Antalya Balıkçı Barınağı’nda 29 Kasım 2025 Cumartesi saat 23:30 sularında yıldırım düşmesi sonucu 3 balıkçı teknesi göz göre göre yandı ve küle döndü. Bu insanlar evlerine ekmek götürüyorlardı içimiz ciğerimiz yandı.

İlk başta ekmek tekneleri yanan balıkçı kardeşlerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum

Şimdi soralım

Balıkçı barınağında yangın hidrantları çalışıyor mu?

İtfaiyenin müdahalesine engel olacak şekilde tekneler neden karaya alındı?

Balıkçı barınağında gece nöbeti için görevli personel var mı?

Balıkçı barınağında iskeleleri gören kameraların durumu ne?

Kış aylarının gelmesiyle kötü hava şartlarıyla seyir yapma sıklığımız artabilir. Gök gürültüsü ve yıldırımlar kötü havanın ilk habercileridir. Bu yazımızda gök gürültülü ve yıldırımlı günlerde seyir ipuçlarını paylaşıyoruz.

Yaklaşan yıldırımlı bir fırtınanın ilk göstergesi uzaklardan gelen bir gök gürültüsüdür. Şimşekle gök gürültüsü arasındaki saniyeleri sayarak fırtınanın ne kadar uzakta olduğunu anlayabilirsiniz. Saniyelerin sayısını 5’e bölerseniz deniz mili olarak fırtınanın uzaklığını bulursunuz.

Hemen hemen tüm yıldırım etkinliği adına kümülonimbüs (cumulonimbus) denen, yüksek ve büyük bulutlarla beraber ortaya çıkar. Çok hızlı hareket eden bu bulutların üst kısımları genellikle örs şeklinde olur. Deniz seviyesinde yağmur sağanakları ve ani rüzgâr hamleleri tipik özellikleridir.

Gök gürültüsü fırtınanın gittiği yönü anlayabiliyorsanız, aranıza olabildiğince fazla mesafe koymaya çalışın (özellikle hızlı bir tekneniz varsa). Fırtınanın yoluna dik bir rota izlemeye gayret edin. Fırtınaya yakalananlar için tavsiye, güvertedeki her şeyi sıkıca bağlamak ve fırtına geçinceye kadar aşağıda bir yerlere saklanmaktır.

İstatistiksel olarak bir yıldırımın size çarpma olasılığı çok düşüktür; bununla beraber, böyle bir şey hiç olmaz değildir, o yüzden de önlem almak gerekir. Önlem dediğimiz, yıldırıma toprağa gidebileceği kolay bir yol göstermektir.

Teknelerde yıldırımdan kaynaklanan can ve mal kaybını en aza indirmek için uygulanan tedbirler şunlardır.

1)Topraklama

Deniz vasıtalarında topraklama yapılırken önce içeride yer alan cihazların topraklamasıyla başlanır. Cihazların toprak hatları tali panolardaki toprak barasına, tali panolardaki toprak baraları da ana dağıtım panosunun toprak barasına bağlanır ve buradan da teknenin su hattının altına monte edilen “bakır alaşımlı metal levha”ya bağlanır. Bu levha tuzlu suya dayanıklı yapıda olmalıdır ve kesinlikle boyanmamalıdır (Bazı tekneler tamamen metal gövdeye sahip olsalar bile, gövdeleri boyandığı için iletkenliğini kaybederler bu nedenle yıldırım düşmelerinde ciddi hasar görebilirler). Çok sık yapılan diğer topraklama türü statik elektriğe karşı yapılan topraklamadır. Bu yöntemde yakıt tankları, makine şaftları, dümen vs. aynı topraklama barasına bir iletken vasıtasıyla bağlanır.

Tekne boyunun her 5 metresi için 3 metre yüksekliğinde metal bir iletken yıldırımı çekecek ve zararsızca akıp gitmesi için yol gösterecektir. İletken, tepesinden aşağı doğru 120°yle bakan bir koruma konisi oluşturur. Yelkenli bir teknenin metal direği mükemmel bir iletkendir ama, radyo antenleri topraklanmamışsa bir işe yaramaz. Tüm arma ve vardavela birbirine ilişkilendirilmeli, direk veya paratoner iletkeniyle birlikte ortak bir toprak plakasına bağlanmalıdır. Burada toprak dediğimiz, suyun içinde, alanı en azından 0,1 m² olan bir plakadır. Onun yerine, teknenin yanından (bir çarmıhtan) veya kıç istralyadan sarkıtılmış bir veya iki kulaç zincir de kullanılabilir.

2) Faraday Kafesi

Faraday kafesi ülkemizde son derece yaygın olarak kullanan bir güvenlik sistemidir. Sistemin temel amacı oluşan kafes yardımıyla topraklama sistemi üzerinde gerçekleşebilecek her türlü etkiden korunmasını sağlamaktadır. Yüzeyler arası elektrik geçişi sağlanmadığı için koruma görevi üstlenmiştir.

Korunacak tekne; tıpkı binalarda olduğu gibi, yıldırımın düştüğü noktadan salma kasasına kadar bir iletken ağ ile sarılır. Bu şekilde teknenin (kafesin) iç kısmında kalan nesneler yıldırımdan korunmuş olurlar.

Bu koruma türü topraklamaya göre daha güvenlidir.

Uçak ve otomobil yolcu kompartmanları aslında birer faraday kafesidir. Yolcuları yıldırım ve benzeri statik elektrik yüklerinden korur. Bilindiği üzere özellikle uçaklara sıklıkla yıldırım düşer ve biz bunun farkına bile varamayız. Sebebi uçağın alüminyum yapıdaki gövdesinin faraday kafesi görevi görmesidir. Yine aynı şekilde arabanızın yakınlarına bir yıldırım düşer ve size hiçbir şey olmaz. Sebebi tekerleklerin lastik olması değildir. Arabanızın gövdesinin oluşturduğu faraday kafesidir. Bu durum üstü açık bir araba için geçerli değildir.

Yıldırımdan korunmak için yapılacak bağlantılar ve paratoner iletkeni bakır ve en az 10 mm² kesitli olmalıdır.

Yapılacak bağlantı topraklamaya en kısa yoldan ulaşmalı, üzerinde keskin kıvrımlar olmamalıdır, öyle olmazsa yıldırım suya en kısa yolu izleyeceğinden, teknenin borda veya karinasında delik açabilir.

Yıldırımlı bir fırtınada güvertede kalmak zorundaysanız, metalden yapılmış bir şeye dokunmayın, el ve ayaklarınızı da sudan uzak tutun.

İzzet ÜNLÜ

Antalya Denizcileşme Platformu Başkanı