Mahkemelerde yemin etme olayı değişmiş. Dün bir meslektaşımın aleyhine açılan tazminat davasında tanık olarak dinlenmek üzere Adliye’ye çağrıldım.
Eskiden, “Doğru söyleyeceğine namusun ve şerefin üzerine” diye sorulurdu şimdi bunlara ilaveten de, “En sevdiğin kutsal varlıklar üzerine yemin eder misin” diye soruluyor.
“Ederim” dedim.
Ali Tongülüs aleyhine, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın tarafından açılan 15 bin TL manevi tazminat davasının tanığı olarak gösterilmişim.
Gittim, yeminimi içtim, bana ne sorulduysa doğru bildiklerimi aynen anlattım.
“Görevini yerine getirmişsin” denecektir.
Evet., Aynen öyle de, mahkemeye girmeden evvel, Akaydın tarafından şahit gösterilen Büyükşehir Belediyesi Basın Protokol Müdürü Akgün keskin Sakarya ile Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Prof. Dr. Mehmet Aktekin ile adliye koridorunda karşılaştık.
Akgün Keskin Sakarya bir ara laf arasında, “Şıracın şahidi bozacı” demez mi?
Al beni vur kendine.
Vurabilir mi?
Hiç sanmıyorum. Vursa bile bizden bir ses çıkmayacağı kesin. Zira ben Ali Tongulüs’ün ekmeğini yemiyorum.
Peki ya Akgün Keskin Sakarya?
Bu durumda şıracı kim oluyor, bozacı kim?
Karşımda nihayetinde bir bayan olduğundan oracıkta bunu yüzüne vurmak istemedim, en azından terbiyem müsaade etmedi.
Her ne kadar bizimle 2.5 yıldır mümkün olduğunca bir araya gelmemeye özen gösteriyor ve Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın ile de yan yana gelmememiz için belediyenin basın organizasyonlarından sorumlu kişi olarak elinden geleni ardına koymuyor olsa da.,
Akgün hanım benim gibi aynı yemini içip, mahkemede ne tür şahitlik yaptı bilemiyorum.
Çünkü kendisinin söylemini duymadım, zira ben o an dışarıdaydım. Ama o beni duydu.
Olayın içerisine mahkeme salonunda söylenenleri katmıyorum. Çünkü bir yazıyı yazarken söylemlerimin dava konusu olmamasına özen gösterdiğim gibi, devam eden bir dava ile ilgili söylenecek her sözün, o davaya müdahale, en azından seyrini değiştirebileceğini 25 yıllık bir gazeteci olarak iyi bilenlerdenim.
Benim açımdan mesele mahkeme öncesi ve sonrası koridorlarda konuşulanlar.
“İyi de sen ne diye mahkemeye gittin. Olayın özü ne” diye sorulabilinir.
“Oktober Fest’i Büyükşehir Belediyesi mi düzenledi” diye soruldu.
“Bilboardlara Festivale davet afişleri asıldı. Afişlerin sağ alt tarafında da Mustafa Akaydın Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı yazıyordu. Oktober’in açılış davetiyeleri de Büyükşehir’den bize geldi” cevabı verdiğimde, sponsorlardan bahsedildi,.
Zeki Durmaz iyi avukattır. Nitekim Akaydın’ın savunma avukatı da kendisi. Mahkeme öncesi, orada olan Tongulus’e, “1 TL tazminatı kabul et, dava bitsin” demez mi?
15 bin TL’lik manevi tazminat davası aç, 1 TL teklifle gel.
Bana biraz garip gibi geldi.
Avukat Zeki Durmaz yine o beklemeler sırasında, “1987 yılında ben Milletvekili adayı olduğumda Ekspres gazetesinin sahibi Cevat Alp benim için, Zeki Durmaz ANAP’a yakın duruyor diye bir haber yaptı. Kendisi hakkında dava açtım 10 bin TL tazminat kazandım. O parayla da Korkuteli’ne kütüphane yaptırdım” dedi.
Kafama takılmıştı. Ofise geldiğimde Cevat Alp’e telefon açtım. Bana öyle bir şeyin olmadığını söyledi, telefonu Ali Tongulus’e uzattım. Ona da aynısını söylemiş.
Adliye’den ayrılmak üzere hep birlikte asansöre doğru ilerliyoruz, Avukat Zeki bey eliyle wc’leri gösterip, “Bunların hepsi kartlı ve ben yaptırdım. Benden sonra tek şey yapılmadı” demez mi?
Zeki beye espriyle karışık, “Benim tanıdığım mevcut Baro başkanı Zafer Köken tek haneli işler yapmaz, hep çift haneli yapar” cevabı verdim.
Bu kentte 25 yıldır gazetecilik mesleğinin içerisinde olan birisi olarak, mevcut baro başkanı Zafer Köken için böyle bir söz söyleme gereği duydum da, sanki ben savunma avukatı mıyım ki de bunu yaptım?
Marifetin Zeki Durmaz’ın da dediği gibi Akdeniz Manşet’in yazdığı, korkmadan, çekinmeden üzerine gittiği, konuları yargıya taşımak olduğu kadar.
Marifet doğru bir iş yaptığını mahkemelerde de ispatlayabilmek.
O şeref de bize ait.
Güncel
Antalya
Bölge
Asayiş
İlçeler
Trend Haberler
Antalya’ya yeni otel geliyor!
Bülent Korkmaz’dan Mardin yenilgisi sonrası öz eleştiri: Mağlubiyeti hak ettik
Swandor Hotels & Resort Kemer’de sezonun anahtarı: Misafir memnuniyeti ve kaliteli hizmet
Köprülü Kanyon’da nefes kesen kurtarma
Antalya Havalimanı'nda bagaj krizi
Antalya'da elektrik kesintileri: 18 Ağustos