Dün Pazar’ın verdiği rehavetten midir bilinmez bir türlü köşe yazmaya konsantre olamadım.
Hal böyle olunca Twitter’den bunu paylaştım. Takipçilerimden fikir vermeleri için destek istedim. İşte o değerli fikirler:
** Altın Portakal organizasyonuna ilçelerde dahil edilsin.
** Antalya Büyükşehir Belediyesi Kültür Salonu’ndaki koltuklar çok ilkel. Tiyatro izlemeye gidenler resmen işkence çekiyor. İlgililere duyurulur.
** Büyükşehir Belediyesi yeni hizmet binası resmen kaderine terk edilmiş. Milli servet göz göre göre yok oluyor.
** Çatılardaki gün ısılar ve çanak antenler Antalya’ya yakışmıyor. Yarattığı görüntü kirliliğine dur denmeli.
** Neden bu şehrin bir yüzü yok, neden bu şehir hep sorunlu?
** Bence var hatta iki tane. Sorun da oradan kaynaklanıyor aslında. (Kendinden öncekine yanıt vermiş)
** Kent merkezine yapılan AVM’ler küçük esnafı bitirdi. Kimler bundan nemalanıyor?
** Antalya Yaya Öncelikli Kent için pilot bölge seçildi. Ama yayayı takan yok. Sürücülere eğitim verilmeli.
** Gereksiz yere çalınan korna ve klakson rahatsız edici boyutta. Bu konuda bir şeyler yapılmalı.
** Engelliler için yapılan rampa girişlerine araçlar park ediyor. Engelliye ikinci bir engel çıkarılıyor. Buna uymayanlar cezalandırılmalı.
** Antalya’da Antalyaspor sevgisini yaymak için bir şeyler yapılmalı. Örneğin esnaf, işyerine kırmızı-beyazlı bayrak asabilir.
** Kentin dört bir yanına yayılmış dilenci ve seyyar satıcılar rahatsızlık vermeye başladı.
** Toplu ulaşımda halen kaba davranan sürücüler var. Şoförler Odası bu konuyu gündemine almalı.
** Kırmızı otobüsler Antalya’nın metrobüsü oldu. Gideceğin yere çabuk ve rahat ulaşıyorsun. Bunu hayata geçirenleri kutlamak gerek.
** Plakasız motosikletler, eksozu acık arabalar pazarı burnumuzdan getirdi. Konyaaltı jandarma inşallah bir el atar.
NOT: Köşemi erken teslim etmem nedeniyle saat 13:30’a kadar olan görüşlere yer verdim.