Gazetelerde kimi zaman, “TEKZİP” başlığı altında düzeltme yazıları görmek mümkündür.
Yani, “Yaptığın haber yanlı ve yalan. Gerçeği bu” denilerek sana gönderilen yazıyı gazetene koyar, cevap hakkını kullandırmış olursun.
Allah hiç bir gazeteciyi bu gibi durumlara düşürmesin.
Düşürmemek için de öncelikle yanlı, sabit fikirli, en önemlisi de, yalan haber yapmayacaksın ki, o duruma düşmeyesin.
Peki her haber mi yalandır?
Kişi veya kişiler aleyhine yazılan bütün haberlerin yalan olabilmesi mümkün müdür ki, gazeteci, gazete sütunlarına hep art niyet taşıyan olaylara yer versin?
Ne kadar yandaş olunursa olunsun, bu mümkün olamaz.
Akdeniz Manşet’in dünkü, “Yaparsa hoca yapar” başlıklı manşet haberi ile ilgili yorumda bulunanlar hayli fazla oldu.
Telefon açıp, “Devamı gelmesi lazım” diyenleri tutun da, “Hoca Fransa’da keyif çatıyor. Nasılsa senin yazdıklarını okumaz” diyenlere kadar.
Her şeyden önce bazıları gibi ısmarlama yazı hiç bizim işimiz olmadı.
“Yazdığımı görsün de, olumlu yada olumsuz bir cevap için bana dönsün” zihniyeti taşıyanlardan olmadığımızdan dolayı da, bulunduğumuz iş yerine hep sebahat edenlerdenizdir.
Bir devri kapatan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın için, kendi bastırdığı kitapçıktan örnek vererek, o devri nasıl kapatıp, yeni bir devir açma girişiminde olunduğunu kendi çapımda ortaya koymaktı bugün amacım. Ama Akaydın EXPO için dün sabah Fransa’ya uçanlar arasında. Hazır söz EXPO’dan açılmışken de, haksızlık yapanların yanında yer almamak, yani vefasızların yaptığı gibi vefasızlık yapmama adına, oraya gitmesi veya götürülmesi gerekipte yüzlerine dahi bakılmayanlara, “Canınız sağ olsun” diyorum.
Dediğim kişilerin başında da, Antalya eski Valisi Alaaddin Yüksel ve ATSO eski başkanı Kemal Özgen geliyor.
Antalya heyeti EXPO için Fransa’da. Dün sabah 07.00 itibariyle Paris’e uçtular. O heyet listesinin ilk sırasında olması gereken eski vali Yüksel ve eski başkan Özgen’e ne yazık ki bir davet dahi gönderilmemesi vefasızlığın ta kendisidir?
Neden mi?
Ben buradan açıklamayacağım o nedeni. Nasıl olsa herkesin neredeyse cebinde bile taşıdığı bilgisayarı olduğuna göre, girin google, yazın, “Expo Kemal Özgen” veya, “Expo Alaaddin Yüksel” diye. Her şey orada görülecek ve nedeni anlaşılacaktır.
Vefasızlığa yazıklar olsun.
Ve o EXPO kafilesinin içerisinde Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın da var.
Deniz Restoran olayının baş mimarı, vefasızlığın nasıl yapılacağının gerçek örnekçisi.
Akaydın, Hizmette 2’nci yıl ile ilgili olarak AKM’de bir gece düzenlenmişti. Yapılan çalışmalar ile yapılması düşünülen projeler anlatılmış, herkese birer tane de kitapçık dağıtılmıştı.
Daha dün, “Antalya Büyükşehir Belediyesi nasıl çalışıyor merak eden var mı? O zaman Büyükşehir’in kendi çıkarttığı ANTALYA isimli aylık dergisine bakın, orada kendileri açıkça anlatmış ve görün” demiştik ya.
Siyasi görüş ayrılığından dolayı 25 yıllık işletmeciyi yerinden edip, Karaalioğlu Parkı içerisinde kent parkı yapmak isteyen Akaydın’ın hizmette 2. yıl isimli çıkarttığı kitapçığın 10’ncu sayfasına lütfen herkes baksın.
Kendisi kitapta ne diyor, yine kendisi icraatta ne yapıyor açıkça anlaşılacaktır.
Ben söyleyeceğimi yarın söyleyeceğim.
Hoca istediği kadar haberdar olmasın, Paris’in Şanzelize sokaklarında isterse gönlünce keyif sürsün.
Bu millet gerçekleri biliyor ve bilmeli.