İnternet üzerinden ücretsiz olarak kullandığımız pek çok farklı şey bulunmakta. Arama motorları, sosyal medya hesapları, e-posta servisleri, harita uygulamaları ve benzeri gibi pek çok şey. Ancak dijital dünya ile alakalı unutulmaması gereken bir söz vardır: Eğer bir hizmet ücretsizse, ürün büyük ihtimalle sensindir. Bu cümle aslında bir iş modelini özetler.

Ürün Olmak Ne Demek?

Burada ürün olarak kastedilen genellikle davranıştır. İnsanların davranışları. Neye baktığımız, neye tıkladığımız, neyi beğendiğimiz, neyi beğenmediğimiz, ne kadar süre geçirdiğimiz ve benzeri gibi pek çok bilgi bulunmakta. Bu bilgiler kendi başlarına pek anlamlı görünmeyebilirler. Ancak bir araya geldiklerinde son derece değerli bir tablo oluşturabilirler. Bizi bizden daha iyi tanıyan bir tablo.

Bedel

Bir sosyal medya uygulaması düşünelim. Ücretsiz bir şekilde indirdik ve kullanmaya başladık. Bu uygulamaya para ödemiyor olabiliriz ama verdiğimiz başka şeyler var. Alışkanlıklarımız, olaylara verdiğimiz tepkiler ve zamanımız gibi şeyler. Bu veriler, reklam verenler için oldukça değerlidir. Çünkü “herkese” hitap eden klasik reklamların aksine bu veriler sayesinde doğrudan bize hitap edebilirler. Buradaki olay reklam görmek gibi basit bir şey değildir. Asıl olay reklamın ne zaman, hangi ruh halindeyken, hangi zayıf anımızda karşımıza çıktığıdır.

Bilinçli Olmak Önemli

Hakkımızda toplanan bilgilerle bizi bizden daha iyi tanıyan bir tablo ortaya çıkabilir dedik. Bugün böyle bir tabloya sahip bir uygulama bizi yönlendirme potansiyeline de sahiptir. Bu yönlendirme kötü niyetli olmak zorunda değil tabi ki ancak böyle bir potansiyelin olması rahatsız edicidir. Bu demek değildir ki teknolojiden, ücretsiz şeylerden korkmalı, kaçmalıyız. Ücretsizse ürün sensin cümlesi insanları korkutmak için değil aksine bilinçli kullanımı vurgulamak için söylenir. Bilinçli bir kullanıcının manipüle edilmesi daha zordur, arkada çalışan iş modelinin farkına vardığı için daha akıllıca hareket edebilir.