Antalya, kabuğunu kırarak küresel bir aktör olmaya hazırlanırken önünde tarihi bir sınav var: COP31 İklim Zirvesi. Bu dev dönüşüm eşiğinde kentin ihtiyacı olan şey; her şeyi tek başına çözeceğini iddia eden şahsi hırsların gölgesindeki bir "kurtarıcı" değil; tüm kurumları aynı masada toplayabilen "ortak akıl" liderliğidir.

Tarih sayfaları, şehirlerin kaderini değiştiren dönüm noktalarıyla doludur. Bugün Antalya, tam da böyle bir eşikte duruyor. Sokaklarında yürüdüğümüz, havasını soluduğumuz bu kadim kent, artık sadece Türkiye’nin turizm başkenti olma gömleğine sığmıyor. Antalya, kabuğunu kırıyor ve küresel bir aktör olmaya hazırlanıyor.

Ancak bu büyük dönüşüm, kulislerde sıkça duyduğumuz o malum soruyu da beraberinde getiriyor: "Antalya’nın geleceği için nasıl bir lidere ihtiyacı var?"

Gelin, bu sorunun cevabını uzaklarda aramayı bırakalım. Çünkü Antalya’nın ihtiyacı olan şey; her şeyi tek başına çözeceğini iddia eden, siyasi hırsların gölgesinde kalmış tek bir "kurtarıcı" figürü değil. Bu kentin geleceği; kişisel, siyasi ve ticari menfaatleri bir kenara bırakabilen, kurumları aynı masa etrafında toplayabilen "ortak akıl" liderliğidir.

Önümüzde Tarihi Bir Sınav Var: COP31

Bakınız, önümüzde çok somut ve tarihi bir sınav var: COP31 İklim Zirvesi. Sadece birkaç gün sonra, kasım ayında dünya liderleri, binlerce delege ve yüz binlerce ziyaretçi Antalya’ya akın edecek. 85 devlet başkanının katılacağı, 26 bin güvenlik personelinin görev yapacağı bu dev organizasyon, Antalya EXPO Merkezi'nden tüm dünyaya bir mesaj verecek. İşte bu vizyon, Antalya’yı küresel bir marka haline getirme vizyonudur.

Peki, bu dev vitrine çıkarken biz içeride ne yapıyoruz?

Geçtiğimiz günlerde Antalya Valisi Hulusi Şahin’in iş dünyasıyla gerçekleştirdiği buluşmada kurduğu o net cümle, aslında kentin reçetesidir: “Antalya'nın geleceği, şahsi hırslardan uzak, sadece şehre odaklanan bir akılla yönetilmelidir.”

2050 Vizyonu Kolektif Bir İradenin Ürünüdür

Çok doğru bir tespit. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin paydaşları yerinde dinleme gayreti, sivil toplum kuruluşlarının ve akademisyenlerin "COP31 Antalya Sivil Platformu" çatısı altında hazırladığı 2050 Vizyon Raporu tam da bahsettiğimiz bu ortak aklın ürünleridir. Şehrin su krizinden yeşil dönüşümüne, trafiğinden imar planına kadar her adım, bu kolektif liderlikle atılmak zorundadır.

Kısacası dostlar; Antalya’yı geleceğe taşıyacak liderlik, koltuklardan güç alan değil, koltuklara vizyon katan bir anlayıştır. Siyaset üstü düşünebilen, kentin dinamiklerini harekete geçiren ve Akdeniz’in bu incisini hak ettiği küresel zirveye taşıyan bir iradedir.

Şimdi sorma sırası bizde: Şehrin tüm aktörleri bu tarihi sorumluluğa hazır mı? Çünkü Antalya’nın geleceği, bugün hepimizin göstereceği o ortak iradede saklı.

İzzet Ünlü

Antalya Denizcileşme Platformu Başkanı