Denizcilik, sadece bir ticaret dalı ya da geçim kapısı değildir; denizin hırçın dalgalarına, fırtınalarına karşı omuz omuza durmayı gerektiren köklü bir yaşam kültürüdür. Gemide rüzgâr sertleştiğinde, dalgalar büyüdüğünde kimsenin siyaset yapacak, ayrışacak lüksü yoktur. Bilinir ki o gemiyi selamete çıkarmanın tek yolu, ortak akıl, tam dayanışma ve birbirine olan sarsılmaz güvendir. Denizciler bu yüzden centilmendir; bu yüzden paylaşmayı, zor günde kenetlenmeyi en iyi onlar bilir.
Bugünlerde Türk denizcilik sektörünün kalbi, İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) merkez ve şubelerinde yaşanan demokratik tatlı bir heyecanla atıyor. Ekim ayının başında Kocaeli, İskenderun, Karadeniz Ereğli ve Aliağa şubelerindeki sandıklarla başlayan bu büyük maraton; Fethiye, Bodrum, İzmir ve Marmaris şubelerindeki seçimlerle devam ederek denizcilik camiasının olgunluğuna yakışır sahnelerle taçlanıyor.
Önümüzde sektörümüzün geleceği için iki kritik dönemeç var. Bunlardan ilki, iki gün sonra, yani 11 Ekim 2026 Pazar günü İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan İMEAK DTO Merkez Seçimleri. Sektörün rotasını çizecek vizyonların, projelerin ve yönetimlerin belirleneceği bu büyük buluşma, Türk denizciliğini küresel arenada daha da güçlü kılmak adına tarihi bir öneme sahip. Adaylar listelerini sunacak, projeler yarışacak ve üyeler hür iradeleriyle sandıkta son sözü söyleyecek.
Ancak bizim için, Akdeniz’in kalbi için bir diğer büyük heyecan ise 25 Ekim 2026 Pazar günü yaşanacak. İMEAK DTO Antalya Şubesi Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Atatürk Konferans Salonu’nda sandık başına giderek yeni dönem meclis üyelerini ve yönetimini belirleyecek.
Turizmin başkenti Antalya’mızda, deniz turizminden su sporlarına, yatçılıktan liman faaliyetlerine kadar geniş bir yelpazede sektöre yön veren tüm paydaşlar bu sandıkta buluşacak.
Bu süreçte unutmamamız gereken yegâne gerçek şudur: Seçim gelecek, seçim geçecek.
Sandıklar açılıp oylar sayıldıktan, kazananlar tebrik edildikten sonra takvimler 12 Ekim’i ve 26 Ekim’i gösterdiğinde yine biz bize kalacağız. Limanda, marinada, tersanede, meclis salonlarında yine yüz yüze bakacak; Türk denizciliğini, Akdeniz’in mavi ekonomisini büyütmek için aynı masanın etrafında toplanacağız. Rekabet, demokratik sürecin ve gelişimin bir gereğidir; ancak bu rekabet asla bir ayrışmaya, kırgınlığa ya da sektörel bölünmeye zemin hazırlamamalıdır.
Bize yakışan; farklı fikirleri zenginlik kabul edip, "birleşe birleşe" ortak paydada buluşabilmektir. Sektörümüzün her bir değerli insanı, denizcilik bayrağını daha yukarı taşımak için birer değerdir. Seçimlerin sonucu ne olursa olsun, kaynaşarak, el ele vererek çaba sarf etmeye devam etmeliyiz.
11 Ekim’deki Merkez ve 25 Ekim’deki Antalya Şube seçimlerinin tüm adaylara, ekiplere ve asıl önemlisi mavi vatana gönül vermiş tüm denizcilik camiasına hayırlı olmasını diliyorum.
Sandıktan ne çıkarsa çıksın, kazanan daima denizciliğimiz ve centilmenlik ruhu olsun.
Pruvamız neta, rüzgârımız kolayına, birliğimiz daim olsun!
İzzet Ünlü
Antalya Denizcileşme Platformu Başkanı
