bunun nedeni yatır korkusu mu?
İstediğiniz yere hizmet götürüp, istemediğiniz yere götürmemek de neyin nesi?
Çok değil yahu, enf azla 70-80 metrelik yol üzerindeki refüş yeşilliği.
Gidiyor beyler.
Antalya?nın girişindeki yeşil alan kuruyup yok olmaya yüz tutmuş.
Bir vidanjör suyu çok görmeyin.
Karayoluyla Antalya?ya gelenler, Antalya?yı kuş bakışı izlemeye başlayacakları anda, ilgisizlikten kelleşmiş, kurumaya yüz tutmuş refüş aralarını görünce, ?Bu da neyin nesi? diyor.
Lütfen biraz vicdan..