Hasan Subaşı?nın yaptırdığı Cam Piramit rezalet!..
Akaydın: ?Yıkıp yerine yenisini yapmamız gerekiyor.?
Bekir Kumbul döneminde yapılan Haşim İşcan Kültür Merkezi tam bir fiyasko proje!..
Akaydın: ?ASMEK kurslarını Haşim İşcan?dan kaldırıyoruz.?
Menderes Türel dönemindeki projeleri söylemeye bile gerek yok, Antalya?yı katletti!..
Hatta Engelliler Merkezi o rezil projelerden birisi olduğu için (!) mevcut Büyükşehir Belediyesi tarafından kaldırıldı.
Ve Antalya?da dev bir adım atılıyor.
?GÜNEŞEVİ projesi.?
Proje?nin babası.
5M Migros yanındaki GÜNEŞEVİ projesi inşaatının temeli bugün görkemli bir törenle atılacak.
Zaten günlerdir 3-4 iş makinesi söz konusu inşaat alanında, bugünkü temel atma töreni için harıl harıl çalışıyor.
Peki ama o inşaatın olduğu yer birinci derece sit alanı değil midir?
Birinci derece sit alanı olan bir yere inşaat yapılabilmesi söz konusu olabilir mi?
Çivi dahi çakılamaz.
Belki de kanun değişmiştir ve bizim haberimiz yoktur!.
Değişti ve gerekli izinler alındıysa bu yazı galeye bile alınmasın.
Yooook.,
Değişen bir şey bulunmuyorsa, hayırdır?
İlgili belediyeden inşaat ruhsatı alınmış mıdır?
Alınmadıysa-ki birinci derece sit alanı olan bir yere inşaat izni verebilmek yürek ister.
Büyükşehir Belediyesi kaçak inşaat mı yapıyor?
Bugün kaçak inşaatın temel atma törenine mi gidilecek?
Her projeyi durdurmayı marifet sayan Sivil Toplum Kuruluşlarının bu sessizliği niye?
Koruma Kurulu eli kolu bağlı mı duruyor?
Yoksa aynı kurulu göreve mi davet etmek gerekiyor?
Mimarlar Odası söz konusu inşaatın yeri ile ilgili, eski dönemde ilgili belediye ile her hangi bir protokol yapmış mıdır, yapmamış mıdır?
?Hayır. Sözü edilen yer ile ilgili hiçbir protokol yok? deniliyorsa ikinci kez söylüyorum, bu yazı galeye bile alınmasın.
Yaptıysa protokolün yapılma nedeni nedir?
İşte tüm bu soruların cevabı çok büyük soru işareti. Ve o soru işaretlerini ortadan kaldıracak olanlar da, ruhsatlı mı, ruhsatsız mı olduğunu en iyi bilen, tarihi proje için temel atma töreni düzenleyip, gövde gösterisi yapanların ta kendisidir.
Ama şu da bir gerçek ki, Antalya?da STK?lar kış uykusunda. Nasılsa bir gün gelecek, birileri kendilerine mutlaka ?Günaydııııın? diyecektir.
Çünkü bahar kapıya geldi dayandı.

Not:
Dün gün boyu ilgili belediye, yani Konyaaltı Belediye Başkanı Muhittin Böcek?i defalarca aradım. Ne yazık ki bana bu yazıyı yazana kadar dönmedi.

Utanacak yüzler
Tarih 1 Mart Pazartesi. Saatler 18.36?yı gösteriyor. Milli Egemenlik Caddesi üzerinden, Güllük Caddesi güzergahına gitmekte olan 07 M 0572 Plaka nolu dolmuş, Milli Egemenlik Caddesi üzerindeki ASAT veznelerinin tam karşısında bulunan dolmuş-otobüs durağı cebine girmek yerine, cadde üzerinde yolcu indirip, bindiriyor.
Trafiğin en yoğun olduğu bir saatte indirme-bindirme yerine girip aynı işlemi yapmak yerine normal yol güzergahını keyfi durak olarak kullanan minibüs şöförüne arkasındaki sürücüler kornalarını uzun uzun çalarak, tepki gösteriyor.
Peki kimin umurunda?
Galeye alacak olan kim?
Subaşı döneminden tutun da, Kumbul ve özellikle de Türel dönemlerinde aynı tür davranış sergilemek yürek isterdi.
Şikayetin gereği yapılır, eğer o şikayet doğruysa şöförün ekmeği kesilir, araç belli bir süre trafikten men edilirdi.
B uda belli bir disiplin olayını kendiliğinden sağlıyordu.
Peki ya şimdi.
Gidin eski otogar etrafında duraksız yerleri keyfi durakları haline getiren dolmuş-otobüs şöförlerinin tutumlarını görün de, utanın.
Başı boşluk almış başını gidiyor, Antalya?nın sonunu hayır getire.